800 milyar liralık fon vurgunu: Nasıl başladı, nasıl oldu, ne yapılabilirdi? 

İSTANBUL (Medyascope) – Yüzbinlerce kişinin mağdur olduğu fon vurgununda mağduriyetin nasıl karşılanacağı tartışma konusu. Bununla ilgili soruşturma da bir yandan ilerliyor ancak kamu görevlilerine, fon değerlerini hayatın doğal akışına aykırı arttıran kişilere uzanıp uzanmayacağı da merak konusu.

borsa istanbul
Fon krizi nasıl başladı, nasıl oldu, ne yapılabilirdi?

Türkiye’de 500 binin üzerinde kişinin parasını yatırdığı ve şu anda alamadığı fon krizi, bazı portföy yönetim şirketlerinin yatırımcıların art arda gelen para çekme taleplerini karşılamakta zorlanmasıyla başladı. 

Likidite sorununun ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bazı fonların işlemlerini durdururken, süreç geniş kapsamlı bir soruşturmaya dönüştü.

Nasıl başladı? 

Pusula Portföy fonlarından 28 Ağustos’tan sonra yaklaşık 132,7 milyar TL’lik çıkış talebi geldi. Pusula, 15 Eylül’de bazı fonlarında yatırımcılara yapılması gereken iade ödemelerinde temerrüde düştüğünü açıkladı. Ardından Tera Portföy’de de iki fonda benzer ödeme problemi ortaya çıktı. Bu durum da satış baskısını artırdı. Fon krizi işte böyle başladı.

Ancak binlerce kişi de hissesini satamamaya başladı. Çünkü söz konusu fonlar ve işlem yapılan şirketler olağanüstü büyümüş, sahip olmadığı yüksek hisse değerlerine sahip gibi gösterilmişti.

SPK 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarında alım-satımı durdurdu ve tasfiye sürecini başlattı, (Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Capital Portföy, Pardus Portföy, Bulls Portföy) 131 fon da tasfiye kapsamına alındı.

SPK, 28 Ağustos’ta yeni yatırım fonu rehberi hazırlamıştı. Sebebi ise temel finansal büyüklüklerle açıklanamayan fiyat hareketleri olduğuydu. Yani aslında SPK bu manipülasyona müdahale etmişti.

Neden harekete geçilmedi?

Bugünlerde çok tartışılan bir husus daha: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025’te “Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” açıklamasını yapmıştı.

Buradaki en önemli soru, bunların bilinmesine rağmen neden müdahale edilmediği.

Çünkü TEFAS verilerine göre Bakan Şimşek’in bu açıklamayı yaptığı tarihte 131 fonda 297 milyar lira vardı. Eylül 2026’da bu büyüklük 800 milyarın üzerine çıktı. Aradaki fark ve vurgun konusu miktar 500 milyardan fazla. 

524 kat artan fon

Örneğin TLY fonu 2021’den bugüne kadar 524 kat arttı. Yani o gün 1 milyon lira yatıran birinin parası, Ağustos 2026’da 524 milyona çıktı. Bu artış elbette hayatın doğal akışına aykırıydı. Birçok kişi bu artışlar sonunda paralarını çekmeye çalışınca tabir-i caizse balon patladı. On binlerce kişi, şişirilen bu fiyatlar üzerinden parasını çekemedi. 

Ayrıca bu fon 2021-25 yılları arasında kapalı bir fondu. Bu fon kapalıyken dahil olan 12 kişi vardı. Daha sonra halka arz oldu. Bu 12 kişinin kimler olduğu, bu fon halka arz olduktan sonra büyük miktarlarda para çekenlerin kimler olduğu da bu vurgunun merak edilen bir diğer konusu. Çünkü yüzbinlerce kişi mağdur olurken, bazı kişiler de yüklü miktarlarda bu fondan gelir elde ettiler. 

Soruşturma kapsamında tutuklanan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın İsviçre’deki bir hesaba yaklaşık 25 milyon euro transfer ettiği, Serdar Turhan’ın İsviçre’deki bir hesaba 15 milyon dolar gönderdiği, Yarız’ın hesabıyla İsviçre’deki Edmond de Rothschild Bankası’ndaki bir hesap arasında 1 Eylül’de yaklaşık 2,889 milyar TL tutarında transfer gerçekleştiği ortaya çıktı. 

Fon krizi: Soruşturma nasıl ilerliyor?

