İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nin başına getirilen Muhsin Rızai kimdir?

Muhsin Rızai

İSTANBUL (Medyascope) – İran, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile savaşın beşinci ayını geride bırakırken Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin başına Devrim Muhafızları’nın eski komutanı Muhsin Rızai’yi getirdi. İran’In dini lideri Mücteba Hamaney’e yakınlığıyla bilinen 71 yaşındaki Rızai, İran-Irak Savaşı’ndan bugüne ülkenin güvenlik aygıtının en etkili isimlerinden biri. Peki Muhsin Rızai kimdir ve bu atama ne anlama geliyor?

İran’da Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin yeni sekreteri Muhsin Rızai oldu.

71 yaşındaki Rızai, Muhammed Bakır Zülkadir’in yerine göreve getirildi. Zülkadir ise dini lider Mücteba Hamaney’in siyasi danışmanı oldu.

Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, İran’ın güvenlik ve dış politika kararlarının koordine edildiği en önemli kurumlardan biri. Konseyin başkanlığını Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan yürütüyor ancak sekreterlik makamı, özellikle ABD ile devam eden savaş ve müzakereler açısından kritik önemde.

Rızai’nin atanması, İran siyasetinde yeni bir isimden çok, yaklaşık yarım yüzyıldır sistemin içinde bulunan eski bir güvenlik aktörünün yeniden merkezde konumlandırılması anlamına geliyor.

Pezeşkiyan ve Muhsin Rızai.

Muhsin Rızai kimdir?

1979 İslam Devrimi’nin ardından kurulan Devrim Muhafızları’na katıldı. 1981’de, henüz 27 yaşındayken Devrim Muhafızları’nın komutanlığına getirildi ve bu görevi 16 yıl boyunca sürdürdü.

İran-Irak Savaşı’nın büyük bölümünde Devrim Muhafızları’nın başındaki isimdi. Bu dönemde kurumun kara, deniz ve hava kapasitesinin genişlemesinde önemli rol oynadı.

Rızai, devrim öncesinde de Şah yönetimine karşı faaliyet yürütüyordu. 1973’te Şah’ın istihbarat servisi SAVAK tarafından hapse atıldı. 1970’lerde monarşiye karşı faaliyet gösteren Mansurun adlı silahlı grubun kurulmasına ve gelişmesine katkıda bulundu.

Bu grupta birlikte hareket eden isimlerin bir bölümü daha sonra Devrim Muhafızları’nın üst kademelerinde yer aldı.

Rızai’nin İran-Irak Savaşı’ndaki askeri sicili İran içinde de tartışmalı.

Eleştirilerin merkezinde özellikle Aralık 1986’da düzenlenen Kerbela-4 Operasyonu bulunuyor. Basra yönündeki Irak savunmasını kırmayı amaçlayan operasyon, İran tarafında ağır kayıplara yol açtı.

Rızai, 2018’de Kerbela-4’ün düşmanı yanıltmak amacıyla yapıldığını söylediğinde yeni bir tartışma başlattı. Daha sonra operasyonun başlangıçta gerçek bir saldırı olarak planlandığını ancak başarısızlığının ardından Kerbela-5 öncesinde bir yanıltma unsuruna dönüştürüldüğünü açıkladı.

Bu sözleri savaş gazileri, hayatını kaybeden askerlerin aileleri ve bazı üst düzey siyasetçiler tarafından sert biçimde eleştirildi.

Defalarca cumhurbaşkanı adayı oldu

Rızai, Devrim Muhafızları komutanlığından ayrıldıktan sonra da İran siyasetinin üst kademelerinden uzaklaşmadı. Birden fazla kez cumhurbaşkanlığına aday oldu ancak hiçbir seçimde kazanamadı.

İbrahim Reisi döneminde, 2021-2023 yılları arasında ekonomik işlerden sorumlu cumhurbaşkanı yardımcılığı yaptı.

Tahran Üniversitesi’nden ekonomi doktorası bulunan Rızai, askeri kariyerinin yanı sıra uzun yıllardır ekonomik ve siyasi konularda da sistem içinde görev üstleniyor.

Mücteba Hamaney’e yakın isimlerden

Rızai, Mücteba Hamaney’in İran’ın yeni dini lideri olmasının ardından mart ayında askeri danışmanlığına getirildi. Hamaney, babası Ayetullah Ali Hamaney’in ABD-İsrail saldırılarının başında öldürülmesinin ardından görevi devralmıştı.

Rızai savaş boyunca sert açıklamalarıyla dikkat çekti. Nisan ayında ABD’nin İran’a kara harekâtı başlatmasının “harika” olacağını söyleyerek, böyle bir durumda binlerce Amerikalının rehin alınabileceğini ve her rehine karşılık para talep edilebileceğini savundu.

Aynı dönemde ateşkesin uzatılmasına karşı olduğunu da açıkça söyledi.

Bu atama ne anlama geliyor?

Rızai’nin göreve getirilmesi, İran’ın güvenlik siyasetinde daha genç bir kuşağa geçişten çok eski Devrim Muhafızları kadrolarının ağırlığını koruduğuna işaret ediyor.

Atama aynı zamanda İran’ın ABD ile müzakerelerini yürüten Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’a karşı bir denge hamlesi olarak da değerlendiriliyor. Kalibaf da eski bir Devrim Muhafızları komutanı ancak haziranda ABD ile yapılan ateşkes anlaşmasını savunan isimlerden biri olmuştu. Rızai ise müzakerelere çok daha şüpheci yaklaşan ve sert söylemiyle öne çıkan bir figür.

Atamanın dikkat çeken bir başka boyutu da Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın sistem içindeki konumu. Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile diplomasi arayışları nedeniyle İran’daki sertlik yanlılarının yoğun eleştirilerine maruz kalıyor.

İran’da Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreterini resmen cumhurbaşkanı atıyor ancak sistemin işleyişinde bu göreve kimin geleceğine dini liderin karar verdiği kabul ediliyor.

Bu nedenle Rızai’nin atanması, yalnızca bir kadro değişikliği değil; ABD ile savaş ve müzakere arasında gidip gelen İran’da güvenlik aygıtının karar alma süreçleri üzerindeki ağırlığının daha da artması olarak okunuyor.

Kaynak: Reuters, New York Times

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş