CHP, barışı ve demokrasiyi, yürütülen süreci ve neler yapılması gerektiğini farklı kesimlerden konuşmacılarla değerlendirdi. Bütün konuşmacıları dinleyen Özgür Özel’in “Belki sürecin ortasında bir yerde, bir başlangıç daha yaptık” diye anlattığı konferansın sonuç bildirgesi hazırlanacak. “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı”nın kameralara kapanan kısımda neler konuşuldu, kim neyi takdir etti, neyi eleştirdi? Medyascope olarak bütün gün izledik ve öne çıkan detayları ele aldık.
CHP “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” ile gün boyu barışı, süreci, güncel gelişmeleri dört oturumda değerlendirdi. 31 Ocak’ta İstanbul’da düzenlenen konferansın açılış ve kapanış konuşmalarını CHP Genel Başkanı Özgür Özel yaptı.
Silivri’de tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın fikriyle organize edilen konferansı Özel, “Ortak Gelecek Buluşmaları” serisinin başlangıcı olarak tanıttı.
Açılış konuşmasının ardından konferans kameralara kapandı ancak basın mensupları salondaydı. Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ile Haber Müdürü Göksel Göksu’nun da davetli olarak katıldığı konferansın detaylarını, Ankara’dan gelerek takip eden Özgecan Özgenç yazdı.

“Barışa adanmış hayatlara ithaf”
“Ortak geleceğimizi, ortak masalarda konuşmaya devam edeceğiz. Bu ilk buluşmayı da barışa adanmış hayatlara ithaf ediyorum” diyen Özel, konferanstan önceki akşam da dikkat çeken isimlerle buluştu.
30 Ocak Cuma günü, CHP İstanbul Milletvekili ve Tahir Elçi Vakfı Başkanı Türkan Elçi, Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink, Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya, Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney, Sırrı Süreyya Önder’in kızı Ceren Önder Kandemir, SHP-HEP milletvekili Orhan Doğan’ın kızı ve DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan akşam yemeğinde Özgür Özel ile bir araya geldi.
Özgür Özel bütün konuşmacıları dinledi
Özel, yedi saat süren konferans boyunca salondan ayrılmadı ve herkesi dinledi. Her oturumda konuşmacılar, konferansı düzenleyen CHP’ye ve Özel’in ev sahipliğine teşekkür ederken, kimisi CHP’ye dönük eleştirilerini saklı tuttuğunu da ifade etti. Kapanış konuşmasında ise Özel, hazırlanacak sonuç bildirgesinin sürece katkısı olacağını ve “tarihe not düşeceklerini” vurguladı.
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda bulunan diğer partilerden temsilcilerin de konuşmacı olduğu konferansı, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da sonuna kadar takip etti.
“Sürecin ortasında bir yerde, bir başlangıç daha”
Özel’in çözüm sürecine dair geniş değerlendirmeler yaptığı açılış konuşmasının ardından, dört panelde süreç siyasi, akademik, ekonomik yönleriyle ele alındı. Bütün oturumların ardından Özel kısa bir kapanış konuşmasıyla salonu selamladı:
“Biz bugün bir adım attık. Belki sürecin ortasında bir yerde, bir başlangıç daha yaptık. Çok klasiktir ama daha iyisini duymadığım için bunu söyleyerek tamamlayacağım: Elbette bir çiçek açtı diye bahar gelmez ama her baharın başlangıcı bir çiçeğin açmasıyla başlar. O yüzden söyleyen söylemeyen herkesin CHP’yi eleştirme hakkını saklı tutmalarındaki nezaketi de görerek, bunun bir çiçek, çok çiçek ve bahar olarak sonlanmasını ümit ediyorum. Emeği geçen herkese tek tek teşekkür ediyorum.”

Özel’den Feti Yıldız açıklaması
Konferanstan önce Medyascope, komisyonda bulunan partilere davet gittiğini ve AKP ile MHP’nin reddettiğini paylaşmıştı. CHP lideri de MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın son ana kadar gelmesinin planlandığını şöyle açıkladı:
“Bugün burada çok kıymetli bir hazirun vardı. Çok daha iyisini gönül istiyor. Örneğin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı son ana kadar geliyordu, gelemeyince bir yazı yolluyordu. Yollayamadı. Olsaydı çok kıymetli olacaktı. Sağlık durumlarından, özel mazeretlerden olmayan katılımlar üzdü bizi. Çok daha iyi olabilirdi ama mevcut katılım o kadar kıymetli ki Meclis’te bir arada oturanların, bazen çarpışanların, ters düşenlerin bugün barış umudu için bir araya gelmiş olması, irade koymaları çok çok kıymetliydi.”
Konuşmacı olmaları planlanan isimlerden DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen bir cenaze nedeniyle, TİP Milletvekili Ahmet Şık ise son anda çıkan bir şehir dışı programı nedeniyle konferansa katılamadı.
Mithat Sancar: “Demokrasiden ayrı bir Kürt sorununun çözümü yok”
“Yurtta Barış, Dünyada Barış: Ulusal ve Bölgesel Deneyimler” başlığıyla konferansın ilk panelinde araştırmacı Galip Dalay bölgesel dengeleri ele alırken, Ottawa Dialogue Araştırma Direktörü Esra Çuhadar barış ve demokrasinin ayrılmaz ilişkisine odaklandı. İHH Mütevelli Başkan Vekili Hüseyin Oruç, Filipinler başta olmak üzere dünyadaki çatışma çözümü örneklerinden bahsetti.
DEM Parti Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar ise “Bu buluşma, kritik bir eşikte bizi bir araya getirdi” diyerek Özgür Özel’e ve CHP’ye teşekkür etti. Sancar “Demokrasiden ayrı bir Kürt sorununun çözümü yok, Kürt sorunundan ayrı bir demokratikleşme hayata geçirilemez. Kürt sorununda barışı sağlamaya dönük her çaba, aynı zamanda demokrasi için çabadır. Barış ve demokrasi arasındaki ilişkiyi ön şart ilişkisi olarak değil, diyalektik olarak ele almak gerekir” diye konuştu.

