DEM Parti’den Suriye gündemiyle CHP’ye ziyaret: Kürtleri rencide eden dile karşı ortak tavır ve Kobani’ye insani yardım koridoru talebi

DEM Parti’nin Suriye gündemiyle CHP’yi ziyaretinin ardından Özgür Özel ve Tuncer Bakırhan açıklama yaparak IŞİD tehdidine karşı uyardı. Suriye’de barışçıl çözümden yana olduklarını vurgulayan Bakırhan, “Ama maalesef Türkiye’de bir nefret korosu var. Suriye’de sanki demokratik bir zemin var da Kürtler oyunbozanlık yapıyormuş gibi bu koro Kürt karşıtı bir algı oluşturmaya çalışıyor” dedi. CHP lideri Özel, “Bu oyunda kazanan İngilizler, Amerikalılar, İsrailliler mi olmalı? Yoksa bu oyunda kazanan Kürtler, Türkler, Araplar, Aleviler, Dürziler mi olmalı” diye sordu. 

DEM Parti’den Suriye gündemiyle CHP’ye ziyaret

DEM Parti, Suriye gündemiyle ziyaretlerine CHP ile başladı. Bir saat süren görüşmenin ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan açıklama yaptı. Bakırhan, Özel’e “yapıcı ve sağduyulu” açıklamaları için teşekkür etti.

Görüşmede DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli de bulundu. Özel’e ise CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Grup Başkanvekili Murat Emir ve Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu eşlik etti. 

Bakırhan: “Türkiye’de bir nefret korosu var”

Tuncer Bakırhan, Suriye’deki gelişmeleri konuştuklarını ve süreçte herkesin sağduyulu davranmasına ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Bölgedeki gelişmelerin Türkiye’de yansımaları konusunda Bakırhan şunları söyledi: 

“Deyim yerindeyse ateşe benzin ile gidenler var. Bir de ateşi soğutmaya çalışanlar var. Biz oradaki çatışmanın, şiddetin son bulmasını; meselenin diyalog, müzakere, barışçıl bir şekilde çözülmesini istiyoruz. Ama maalesef Türkiye’de bir nefret korosu var. Suriye’de sanki demokratik bir zemin var da Kürtler oyunbozanlık yapıyormuş gibi bu koro, yedi 24 Kürt karşıtı bir algı oluşturmaya çalışıyor. Kürtler yaşamış oldukları ülkelerde hiçbir zaman yaşadıkları ülkelere ve komşulara tehdit olmadılar ve bundan sonra da olmayacaklardır. Bu aslında biliniyor. Ama bu konuda bir ezber var ve bunun artık bozulması gerekiyor.”

“Halep’teki saldırı bir sabotaj”

Yüzyıllardır bölgede “kirli bir oyun oynandığını” vurgulayan Bakırhan, “Aslında 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın yaptığı çağrı bölgede yüzyıllık bu kısır döngüyü kaldırmaya yöneliktir. Ama maalesef bu süreçte bir sabotaj gerçekleşti, Halep’te bir saldırı gerçekleşti” diye konuştu. Halep’te sivillerin hedef alındığını ve Kürtlerin Araplarla çatışmamak için Halep’i terk ettiklerini söyleyen Bakırhan, “Rejim selefi mi olacak? Kadın, Kürt, Gürcü, Alevi düşmanı mı olacak, yoksa demokratik mi olacak? Türkiye’yi yakınen ilgilendiriyor” dedi. 

Suriye’deki insani krize dikkat çeken Bakırhan, “Kürtlerin yaşadığı kentler abluka altında. En başta da Kobani’de ciddi bir abluka var. Elektrikler yok. Sular akmıyor. Çocuklar soğuktan yaşamını yitiriyor. Ateşkes olmasına rağmen neredeyse her gün ciddi çatışmalar var” diye konuştu. Bakırhan, Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapıları açılarak acil insani koridorlar oluşturulması çağrısı yaptı. 

“Kürtler çekilince zafer sananlar IŞİD tehdidini görmeli”

Türkiye’nin yapıcı rol oynaması gerektiğini söyleyen Bakırhan, “Türkiye sadece HTŞ rejimini değil; orada Kürtleri de önceleyen, dikkate alan, onların demokratik hak ve özgürlüklerini de gören bir süreç içerisinde olmalıdır” dedi. 