Fon krizi soruşturmasında aralarında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın da olduğu dört kişi tutuklandı. 

Daha sonra Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding yöneticileri Emre Tezmen, Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin gözaltına alındı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ayrıca 51 kişi hakkında yurtdışına çıkış yasağı uygulandığını, şüphelilerin banka hesapları ve malvarlıkları hakkında da tedbir kararı alındığını açıkladı.

Gürlek, hakkında adli işlem başlatılan kişi sayısını 60 olarak açıkladı.

Soruşturmada adı geçen şirketler ve sahipleri hakkında bilinenler

Tera Holding

Fon krizi odağındaki Tera Yatırım, 2005 yılında Emre Tezmen tarafından kuruldu. Şirket, sonraki yıllarda faaliyet alanını faktoring, portföy yönetimi, bilişim teknolojileri ve yatırım bankacılığına genişletti. Tera Yatırım Bankası ise 2023 yılında kuruldu.

Tera Grubu bünyesinde Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Tera Finans Faktoring ve Tera Yatırım Bankası’nın yanı sıra teknoloji ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler bulunuyor. Tera Yatırım Teknoloji Holding’in yönetim kurulu başkanlığını Emre Tezmen yürütüyor.

KAP verilerine göre holdingin toplam kaynakları son yıllarda hızlı biçimde arttı. BBC Türkçe’nin aktardığı verilere göre 2023 sonunda 1,5 milyar TL olan toplam kaynaklar 2024 sonunda 3,4 milyar TL’ye, 2025 sonunda 11,4 milyar TL’ye yükseldi. Bu rakam Haziran 2026 itibarıyla 26 milyar TL’ye ulaştı.

Tera Yatırım Menkul Değerler’in borsadaki performansı da şirketin büyümesinin dikkat çeken unsurlarından biri oldu. Bloomberg’in haberine göre şirketin hisseleri, 2022’deki halka arzından Nisan 2026’ya kadar yaklaşık yüzde 40 bin değer kazandı. Şirket bu dönemde yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değerine ulaşırken yaklaşık 130 çalışanla faaliyet gösteriyordu.

Emre Tezmen, 2005’te Stok Menkul Değerler’in satın alınmasının ardından şirketin Tera Menkul Değerler adını almasıyla başlayan süreçte grubun büyümesinde rol aldı. Tezmen aynı zamanda eski Ulaştırma Bakanı ve DYP Bursa milletvekili Oğuz Tezmen’in oğlu. Oğuz Tezmen geçmişte Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü ile Türk Telekom ve Türk Hava Yolları yönetim kurulu başkanlığı görevlerinde bulundu.

Emre Tezmen, 16 Eylül’de fon krizi üzerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Tera grubunun “planlı, kasıtlı ve organize bir spekülatif atağa” maruz kaldığını savundu. Tezmen, yaşananların arkasında “yerli ve milli bir iradenin piyasada derinleşmesi” ve Türkiye ekonomisinde yerli aktörlerin daha fazla söz sahibi olması hedefinin bulunduğunu öne sürdü.

Pusula Holding

Pusula Holding, Kasım 2025’te Katılımevim, Birevim, Pusula Yatırım ve Pusula Portföy gibi şirketlerin aynı çatı altında bir araya gelmesiyle kuruldu. Holdingin yönetim kurulu başkanlığını Serdar Turhan yürütüyor.

Holding bünyesindeki Pusula Portföy, soruşturmaya konu olan fonları yöneten şirketlerden biri. Şirketin yönetim kurulu başkanı Muhammed Yarız, soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında yer alıyor. Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olan Yarız’a 2023 ve 2024 yıllarında SPK tarafından “piyasa bozucu eylemler” gerekçesiyle idari para cezaları uygulanmıştı.

Yarız’ın soruşturmanın ilk günlerinde Marmaris üzerinden Yunanistan’a gitmeye çalıştığı iddia edildi. Daha sonra Bodrum’da savcılığa giderek ifade veren Yarız, sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, Pusula Holding’in diğer önemli şirketlerinden Katılımevim ve Birevim, faizsiz finansman modeliyle konut edinimi sağlayan şirketler. BDDK’dan faaliyet izni alan dokuz şirketin bulunduğu sektörde bu iki şirket Pusula Holding bünyesinde bulunuyor. Katılımevim’in yönetim kurulu başkanlığını aynı zamanda Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı olan Serdar Turhan yürütüyor. Birevim’in çoğunluk hisseleri ise 2024’te Katılımevim tarafından satın alındı.

