Ruşen Çakır, konuğu Gıran Özcan ile ABD ve İsrail’in Kürt meselesine bakışını ve Türkiye’deki çözüm sürecinin geleceğini değerlendirdi.
Yahudi Amerikan Ulusal Güvenlik Enstitüsü (JINSA) Kürt çalışmaları uzmanı Gıran Özcan, ABD ve İsrail’in Kürt politikasını, Suriye’deki gelişmeleri ve Türkiye’deki sürecin geleceğini Ruşen Çakır’a değerlendirdi. Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlayan Özcan, JINSA’daki Kürt çalışmaları programının Washington’daki ilk ana akım Kürt programı olduğunu belirtti.
İsrail Kürtlere nasıl bakıyor?
Türkiye’de sıkça dile getirilen İsrail-Kürt ilişkilerine dair iddialar hakkında şunları söyledi:
“İsrail, Kürtlerle ilişkilerini hiçbir zaman stratejik olarak değerlendirmedi. Türkiye ile İsrail’in ilişkilerindeki en zorlu, en tansiyonu yüksek dönemlerde bile Kürtlerin İsrail ile ilişkisi Türkiye’nin %1’ine bile ulaşmamıştır.”
Özcan, her etnisitenin olduğu gibi Kürtlerin de İsrail ile diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştirme hakkı olduğunu savundu.
PKK yayınlarında dile getirilen, Paris’te İsrail ile Şam yönetimi arasında Halep operasyonlarına İsrail’in kayıtsız kalmasını içeren bir anlaşma yapıldığı iddialarına katılmadığını söyleyen Özcan, Suriye’deki Halep operasyonu ve Paris görüşmesine ilişkin değerlendirmesinde ise, “Halep saldırısının Suriye’nin kuzeydoğusundaki yayılımı ve bu saldırıların sürdürülmesi, İsrail sarı ışığından çok ABD sarı ışığıyla yapılmış görünmektedir” dedi. Paris görüşmesinde SDG’nin adının geçmediğini belirtti.

ABD’nin Kürt politikası
Özcan, ABD’nin Kürt politikasına ilişkin olarak Washington’un bütünlüklü bir yaklaşımı olmadığını söyledi. “ABD’nin de düzgün ya da iç mantığını oluşturmuş bir Kürt politikası bulunmamaktadır” diyen Özcan, Kürt meselesinin Türkiye, Suriye, Irak ve İran başlıkları altında ayrı ayrı ele alındığını vurguladı. Özcan, bu durumun ABD’nin bölgesel politikasını da etkilediğini belirtti ve ekledi: “Kürt politikası masasının Amerikan Birleşik Devletleri’nin kurumsal mekanizmaları içerisinde yer alması gerekmektedir ve bu tartışma da başlamıştır.”

“Bu meseleyi PKK ile çözmeyeceksiniz de kiminle çözeceksiniz?”
Yıllardır Kürt siyasi partilerinin “PKK’nin uzantısı” olarak tanımlandığını hatırlatan Özcan, bu tanımlamanın Kürt seçmenin büyük bölümünün PKK’ya oy verdiğini gösterdiğini savundu. “Bu meseleyi PKK ile çözmeyeceksiniz de kiminle çözeceksiniz?” diyen Özcan, sorunun çözümünde muhataplığın göz ardı edilemeyeceğini belirterek, devletin süreci doğrudan örgütün kurucu liderliği ve siyasi-askeri yapısıyla yürütmesi gerektiğini ifade etti.