Bakırhan, Kürtlerin çekildiği yerlerde IŞİD bayrakları açıldığını ifade ederek, “IŞİD sadece Kobani için bir tehdit değil. Kürtler çekilince bir zafer ortaya çıktığını sananlar bence orada palazlanan, canlanan, örgütlenen IŞİD belasını da iyi görmeliler” diye uyardı. Ayrıca medyada Kürtleri ötekileştiren bir dil kullanıldığını belirten Bakırhan “Bu dilin kimseye bir yararı yok. İçinde bulunduğumuz süreç hassas. Bu süreçte Kürtleri de merkezine alan, onların demokratik haklarını da gören, barışçıl bir dile ihtiyaç var. DEM Parti olarak biz bu dili kullanmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Özel: “Kürtleri rencide edecek dili reddediyoruz”

CHP lideri Özel, siyasetin çözüm üretmek için yapıldığını vurgulayarak, “Biz Türkiye’de süreç başladığı andan itibaren Türkiye’nin barışıyla Suriye’nin barışını iç içe gördük” dedi. Suriye’de kapsayıcı bir anayasayla çözümden yana olduklarını ifade eden Özel, şöyle konuştu: 

“Türkiye’de 6 – 8 milyon Arap yaşıyor ama zaman zaman Suriye’deki karışıklıklar, onun yarattığı iç göç, Türkiye’deki sığınmacı problemleri yüzünden sanki bir Arap düşmanlığı yükseliyor. Türkiye’de Kürt kardeşlerimizle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu unsurları olarak birlikte yaşıyoruz. İşler yolunda giderken kardeşlikten bahsedenler, birazcık ortalık karışınca gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Nefret söylemine varan, Kürtleri kıracak, onları rencide edecek bir dil kullanıyorlar. Bunların tamamını reddediyoruz.” 

“Kazanan İngilizler, Amerikalılar mı olsun; Kürtler, Türkler mi?”

Özel, “Biz burada iki Eş Genel Başkan, bir Genel Başkan yan yana duruyoruz. Burada bir Türk, bir Arap, bir Kürt var. Ama hepimiz kardeşiz. Bizim ürettiğimiz siyaset düşmanlık üretemez” dedi. Bakırhan’ın “kirli oyun” diyerek işaret ettiği bölgesel sorunlar hakkında Özel şunları söyledi: 

“Ben her gün güne başlarken kendime bu soruyu soruyorum. Bu oyunda kazanan İngilizler, Amerikalılar, İsrailliler mi olmalı? Yoksa bu oyunda kazanan Kürtler, Türkler, Araplar, Aleviler, Dürziler mi olmalı? Niye kilometrelerce ötede ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayan, ömürleri boyunca dünyanın neresinde petrol, varsa, sömürülecek bir şey varsa oraları sömürmüş olanlar buradan yine kazançlı çıksın? Barışı sağlayalım, kardeşliği sağlayalım, demokrasiyi sağlayalım. Biz kazanalım bir sefer de. Bunun yolu herkesin cesaretle inisiyatif almasından geçiyor.”

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da konuyla ilgili çalışması gerektiğine dikkat çeken Özel, “Suriye’nin kalıcı barışına katkı sağlamak için komisyonun inisiyatif almasını, çalışmalar yapmasını önemsiyoruz” dedi. 

CHP’li belediyelerden Kobani’ye insani yardım

Bakırhan’ın insani koridor çağrısını destekleyen Özel, Türkiye’den Kobani’ye yardım konvoylarının çıkmasını önemsediklerini söyledi. Özel, “Öncüpınar’dan Halep’e, Halep’ten Ayn el-Arab’a, Kobane’ye ulaştırılmasının dışında çok daha pratik, lojistik olarak da aklın gereği olan, çok daha garanti bir yol var” diyerek Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasını ve buradan doğrudan yardımların ulaştırılmasını önemli gördüklerini kaydetti. 

Özel, ateşkese tam olarak uyulması çağrısı yaparken, CHP’li belediyelerin de yardım ulaştırmak istediğini belirtti. Özel “Konuyla ilgili koordinasyonun sağlanması noktasında hem Sosyal Demokrat Belediyeler Eşgüdüm Konseyi’mizi, SODEMBEK’i, hem de Türkiye Belediyeler Birliği’nin Başkanı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımızı Vahap Seçer’i bugün içinde arayacağım” dedi. 

“IŞİD herhangi bir siyasi unsur değil”

CHP lideri Özel, Adalet Bakanlığı’nın “kanun yararına bozma”  talep etmesiyle, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 40’tan fazla insanın katledildiği IŞİD saldırısından hükümlü olanların serbest bırakıldığına dikkat çekti. Dünyanın dört bir yanından İdlib’e gelen selefi örgütlerin, cihatçıların Türkiye’yi hedef aldığını söyleyen Özel, şöyle konuştu:

“Suriye’de rejimle birlikte operasyonlar yapmaları, birtakım yerlere bayraklarını çekmeleri… Bu meseleye herkes dikkat etsin. IŞİD öyle herhangi bir siyasi unsur değildir. HTŞ’ye kravat giydirmekle, rejimin başına getirmekle dünyanın dört bir tarafında bu uğurda ölüp de cennete gideceğini düşünen, hepimizi düşman bilen, demokrasiyi düşman bilen… Demokrasiyi ‘Allah’a şirk koşmak’ olarak gören bir takım zihniyetteki kişilerin hareket alanı bulacakları bir rejim, bir düzen düzen değildir ve orada kimseye huzur yoktur. En çok da Türkiye’ye huzur yoktur.” 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.