Pusula Yatırım’ın yönetim kurulu başkanı da Serdar Turhan. Holdingin yönetim kurulunda yer alan Ahmet Özcan hakkında ise soruşturma kapsamında yurtdışına çıkış yasağı uygulanmıştı.

Holdingin açıklamalarına göre Pusula Grubu 2026’da Londra’da yatırım bankacılığı ve kurumsal finansman alanında faaliyet gösterecek bir yapılanma oluşturdu. Ancak grubun İngiltere’deki faaliyetlerinin kapsamına ilişkin açık kaynaklarda ayrıntılı bilgi bulunmuyor.

Pusula şirketlerinin son dönemdeki finansal büyüklüğü de soruşturma kapsamında dikkat çekiyor. KAP verilerine göre Pusula Yatırım’ın toplam kaynakları 2025 sonundaki yaklaşık 1,6 milyar TL’den Haziran 2026’da 27,5 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin aynı dönemdeki yükümlülükleri de yaklaşık 1,1 milyar TL’den 26,4 milyar TL’ye çıktı. Katılımevim’in Haziran 2026 itibarıyla toplam varlıkları ise 92,8 milyar TL seviyesindeydi.

Pusula Portföy’ün internet sitesindeki verilere göre şirket, 31 Ağustos itibarıyla 633 milyar TL’nin üzerinde portföy yönetiyordu. Ancak SPK’nın ağustos sonunda aldığı kararların ardından eylül ayının ilk günlerinde fonlarda nakit çıkışları yaşanmaya başladı.

Bu süreçte Emlak Katılım, Pusula Holding bünyesindeki Katılımevim ve Birevim’in satın alınması için görüşmelere başlandığını duyurdu. Tera Holding de eylül ayında Pusula Holding’i satın almak üzere görüşmelere başladığını açıkladı.

Serdar Turhan’ın kardeşi Salih Turhan da fon krizi soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Serdar Turhan ise soruşturma kapsamında 22 Eylül’de tutuklandı.

Hedef Holding

2011’de kurulan Hedef Holding de bu operasyonda yer alan şirketler arasında.

İnternet sitesindeki bilgilere göre holdingin yüzde 77’sinden fazlası Sibel Gökalp’a ait. Sibel Gökalp’in eşi Namık Kemal Gökalp holdingde yönetim kurulu başkanı, Namık Kemal Gökalp’in babası Mehmet Ziya Gökalp de başkan yardımcısı. Hedef Holding’in internet sitesinde paylaştığı bilgiye göre Mehmet Ziya Gökalp Yeni Şafak gazetesinde genel müdürlük ve ekonomi yazarlığı yapmış, 2014’te de Merkez Bankası Denetim Kurulu Üyeliğine atanmıştı.

2011 yılında kurulan Hedef Holding, finans ve yatırım alanında faaliyet gösteren şirketleri bünyesinde barındırıyor. Holdingin önemli iştirakleri arasında İnfo Yatırım, Hedef Portföy ve Hedef Yatırım Bankası bulunuyor. KAP verilerine göre Hedef Holding, İnfo Yatırım’ın yüzde 30,37’sine, Hedef Portföy’ün yüzde 85’ine ve Hedef Yatırım Bankası’nın yüzde 41’ine sahip.

Hedef Holding’in ortaklık yapısında Sibel Gökalp önemli bir paya sahip. Şirketin 2026 Genel Kurul bilgilendirme dokümanına göre Gökalp, A grubu payların tamamına yakınını ve B grubu payların yüzde 69,69’unu elinde bulunduruyor. Bu paylar toplam sermayenin yaklaşık yüzde 77,7’sine karşılık geliyor. Aynı belgede, Sibel Gökalp ile eşi Namık Kemal Gökalp arasında 2025’te holding sermayesinin yüzde 60,71’ine karşılık gelen payların devri için sözleşme imzalandığı da belirtiliyor.