Suriye’de sorunun masaya gelmesinin önemine dikkat çeken Sancar, “Bunu kimsenin küçümsemesi doğru olmaz çünkü aksi de mümkündü” dedi. Sancar, barışın yalnızca masadaki anlaşmadan ibaret olmadığını “Toplumsal, kültürel, siyasal inşa sürecidir ve belki de sonsuzdur. Sürekli yeniden kurulması gereken bir durumdur” diye ifade etti.
Irkçılığın pervasız bir dille kamusal alana aktığını söyleyen Sancar, “Barış travmaları da sağaltacak bir inşa süreci olarak görünmek zorundadır” dedi. Sancar, Edip Cansever’in “Masa da masaymış ha” şiirine atıfla “Masada çok şey var ama olsun, yeter ki masa olsun. Masa bir iki sallanır ama yerinde kalır” diyerek çözüm iradesinde kararlılığı vurguladı.
Komisyon üyeleri “demokratik geleceğin inşasını” konuştu
“Demokratik Bir Geleceğin İnşası: Yurttaş İradesi, Eşitlik ve Kapsayıcılık” başlıklı ikinci panelde komisyon üyeleri konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve komisyon üyesi Sezgin Tanrıkulu moderatörlüğünde, DEM Parti’li Saruhan Oluç, Yeni Yol Grubu’ndan Bülent Kaya, Yeniden Refah Partisi’nden Doğan Bekin ve Emek Partisi’nden İskender Bayhan söz aldı.
Saruhan Oluç, panelin başlığındaki kavramları tek tek ele aldı. Doğan Bekin kendi siyasal hatlarıyla eşitlik vurgusu yaparken, İskender Bayhan sosyalist bakış açısını ortaya koydu.

Bülent Kaya ise AKP’nin taktiksel yaklaştığı görüşünün, CHP’li belediyelere dönük operasyonların, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ve kayyum uygulamasının sürdürülmesinin sürece güveni zayıflattığına dikkat çekti. Kaya, Kürt sorununda çözüm için “kök sebepleri ortadan kaldırmak gerektiğini” vurguladı.
İrlanda Dışişleri Bakanı’ndan özel mesaj
İrlanda Dışişleri Bakanı Dermot Ahern’in video mesajı ikinci oturumun ardından gösterildi. Ahern, İngiltere merkezli Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün Kasım ayında Dublin’de düzenlediği toplantıya katılan komisyon üyeleriyle de bir araya gelmişti.
İrlanda’da çatışmadan barışa uzanan siyasal geçişi aktaran Ahern, karşılaştıkları sorunları da anlatarak sürecin risklerine dikkat çekti. 1998’de Britanya ile İrlanda hükümetleri arasında imzalanan “Hayırlı Cuma Anlaşması” (Good Friday Aggrement) sonrasında, anlaşmaya itiraz eden bir grubun Omagh bombalı saldırısı ile 29 kişiyi öldürdüğünü anlatırken Ahern, “işlerin bazen çok kötüye gidebileceği” uyarısını yaptı ve “Bütün süreçler farklı ama prensipte hepsi aynı” dedi.

Ahern’e göre her müzakerede aynı olan şey, “Masanın karşısında oturan insanlarla aynı fikirde olmadığınızda kendinizi onların yerine koymanız gerektiği” idi. Ahern “öncelikle saygı” derken, tarafların diline, kültürüne saygıdan ve “megaloman diplomasisini” bir kenara bırakarak başkalarını dinlemek gerektiğinden söz etti.
Şevket Pamuk’tan bölgesel eşitsizliğe karşı kalıcı barış çağrısı
Konferansın “Toplumsal Barışın Sosyoekonomik Zemini: Kapsayıcı Kalkınma” başlıklı üçüncü panelinde moderatör olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan “Barış umudu bile bizi kalkınma konuşturacak duruma getirdi. Barıştan, huzurdan, kardeşlikten büyük teşvik yok; bir de doğru dürüst iktisat politikası” diye konuştu.
İktisat tarihçisi Prof. Dr. Şevket Pamuk bölgesel eşitsizliklere dikkat çekerek “Batıdaki ortalama gelir, doğudaki ortalama gelirin iki buçuk katından fazla” tespitini paylaştı. Pamuk 1980 sonrası verileri ele alarak eşitsizliğin derinleştiğini toplumsal süreçlerle ilişkilendirdi. Bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi için iş imkanları, sanayi yaratılması ve eğitim niteliğinin artırılması gerektiğine dikkat çeken Pamuk “Bunun için de kalıcı barış, huzur gelmeli. Yerel yönetimler, demokratik haklarla başlamalıyız” dedi.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır İş Kadınları Derneği (DİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Reyhan Aktar ise “Gelir eşitsizliği üzerinde sıkça duruyoruz ama esas mesele servet eşitsizliği” dedi.

