İran’a gözdağı: ABD’nin Ortadoğu’ya konuşlandırdığı USS Abraham Lincoln uçak gemisi hakkında neler biliyoruz?

USS Abraham Lincoln

ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi saldırı grubunun bölgeye konuşlandırılması, Washington’un İran’a yönelik askeri baskıyı artırdığına işaret. Tahran yönetimi olası bir saldırıya karşı “kapsamlı ve pişmanlık yaratacak” bir yanıt verileceği uyarısında bulundu.

ABD ile İran arasında haftalardır yükselen gerilimde yeni ve kritik bir eşik aşıldı.

ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi saldırı grubu, Akdeniz ve Ortadoğu hattında kilit unsurlarını bölgeye sevk etti. ABD’li yetkililer konuşlandırmanın “bölgesel güvenlik” amacı taşıdığını savunsa da, askeri ve diplomatik gözlemciler bu hamleyi İran’a yönelik olası yeni bir füze saldırısının hazırlık aşaması olarak değerlendiriyor.

Uçak gemisi grubunun, İsrail hava unsurlarıyla birlikte hareket etmesi halinde, İran’daki siyasi ve askeri liderliği hedef alan geniş çaplı bir operasyon için yeterli ateş gücüne sahip olduğu belirtiliyor.

USS Abraham Lincoln.

Uçak gemisi neden kritik?

USS Abraham Lincoln, ABD Donanması’nın nükleer enerjiyle çalışan Nimitz sınıfı uçak gemilerinden biri olarak, Washington’un elindeki en güçlü askeri caydırıcılık araçları arasında.

Yaklaşık 333 metre uzunluğundaki gemi, 5 binden fazla personel taşıyabiliyor ve üzerinde aynı anda onlarca savaş uçağı konuşlandırılabiliyor.

Gemide bulunan F/A-18 Super Hornet ve F-35C savaş uçakları, İran hava sahasına üçüncü ülkelerin iznine ihtiyaç duymadan ulaşabilecek menzile sahip.

Elektronik harp uçakları ve saldırı helikopterleriyle desteklenen uçak gemisi grubu, yalnızca hava saldırısı değil, uzun süreli ve çok katmanlı bir askeri operasyon yürütme kapasitesi sunuyor.

İki nükleer reaktörle çalışan USS Abraham Lincoln, yakıt ikmali gerektirmeden aylarca görev yapabiliyor. Bu da geminin varlığını kısa süreli bir gözdağı değil, kalıcı bir askeri baskı unsuru haline getiriyor.

ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) görev sahasına giren bu grubun, üçüncü ülkelerin hava sahasına ihtiyaç duymadan İran’ı vurabilecek menzilde olduğu ifade ediliyor.

Washington’un hafta sonu yaptığı “hava gücünü konuşlandırma, dağıtma ve sürdürebilme kapasitesini gösteren” askeri tatbikat duyurusu da bu hazırlığın bir parçası olarak okunuyor.

Bölgedeki diplomatik kaynaklara göre Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil bazı ülkelerin hava sahalarını kullandırmama kararı, uçak gemisi grubunun stratejik önemini daha da artırdı.

Tahran’da “Rüzgar eken fırtına biçer” yazılı posterde USS Abraham Lincoln’ün üzerine ABD bayrağının yıldızları patlama efekti olarak yerleştirilmiş.

Tahran: “Parmağımız tetikte”

İran yönetimi, uçak gemisinin konuşlandırılmasını doğrudan tehdit olarak yorumladı. İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD’nin “ülkeyi acil durumdaymış gibi göstererek toplumsal bütünlüğü parçalamayı hedeflediğini” savundu.

Laricani’ye göre Washington’un stratejisi, önce iç istikrarı zayıflatmak, ardından askeri müdahaleye zemin hazırlamak.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekaî ise ülkenin silahlı kuvvetlerinin “bölgedeki her hareketi dikkatle izlediğini” söyledi ve “her türlü saldırganlığa kapsamlı ve pişmanlık yaratacak bir yanıt verileceğini” vurguladı. İran basınında yer alan açıklamalarda Devrim Muhafızları Komutanı’nın “parmağımız tetikte” ifadesi öne çıktı.

Diplomasi tıkalı, ekonomi alarmda

Askeri hareketlilik, İran’da zaten kırılgan olan ekonomik tabloyu daha da ağırlaştırdı. Tahran Borsası haftanın ilk gününde rekor bir günlük düşüş yaşadı. Son resmi verilere göre ülkede aylık enflasyon yüzde 60’a ulaştı. İnternet erişiminin kısıtlanması, ticaret ve lojistik faaliyetleri de sekteye uğrattı; iş dünyası kesintilerin günde milyonlarca dolarlık kayba yol açtığını bildiriyor.

ABD cephesinde ise Başkan Donald Trump, İran’a doğru ilerleyen bir “armada”dan söz etmiş, ancak “umarım bunu kullanmak zorunda kalmam” demişti. Reuters’a konuşan ABD’li yetkililer, uçak gemisi ve destek unsurlarının bölgeye ulaşmasının hem savunma hem de olası askeri müdahale seçeneklerini güçlendirdiğini kabul ediyor.

Washington yönetimi, İran’ın protestoculara yönelik baskısını gerekçe göstererek baskıyı artırırken, yönetim içinde bu sürecin açık bir rejim değişikliği hedefi taşıyıp taşımadığı konusunda görüş ayrılıkları bulunduğu da belirtiliyor.

Yeni bir savaşın eşiğinde mi?

Uzmanlara göre USS Abraham Lincoln’ün konuşlandırılması, İran’ın nükleer programından ziyade, Tahran’daki siyasi karar alma mekanizmasını hedef alan bir baskı stratejisinin parçası.

Ancak olası bir saldırının, İran’da sokak protestolarını yeniden canlandırıp canlandırmayacağı belirsiz. Zira rejim karşıtı birçok İranlı, dış müdahaleyle dayatılan bir iktidar değişimine de karşı çıkıyor.

Kaynak: BBC, Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.