Holdingin yönetim kurulu başkanlığını soruşturma öncesinde Namık Kemal Gökalp yürütüyordu. Gökalp aynı zamanda İnfo Yatırım’ın da yönetim kurulu başkanıydı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 16 Eylül’de İnfo Yatırım’ın merkezinde inceleme yaptı ve Gökalp’i soruşturma kapsamında gözaltına aldı. Hedef Holding ise KAP’a yaptığı açıklamada Gökalp’in “bilgisine başvurulmak üzere” emniyete davet edildiğini ve holding ile iştiraklerinin soruşturmayla ilgisinin bulunmadığını savundu.

Gökalp, 18 Eylül’de Hedef Holding yönetim kurulundan istifa etti. KAP açıklamasında istifanın “hakkında yürütülen hukuki süreç” nedeniyle gerçekleştiği belirtildi.

Soruşturmayla eşzamanlı olarak Hedef Portföy’ün yönettiği fonlar da gündeme geldi. SPK, 17 Eylül’de Hedef Portföy’ün yanı sıra Tera, Pusula, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy’ün kurucusu olduğu TEFAS’ta işlem gören fonların alım satım işlemlerini durdurdu ve bazı fonların tasfiyesine karar verdi. Reuters’a göre tasfiye kapsamındaki fonların toplam portföy büyüklüğü yaklaşık 891 milyar TL ve yatırımcı sayısı yaklaşık 353 bin olarak açıklandı.

Hedef Portföy ise 18 Eylül itibarıyla tasfiyeye konu edilen 13 fonun toplam büyüklüğünün yaklaşık 31 milyar TL olduğunu açıkladı. Şirket, bu fonların yaklaşık 29,8 milyar TL’sinin likit fonlardan oluştuğunu ve fonlarda herhangi bir likidite sorunu ya da temerrüt bulunmadığını savundu.

Hedef Holding hisselerinde de soruşturma öncesi ve sonrasında sert hareketler yaşandı. Hisse, 2026 içinde 396 TL seviyesine kadar yükseldikten sonra sert düşüşlerle 20 TL’li seviyelere kadar geriledi. KAP verilerine göre 16 Eylül’de günlük düşüş yüzde 9,95 olurken, ağustos ve eylül aylarında hissede çok sayıda devre kesici uygulandı.

Soruşturma ve SPK kararlarının ardından Hedef Holding’in finansal yapısına ilişkin de yeni bir değerlendirme yapıldı. Kredi derecelendirme kuruluşu Turkrating, 17 Eylül’deki gelişmeler, Hedef Portföy fonlarının tasfiye süreci ve Namık Kemal Gökalp’in istifasının ardından holdingi izlemeye aldı.

Bulls Yatırım

Bulls Yatırım Holding, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım gibi şirketleri bünyesinde bulunduran finans grubunun holding şirketi. Bulls Yatırım Menkul Değerler’in güncel ortaklık yapısına göre şirketin yüzde 85,1’i Bulls Yatırım Holding’e ait.

Holdingin ortaklık yapısında Kemal Akkaya, Neslihan Mumcu ve Lydia Holding’in üçte birlik payları bulunuyor. Sermaye Piyasası Kurulu’na sunulan Bulls Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı izahnamesinde de Bulls Yatırım Holding’in ortakları yüzde 33,33’er payla Kemal Akkaya, Neslihan Mumcu ve Lydia Yatırım Holding olarak gösteriliyor.

Grubun yönetiminde Kemal Akkaya öne çıkıyor. Bulls Yatırım’ın internet sitesinde Akkaya, yönetim kurulu başkanı olarak yer alıyor. 1997’de Oyak Yatırım’da başlayan Akkaya’nın sermaye piyasalarında 20 yılı aşkın deneyime sahip olduğu belirtiliyor.

Lydia Holding ise Bulls grubunun ortaklarından biri. Şirketin yönetim kurulunda Enver Çevik ve Kemal Akkaya’nın yanı sıra başka isimler de bulunuyor. Bulls Yatırım’ın şirket bilgilerinde Lydia Holding’in Bulls Yatırım Holding’deki payı yüzde 33,33 olarak gösteriliyor.

Soruşturma kapsamında 21 Eylül’de Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım ile yöneticilerinin malvarlıkları hakkında tedbir uygulanması şirketi de soruşturmanın kapsamına dahil etti. Kemal Akkaya ile Lydia Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik de gözaltına alındı ve yurtdışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. Neslihan Mumcu hakkında ise soruşturma kapsamında bir işlem yapılmadı.

Mumcu, geçmişte Kültür ve Turizm Bakan Yardımcılığı görevinde bulundu ve 2017-2023 yılları arasında TRT’de görev yaptı. Daha sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu üyeliğine atandı.