Mehmet Kaya: “İmamoğlu’nun saydığı üç başlığı CHP tartışmalı”
TEPAV Direktörü Güven Sak ise panel başlığı olarak belirlenen “kapsayıcı kalkınma” kavramının, ileride anayasada dahi yer alabilecek çok önemli bir kavram olduğuna işaret etti. Sak “Sosyal adaleti hepimiz biliyoruz ama o bir norm, kapsayıcı kalkınma sosyal adaletin harekete geçmiş hali” dedi.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise Ekrem İmamoğlu’nun yapay zekayla hazırlanmış videosunda ifade ettiği “eşit vatandaşlık, bölgesel kardeşlik ve refahın artırılması” önerileri üzerinde durdu. Güvenlik politikaları yerine bölgenin ve ülkenin refahının artırılması çağrısı yapan Kaya “Biz güvenlik politikası ile Kürtleri sistemli olarak yoksullaştıran politikalardan bahsediyoruz” dedi.
Kaya “Tam da CHP’nin Kürt sorununu anlaması gerekiyordu. İmamoğlu’nun saydığı üç başlığı CHP tartışmalı. Cumhuriyetin kurucu partisi CHP, Kürt hassasiyetini bünyesine almalı. Tabii ki şahıslar var ama partinin hassasiyetine dönüşmediği sürece çözüm şansı yok” diye konuştu.
“Özgür Özel olmasaydı İzmir oda başkanının çayını içemezdik”
Mehmet Kaya kendisinin de eczacı olduğundan ve Özgür Özel ile Türk Eczacıları Birliği’nden (TEB) gelen tanışıklıklarından söz etti. Özel’in TEB’de genel sekreterlik yaptığı dönemde doğu ve batıdaki eczacı odalarını buluşturduğunu söyleyen Kaya “Bizi bir araya getirdiniz, siz sekreter olmasaydınız biz İzmir oda başkanının çayını içemezdik” diye konuştu.
Özel kapanış konuşmasında “Yolumuz her kesiştiğinde eski günleri anarak, o günkü mücadelemizi kıymetlendirerek hatırlıyoruz. O gün Doğu, Güneydoğu, Ege ve Karadeniz odalarını bir araya getirip bir başarı elde etmiştik ve kıymetli olan seçimi kazanmak değil, o ekiple birlikte kazanabilmekti” diyerek Kaya’ya yanıt verdi.
Ahmet Özer: “Yaşasın Barış”
Konferansın son paneli ise CHP Parti Meclisi üyesi Emine Uçak moderatörlüğünde, “Barışı Toplumda Yeniden Kurmak” başlığıyla gerçekleştirildi. “Kent uzlaşısı” suçlamasıyla tutuklanıp yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, salonda sık sık alkışlanan konuşmasını “Canımızı dişimize takmışız, her şeye rağmen ‘barış’ diyoruz. Yaşasın barış” sözleriyle bitirdi.
Barış Akademisyeni Melek Göregenli ise “Barışın toplumsallaşmasını konuşuyorsak demek ki toplumsallaşmamış, ortada bir barış yok” diyerek tepkisini dile getirdi. Önceki çözüm süreci ile toplumsallaşmayı kıyaslayan Göregenli, birtakım düzenlemelerin “yukarıda” yapılıp “aşağıya” yansıdığı şekilde bir öncelik sonralık ilişkisi kurulamayacağını vurguladı. İnsanların CHP mitinglerine bir gelecek projeksiyonu gördüğü için gittiğini söyleyen Göregenli “Barış aşağıda toplumsallaşacak, bu iktidar meselesi değil. Bu ülkede biz milyonlarca Türk Kürt barışı istiyoruz, biz yapacağız. Esas olan barışı için eylemektir” diye konuştu.

Akademisyen Besime Şen, Kürtçe müzik üzerine çalışmalarından bahsederek “Barışa iadeyi itibar yapmak istiyorsak önce Kürt sanatı, Kürt edebiyatından başlayabiliriz” dedi. Konferansın son konuşmacısı sosyolog Yakın Ertürk “CHP’yi eleştirme hakkını saklı tuttuğunu vurgulayarak, bütün gün salonda olan Özgür Özel’e teşekkür etti. Ertürk “Buradakilerin çoğunu tanımıyorum ama aramızda ortak bir dert var” diyerek birbirlerine güç verdiklerini ifade etti.








