Ruşen Çakır ve Mehmet Altan Türkiye’nin Gidişatı’nın yeni videosunda hem yeni bakanları hem de küresel gelişmeleri değerlendirdi. Altan, yapay zekâ yatırımlarına dikkat çekerek “2025 yılında büyük teknoloji şirketleri yapay zekâ için 400 milyar dolar harcamış. 2030’da bu rakamın 5 trilyon dolara çıkacağı söyleniyor” dedi.
Türkiye’nin Gidişatı programının bu bölümünde yapay zekâ yatırımlarını da değerlendiren ve küresel çip satışlarının ilk kez 1 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirten Altan:
“Sanayinin yerini yapay zekâ etrafındaki sektör alıyor. Yeni bir çağ oluşuyor” dedi.
“İki buçuk milyon mail saklanıyor”
ABD’deki Epstein dosyasına ilişkin konuşan Altan, “Hepsini daha yayınlamıyorlar, orada kavga var. İki buçuk milyon mailin gizlendiği iddiaları var” dedi. Dosyanın siyasi boyutuna dikkat çeken Altan, “Amerikan Adalet Bakanlığı’nın yasa çıkarılmış olmasına rağmen iki buçuk milyon kadar maili sakladığı, Trump’ı sakındığı iddiaları var” ifadelerini kullandı.
Altan, Polonya Başbakanı Donald Tusk’ın açıklamasını aktararak şunları söyledi: “Epstein dosyasında Vladimir Putin ile ilgili binden fazla belge var. Rusya ile ilgili belge sayısı 9 binden fazla. Giderek daha fazla yorumcu bunun Rus istihbaratı tarafından hazırlanmış bir operasyon olduğunu düşünüyor.”
Dosyanın kapsamına dikkat çeken Altan, “Batı’nın etkili liderlerini ve dünyanın en büyük şirketlerinin yöneticilerini kaydetti ve filme aldı” dedi.

“Hukukun üstünlüğünde serbest düşüş var”
Altan, Türkiye’nin demokrasi ve hukuk göstergelerine ilişkin olarak “Demokrasi endeksinde 102. sıradayız. Hukukun üstünlüğünde 118’e düştük” dedi. Gelir dağılımına ilişkin de şunları söyledi: “En fakir yüzde 20, pastadan 6 dilim alıyor. En zengin yüzde 20, 48 dilim alıyor. Açlık sınırı 31 bin lira.”
Ekonomik tabloya dikkat çeken Altan, “Takibe düşen krediler 740 milyarı aşmış. Mehmet Şimşek’i görevden almak ok kurbağası zehri ile intihara benzer” dedi.

“Kapsayıcılık kalmadı”
Mehmet Altan, kabinedeki son değişikliklerin özellikle Adalet ve İçişleri bakanlıkları üzerinden devletin kapsayıcılığı tartışmasını yeniden gündeme getirdiğini söyledi. Altan, “İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’ndaki değişimin, devletin en kapsayıcı ve vatandaşlarına en objektif davranma durumunda olması gereken bakanlıklar açısından önem taşıdığını” belirterek, “Bakan değiştiği vakit bu parlamento bu hale geliyorsa orada parlamentonun ve siyasetin kapsayıcılığının kalmadığını görüyoruz” dedi. Yeni Adalet Bakanı’nın “Vatandaş gelsin şikayetini bana anlatsın” sözlerine de tepki gösteren Altan, “Bir şey olabilir mi ya? Sen kuralları uygula” ifadelerini kullandı. Altan ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal zorunluluk olduğunu hatırlattı.