Bulls grubunun finansal büyüklüğü de soruşturma açısından dikkat çekiyor. KAP verilerine göre Haziran 2026 itibarıyla Bulls Yatırım’ın yaklaşık 16 milyar TL, Bulls Portföy’ün 358 milyon TL, Ufuk Yatırım’ın ise yaklaşık 3,2 milyar TL kaynağı bulunuyordu. Bulls grubunun portföy yönetimi faaliyetleri de KAP kayıtlarında çok sayıda fon ve yatırım işlemiyle yer alıyor.

Bulls Yatırım Holding’in iştiraklerinden Bulls Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’nda da holding önemli pay sahibi. Güncel şirket bilgilerinde Bulls Yatırım Holding’in Bulls Girişim Sermayesi’ndeki payı yüzde 54,29, Kemal Akkaya’nın doğrudan payı ise yüzde 18,66 olarak görünüyor.

Destek Holding

Destek Holding, finans sektöründe faaliyet gösteren şirketleri bünyesinde barındırıyor. Grubun şirketleri arasında Destek Finans Faktoring, Destek Yatırım Bankası, Destek Yatırım Menkul Değerler, Destek Portföy Yönetimi ve Destek Kripto Varlık Alım Satım Platformu bulunuyor. Holdingin kendi internet sitesine göre grup, faktoring, bankacılık, sermaye piyasaları ve kripto varlık alanlarında faaliyet gösteriyor.

Grubun yönetiminde Altunç Kumova öne çıkıyor. KAP kayıtlarına göre Kumova, Destek Finans Faktoring’in yönetim kurulu başkanı ve şirket sermayesinin dolaylı olarak yüzde 73,8’ine sahip. Destek Yatırım Bankası da yüzde 99,99 oranında Destek Finans Faktoring’e ait.

Destek Finans Faktoring 31 Ocak 2025’te halka arz edildi. Halka arz sonrasında şirketin yüzde 73,81’i Destek Holding’in elinde kalırken Tera Yatırım Menkul Değerler yüzde 10,5, Tera Portföy Birinci Serbest Fon ise yüzde 8,04 pay aldı.

Grubun sermaye piyasalarındaki faaliyetleri de son dönemde genişledi. Destek Portföy Yönetimi, SPK onayıyla 3 Ekim 2025’te kuruldu ve Destek Yatırım Bankası’nın iştiraki olarak faaliyet göstermeye başladı. Şirketin portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı yetki belgesi ise Nisan 2026 tarihli.

Destek Holding, sermaye piyasası soruşturmasının 17 Eylül’deki operasyonunda gündeme geldi. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Destek Holding, Destek Finans, Destek Kripto Varlık ve Destek Yatırım’ın merkezlerinde arama yaptı. Aynı gün Destek Holding ve Destek Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Altunç Kumova gözaltına alındı.

Kumova daha sonra tutuklandı. Savcılık ifadesinde, Destek Faktoring’in piyasa değerinin halka arz dönemindeki yaklaşık 15 milyar TL’den 1,3 trilyon TL’ye yükselmesini “anormal” bulduğunu ancak hisse alım satımı yapmadığını ve yükselişe müdahale edemeyeceğini savundu. Bu ifadeler soruşturma dosyasındaki iddialara ilişkin Kumova’nın kendi savunması olarak yansıdı.

SPK da 16 Eylül’de Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Finans Faktoring pay piyasalarındaki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar vermişti. Soruşturmanın Destek Finans Faktoring ayağında incelenen işlemler 15 Ekim-2 Aralık 2025 tarihleri arasındaki dönemi kapsıyor.

Atlas Portföy

Atlas Portföy Yönetimi, fon soruşturması kapsamında işlemleri durdurulan portföy yönetim şirketlerinden biri. SPK, 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla Atlas Portföy’ün kurucusu olduğu ve TEFAS’ta işlem gören fonların alım-satım işlemlerini durdurdu. Tasfiye sürecinin yürütülmesi için Ziraat Bankası yetkilendirildi.

Atlas Portföy’ün kurucusu olduğu fonlar arasında girişim sermayesi, hisse senedi ve serbest fonlar bulunuyor. KAP kayıtlarında şirketin farklı fonlarının kurucusu ve portföy yöneticisi olarak Atlas Portföy Yönetimi gösteriliyor.

