İSTANBUL (Medyascope) – Birleşik Metal-İş uluslararası akademisyenlerin de katıldığı toplantı düzenledi. Sendika Başkanı Özkan Atar, konfederasyon fark etmeksizin diğer tüm sendikalara birlikte mücadele çağrısında bulundu.

Birleşik Metal-İş Sendikası, Çalışma Toplum Dergisi ile Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu’nun birlikte düzenlediği “Karşılaştırmalı Hukuk Boyutunda Grev ve Toplu Eylem Hakkı” başlıklı toplantı, İstanbul Taksim’deki Elite World Hotel’de başladı.
İtalya, Almanya, Avusturya, Danimarka, Slovenya Fransa’dan hukuk akademisyenlerinin konuşmacı olduğu toplantının açılışında konuşan DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal İş sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, konuşmasında grev hakkının metal işçileri için hukuki bir tartışma konusu olmadığını, işçilerin sermaye karşısındaki tek gerçek pazarlık gücü olduğunu belirtti.
Sendika kurma hakkı tanıyıp grev yasaklamak
Atar, Uluslararası Adalet Divanı’nın 21 Mayıs 2026’da verdiği danışma görüşüne dikkat çekti. Divan bu görüşte ILO’nun 87 sayılı sözleşmesinin grev hakkını koruduğunu 4’e karşı 10 oyla teyit etmişti. Atar bu kararı şöyle yorumladı: “Sendika kurma hakkını tanıyıp grevi yasaklamak, kanatlarını kestiğiniz kuşa ‘uçmakta özgürsün’ demektir.” Ancak Divan’ın grev hakkının kapsamını ve kullanım koşullarını ayrıntılı biçimde tanımlamadığını da belirtti. Bu nedenle mücadelenin bundan sonra bu hakkın içinin nasıl doldurulacağı üzerine olacağını söyledi.
“Sendikal haklar yok denecek düzeyde”

Atar, Anayasa Mahkemesi’nin yetki itirazlarına ilişkin de art arda altıncı kez aynı yönde karar verdiğini hatırlattı. Mahkemeye göre bu itirazlar sendika hakkını ortadan kaldırıyor. Atar, işkolu ve işyeri barajları, yetki itirazları, grev yasakları ve sendikal nedenle işten atmalar nedeniyle Türkiye’de sendikal hakların yok denecek düzeyde olduğunu söyledi. Konuşmasını konfederasyon ayrımı gözetmeksizin dayanışma ve güç birliği çağrısı yaptı.
Atar konuşmasını şöyle tamamladı:
”İşkolu ve işyeri barajlarıyla, yetki itirazlarıyla, eylem ve grev yasaklarıyla, sendikal nedenle işten atılmalarla yani kısacası ülkemizde sendikal haklar yok denecek düzeydedir. Bizler konfederasyon ayrımı gözetmeksizin gerçek sınıf sendikaları olarak, emek ve demokrasi mücadelesi içindeki demokratik kitle örgütleri, meslek örgütleri, siyasi partiler, tüm ezilenler ve yurttaşlar olarak, insanca yaşam için, sendikal haklarımız için, adil bir gelir dağılımı ve vergi düzeni için dayanışma ve güç birliği içinde mücadele etmek zorundayız. Önümüzdeki günler için kamuoyuna duyurduğumuz miting, yürüyüş, işyerlerinde yapılabilecek eylemler gibi mücadele hedeflerimizi umarım hep birlikte başarıyla hayata geçireceğiz.”
Konuşmacılar:
- Prof. Dr. Reinhard Resch (Linz Johannes Kepler Üniversitesi) Avrupa hukukunu,
- Prof. Dr. Alpay Hekimler (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi) Türk hukukunu,
- Prof. Dr. Gerhard Ring (Freiberg Teknik Üniversitesi) Alman hukukunu,
- Prof. Dr. Luca Nogler (Trento Üniversitesi) İtalyan hukukunu değerlendiriyor.
- Avusturya hukuku: Prof. Dr. Dr. Günter Löschnigg (Graz Karl-Franzens Üniversitesi)
- İsviçre hukuku: Prof. Dr. Dr. Thomas Geiser (St. Gallen Üniversitesi)
- Fransız hukuku: Prof. Dr. Francis Kessler (Paris Sorbonne Üniversitesi)
- Danimarka hukuku: Prof. Dr. Line Olsen Ring (Leipzig Üniversitesi)
- Slovenya hukuku: Prof. Dr. Darja Senčur Peček (Maribor Üniversitesi)