Şirketin fon büyüklüğü de soruşturma sürecinde dikkat çekti. Financial Times, kriz öncesinde Atlas Portföy’ün yönettiği varlıkların Tera ve Pusula Portföy’le birlikte yaklaşık 29 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktardı. Habere göre Atlas Portföy, bazı fonlarda yatırımcıların paralarını çekebilmesi için bekleme süresini de uzattı.

Atlas Portföy’ün adı, SPK’nın kararından önce yaşanan likidite sorunları nedeniyle gündeme geldi. Tera ve Pusula Portföy’deki para çekme taleplerinin karşılanmasında yaşanan sorunların ardından sermaye piyasalarında başlayan satış dalgası genişledi; SPK daha sonra Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy’ün TEFAS’ta işlem gören fonlarına yönelik tedbir aldı.

Şirketin KAP kayıtlarında 2026 yılı boyunca çok sayıda fon ve şirket bildirimi bulunuyor. Ayrıca Atlas Portföy’ün bazı fonları soruşturma sürecinden bağımsız olarak 2026’nın ilk aylarında da tasfiye edildi; örneğin Mahmutbey Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun tasfiyesi mart ayında tescil edildi.

A1 Capital Portföy

A1 Capital Portföy Yönetimi, A1 Capital Yatırım Menkul Değerler’in bağlı ortaklığı olarak faaliyet gösteriyor. KAP kayıtlarına göre A1 Capital Yatırım, portföy yönetim şirketinin tamamına sahip. Şirketin ana faaliyet alanı yatırım fonlarının kurulması ve yönetilmesi.

A1 Capital Portföy, fon soruşturması kapsamında SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla gündeme gelen portföy yönetim şirketlerinden biri oldu. SPK, A1 Capital Portföy ile Pardus Portföy tarafından kurulan ve TEFAS’ta işlem gören fonların alım-satım işlemlerini durdurdu; tasfiyesine karar verilen fonlar için de Ziraat Bankası’nı tasfiye sürecini yürütmek üzere yetkilendirdi.

A1 Capital’in açıklamasına göre, A1 Capital Portföy’ün yönettiği 7 fon tasfiye kapsamına alındı. Aynı kararda, A1 Capital’in ana ortağı Güler Yatırım Holding’in ortak olduğu Pardus Portföy tarafından yönetilen 42 fon da tasfiye kapsamına girdi.

Şirket, SPK kararının ardından yaptığı açıklamada kendi likiditesiyle ilgili bir sorun bulunmadığını ve tasfiye kapsamı dışında kalan fonlarda işlemlerin, düzenleyici kurumların izinleri doğrultusunda yeniden başlayacağını bildirdi. A1 Capital ayrıca süreç boyunca SPK ve diğer düzenleyici kurumlarla iletişim halinde olduğunu açıkladı.

Fon soruşturmasının ardından A1 Capital Yatırım da finansal yapısına ilişkin gelişmeler nedeniyle izlemeye alındı. Turkrating, 21 Eylül’de yaptığı bildirimde SPK’nın fonlara ilişkin kararlarının A1 Capital’in finansal yapısı, borç ödeme kapasitesi ve faaliyetleri üzerindeki olası etkilerini takip etmek amacıyla şirketi izlemeye aldığını duyurdu.

Pardus Portföy

Pardus Portföy Yönetimi, 2021 yılında kurulan ve SPK’dan portföy yöneticiliği faaliyet izni bulunan bir portföy yönetim şirketi. Şirketin ana faaliyet alanı yatırım fonlarının kurulması ve yönetilmesinin yanı sıra yatırım ortaklıkları ve emeklilik yatırım fonlarının portföylerini yönetmek.

Pardus Portföy, Güler Yatırım Holding’in ortakları arasında bulunduğu şirketlerden biri. KAP kayıtlarına göre şirketin sermayesinin yüzde 20,64’erlik payları Asiye, İrem, Ceren ve Ceylin Güler’e, yüzde 9,95’i Adem Karatepe’ye, yüzde 7,5’i ise Mustafa Terzi’ye ait. Yönetim kurulu başkanlığını Mehmet Selim Tunçbilek yürütüyor.

Şirket, fon soruşturması kapsamında 17 Eylül’de SPK’nın aldığı kararlarla gündeme geldi. SPK, Pardus Portföy’ün kurduğu ve TEFAS’ta işlem gören yatırım fonlarının alım-satım işlemlerini durdururken, belirlenen fonların tasfiye edilmesine karar verdi. Tasfiye sürecinin yürütülmesi için Ziraat Bankası görevlendirildi. SPK daha sonra tasfiye sürecindeki fonların yapısı ve piyasa koşullarını dikkate alarak sürenin üç aydan altı aya çıkarılmasına karar verdi.

Pardus Portföy, SPK kararının ardından yaptığı açıklamada şirketin likidite sorunu bulunmadığını ve düzenleyici kurumlarla koordinasyon içinde hareket ettiğini duyurdu. Şirket ayrıca tasfiye kapsamı dışında kalan fonların TEFAS işlemlerinin ilgili kuruluş tarafından yeniden açılmasının ardından giriş ve çıkış işlemlerine devam edilebileceğini açıkladı.

Pardus Portföy’ün yanı sıra A1 Capital Portföy de aynı süreçte SPK’nın kararından etkilendi. Güler Yatırım Holding’in KAP’a yaptığı açıklamaya göre Pardus Portföy ve dolaylı olarak A1 Capital Portföy tarafından kurulan, TEFAS’ta işlem gören fonların işlemleri durduruldu; kararda belirtilen fonların tasfiye sürecine alınmasına karar verildi.

  • “Adı geçen fon şirketleri hakkında” ara başlığında BBC Türkçe’den yararlandık

SPK’dan açıklama: 131 fondaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi

Fon krizi üzerine Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) yapılan açıklamada, 17 Eylül tarihinde tasfiye kararı verilen 131 fondaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 kişi olduğu bildirildi.

SPK, tasfiye edilen fonlardaki yatırımcı sayısına ilişkin kamuoyunda yer alan bilgilere yönelik açıklama yaptı. Kurul Karar Organı’nın 17 Eylül’de aldığı kararları uyarınca 7 portföy yönetim şirketine (PYŞ) ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildiği hatırlatılan açıklamada, “Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre anılan fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişidir” denildi. 

Açıklamada, yatırımcılara resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate almaları gerektiği vurgulanarak, “Sermaye piyasalarımızın sağlıklı işleyişi, yatırımcılarımızın haklarının korunması ve piyasa güveninin sürdürülmesi konusunda Kurulumuz görev ve sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir” ifadelerine yer verildi. 

Fon krizi: SPK neden eleştiriliyor?

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Finansal Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Prof. Yiğit Atılgan, BBC Türkçe’ye verdiği röportajda şunları söyledi:

“SPK bir fonun TEFAS’ta bir işlem görüp görmeyeceğini onaylarken ‘bu kaliteli bir fondur’ gibi bir sertifikasyonda bulunmuyor daha çok gerekli belgeleri hazırladığı ve bunların uygun olduğu anlamına geliyor. Bir fonun SPK tarafından onaylanması, SPK nezdinde o fona gidip gönül rahatlığıyla yatırım yapabilirsiniz anlamına gelmiyor.”

Atılgan, SPK’nın TEFAS’ta fona işlem izni vermesinin riski daha da büyüttüğünü savundu ve “Buradaki kritik sorun bir fonun TEFAS’a kabul edilirken niteliksel olarak değerlendirilmemesi, likidite gibi testlerin yapılmaması. Halka açık verilerden yapılabilecek tespitlerle kırmızı alarm veren fonun TEFAS’a kabul edilmesi, mevzuattaki bu eksikliğin bir sonucu” dedi.

Krizin ardından Bloomberg’e konuşan Türkiye’nin mali suçlarla mücadele kurumu MASAK’ın eski başkan yardımcısı Ramazan Başak, bunun “bir düzenleme başarısızlığı” olduğunu söyledi. Başak, “İnsanlar pervasızca bu kişilerin insafına bırakıldı” dedi ve Tera hakkındaki şikayetleri nedeniyle yetkililer tarafından iki kez gözaltına alındığını anlattı.

Türkiye merkezli kredi derecelendirme kuruluşu World Rating’in başkanı Orhan Ökmen de “SPK düzenleme yapmakta geç kaldı. Son 2-3 yıldır fonların ciddi risk içerdiğini, fiyatların suni oluşturulduğunu ve bunun günün birinde son yatırımcı kimse onların üzerinde patlayacağını herkes konuşuyordu” demişti.

Atılgan SPK’nın müdahalede geç kaldığını görüşüne katıldığını söyledi.

Ne olmuştu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19 Ağustos 2026 tarihli müzekkeresiyle başlatılan soruşturmanın odağında bazı hisselerdeki olağan dışı fiyat hareketleri ve fonlar üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemler bulunuyordu.

Fon krizi soruşturması kamuoyunun gündemine ise 9 Eylül’de, Tera Yatırım’ın Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerini devralmak üzere görüşmelere başladığını duyurmasıyla girdi. Ertesi gün tarafların devrin temel ticari ve finansal koşullarında mutabakata vardığı açıklandı. 13 Eylül’de Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu üyeleri Ahmet Özcan ve Serdar Turhan’ın istifaları kabul edildi.

14 Eylül’de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Bodrum’da savcılığa ifade verdi ve aynı gün sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Soruşturmanın devamında 17 Eylül’de SPK, Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy şirketlerinin kurduğu ve TEFAS’ta işlem gören fonlarla ilgili işleme kapatma ve tasfiye kararları aldı.

Soruşturmanın ilk aşamasında Muhammed Yarız’ın yanı sıra Destek Holding A.Ş. sahibi Altunç Kumova, Tera Holding Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Bekçi ve Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Gökalp hakkında da tutuklama kararları verildi.

Başsavcılık 17 Eylül’de MASAK’a gönderdiği yazıyla Pusula Finans Holding, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bunların bağlı şirketlerinin yöneticilerinin 2024’ten bu yana gerçekleştirdiği para ve kripto varlık transferlerinin incelenmesini istedi. Birinci derece yakınların mali hareketlerinin de araştırılması talep edildi.

Soruşturmanın bu aşamasında 19 Eylül’de Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Tera Yatırım yöneticileri Emre Tezmen, Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin gözaltına alındı.

20 Eylül’de Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera yöneticileri Bülent Uygun ve Abdülkadir Özkan, 21 Eylül’de ise Muhammed Yarız’ın hesabına para aktardıkları belirtilen Selim Dağbaşı ve Hamza Kablan gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki işlemlere ilişkin piyasa dolandırıcılığı tespitleri doğrultusunda 22 Eylül’de yeni dalga operasyon düzenlendi. İstanbul ve Aydın’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, 15 kişiden 14’ü gözaltına alındı. Bir kişinin de yurtdışında olduğu tespit edildi.

Doğa Sigorta’nın sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdülkadir Özkan tutuklandı.

Fon krizi kapsamındaki soruşturmada yer alan fon hesaplarındaki 387 milyon 461 bin 359,86 lira hakkında dondurulma kararı verildi.

Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait 105 milyon lira varlığa el konuldu. Ayrıca QNB Finansbank nezdinde TERA Portföy üzerinden transfer edilmek istendiği tespit edilen 257 milyon lira için de el koyma tedbiri uygulandı.

Fon soruşturması kapsamında yürütülen operasyonun 25 Eylül’deki üçüncü dalgasında, Pusula Holding Kapalı Fon sisteminde 12 kişinin hesabı tespit edildi. Kapalı fon sisteminde hesapları tespit edilen yedi kişiye operasyon düzenlendi. Operasyonda altı kişi gözaltına alındı, bir kişi hakkında arama çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

Emlak Katılım Bankası A.Ş. tarafından Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş., Birevim Tasarruf Finansman A.Ş. ve İktisat Katılım Bankası A.Ş. hakkında yapılan açıklamada bankanın 17 Eylül’deki özel durum açıklamasının ardından, söz konusu şirketlerin satın alınması için gerekli resmi izin ve onay başvurularının yapıldığı belirtildi.

Mağduriyet nasıl giderilecek? 

Şimdi konu aslında fon krizi sebebiyle mağdur olan yüzbinlerce kişinin mağduriyetinin nasıl karşılanabileceği. Birçok uzman bu kişilerin ana paralarını bile alamayacağını düşünüyor. Birçok kişi ise aslında paranın başka birilerinin cebine girdiğini, kolaylıkla çekilen paralar takip edilerek zararın karşılanabileceğini düşünüyor. 

Bununla ilgili en önemli nokta ise adli yargılamanın hakkaniyetli bir şekilde yapılması. Bu konuda sorumluluğu olan kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilip edilmeyeceği merak konusu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş