Ruşen Çakır yorumladı: CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak?

Ruşen Çakır, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in erken seçim çağrısı yaparken partinin en büyük sorunlarından birinin çözülmemiş olduğunu söyledi. Çakır, Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal edildiği için aday olamayacağını belirterek Mansur Yavaş’ın en güçlü seçenek olduğunu ancak iktidarın onu hedef alabileceğini ifade etti. Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Mersin Belediye Başkanı Vahap Seçer’in de alternatif isimler arasında yer aldığını söyleyen Çakır, CHP’nin bu konuda formüller geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Ruşen Çakır, CHP’nin erken seçim ısrarının arkasındaki en büyük soruna dikkat çekerek “CHP Ekrem İmamoğlu olmadan girdiği seçimde bir eksik başlayacak, bunu özellikle vurgulamak lazım” dedi.

Çakır, Özgür Özel’in Muğla mitinginde Erdoğan’dan tek isteğinin sandığı getirmesi olduğunu söylediğini hatırlatarak “Bunu hep yapıyor ve doğru da yapıyor, erken seçim istiyor ama ortada çok büyük bir soru işareti var” ifadelerini kullandı. Çakır, erken seçim olursa CHP’nin cumhurbaşkanı adayının kim olacağının ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.

Çakır, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edildiğini ve bunun aday olmasını engellemek için yapıldığını belirterek “18 Mart’ta diploma iptal edildi, 19 Mart’ta gözaltına alındı ve sonra tutuklandı ama buna rağmen CHP tek Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı cumhurbaşkanlığı adaylığı ön seçimini yaptı” dedi.

Çakır, dayanışma sandıklarıyla milyonlarca kişinin Ekrem İmamoğlu için oy verdiğini ve Özgür Özel’in her fırsatta “Bizim A planımızda Z planımızda Ekrem İmamoğlu var” dediğini söyleyerek bunun siyasi olarak doğru bir şey olduğunu ifade etti.

“Eğer Türkiye’de bir seçim erken ya da geç ama şu koşullarda olacak olursa Ekrem İmamoğlu’nun bu seçimlerde aday olma imkanı yok, tutuklu olduğu için değil, diploma iptal edildiği için” diyen Çakır, üniversite mezunu olma şartının bulunduğunu hatırlattı.

Çakır, İmamoğlu’nun kurulan kumpaslarla üniversite mezunluğunun lağvedildiğini ve ceza alsa da almasa da, istinafta bekleyen siyasi yasak getirebilecek kararlar olsa da sırf diploma nedeniyle bile aday olamayacağını vurguladı.

Mansur Yavaş en güçlü seçenek

Çakır, “Peki o zaman kim olacak? Bu CHP’nin en yumuşak karnı meselelerden birisi, zor bir mesele ama bunu konuşmak zorunda kalacak” diyerek partinin bu konuyu ele alması gerektiğinin altını çizdi.

İlk akla gelen ismin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğunu söyleyen Çakır, “Mansur Yavaş aslında 2023’te de ilk akla gelen isimdi, isimlerden birisiydi ve ilkiydi aslında” dedi. Çakır, yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Mansur Yavaş’ın Ekrem İmamoğlu’ndan daha iyi oy alacağının öngörüldüğünü belirterek bugün itibarıyla Yavaş’ın CHP’nin adayı olma ihtimalinin çok ciddi bir şekilde gündemde olduğunu söyledi.

Çakır, Mansur Yavaş’ın da soruşturma tehdidi altında olduğuna dikkat çekerek “Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifa süreci geçen hafta yaşandı ama en kısa zamanda AK Parti’ye pekala geçebilir, geçmese bile şu haliyle CHP’ye ve Mansur Yavaş’a çok zarar verdi” ifadelerini kullandı.

Ruşen Çakır yorumladı: CHP'nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak?
Ruşen Çakır yorumladı: CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak?

“Erdoğan Yavaş’tan kaygılanıyor”

Çakır, Mesut Özarslan olayıyla birlikte dile getirilen birtakım soruşturma taleplerinin olduğunu ve zaten Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilgili bir şeylerin mevcut olduğunu söyledi. “Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasıyla beraber İstanbul’da yaşananların tüm Türkiye’ye taşınması ihtimali çok yüksek, dolayısıyla Mansur Yavaş’ın da hedef alınma ihtimalini hiç yabana atmamak lazım” diyen Çakır, buna rağmen Yavaş’ın pekala cumhurbaşkanı adayı olabileceğini vurguladı.

Çakır, “Soruşturmaya maruz kalsa da hatta sanmıyorum ama tutuklansa bile cumhurbaşkanı adayı olabilir, Selahattin Demirtaş kaç kere oldu içeride olmasına rağmen” diyerek CHP’nin en çok oy alma potansiyeline sahip adayın Mansur Yavaş olduğunu belirtti.

Çakır, Mansur Yavaş’ın iktidar seçmeninden, MHP ve AKP seçmeninden dahi oy alabilme ihtimalinin bulunduğunu söyleyerek “Bu ihtimalin Erdoğan’ı çok ciddi bir şekilde kaygılandırdığını ve onu bu fikirden vazgeçirmek için her türlü yolu deneyeceğini düşünüyorum” dedi.

DEM Parti seçmeni de bir soru işareti

Çakır, Mansur Yavaş’ın normal şartlarda 2023 seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermiş olan DEM Parti seçmeninin büyük bir kısmının desteğini alıp alamayacağının da bir mesele olduğunu söyledi. “Hele bir de bu terörsüz Türkiye sürecinde Erdoğan o tabanın hoşuna gidecek bir takım şeyler yaparsa bunu da bir kenara koymak lazım ama her hâlükârda ilk akla gelen isim ve en güçlü aday kesinlikle Mansur Yavaş, onu özellikle vurgulamak lazım” ifadelerini kullandı.

Karalar ve Seçer de gündemde

Çakır, birtakım isimlerin zikredilmeye başlandığını belirterek Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Mersin Belediye Başkanı Vahap Seçer’in isimlerinin de dolaşıma sokulduğunu söyledi. “Bu çok şaşırtıcı değil çünkü ikisi de, her ikisi de CHP tabanından gelmiş, teşkilattan gelmiş, halkla çok iyi diyaloğu olan, politikadan anlayan iki deneyimli isim” diyen Çakır, ikinci kez belediye başkanı seçildiklerini ve pekala bir siyasi kampanya yapabileceklerini vurguladı.

Çakır, “Açık söyleyeyim her ikisi de bana göre 2018’deki Muharrem İnce’den daha parlak isimler, kesinlikle Muharrem İnce’nin yüzeyselliğinden uzak isimler, daha sahici isimler” dedi. Ancak Çakır, bu isimlerin Türkiye çapında bilinme durumlarının çok fazla olmadığına dikkat çekti.

Çakır, muhalefetteki seçmenin Erdoğan’ın gitmesini istediğini ve eli yüzü düzgün bir CHP adayına muhakkak oy vereceğini ancak burada önemli olanın şu olduğunu söyledi:

“CHP’nin oyları tek başına yetmiyor, Erdoğan’ın oyları da kendisine yetmiyor ve kamuoyu araştırmalarında hep bir şeyler var, kararsızlar var, onları çekebilmek lazım.”

Özgür Özel’in adaylığı ihtimali düşük

Çakır, birçok kişinin Özgür Özel’in aday olabileceğini söylediğini ancak bunun hiç sanmadığını belirterek “Kendisinin istediğini de düşünmüyorum ama siyaset bu, belli olmaz” dedi.

Çakır, ilk andan itibaren Özgür Özel’in CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olma ihtimalinin aklına bile gelmediğini ve bugün itibariyle de öyle düşündüğünü söyledi.

“Şu haliyle adayın kim olacağı meselesi CHP’nin ciddi bir meselesi” diyen Çakır, bugün Özgür Özel ile röportaj yapacak olsa kendisinin kesinlikle “A’dan Z’ye bütün formülümüz Ekrem İmamoğlu” diyeceğini ancak CHP’nin böyle bir sorunu olduğunu vurguladı.


Deşifre: Gülden Özdemir

Merhaba, iyi günler, iyi haftalar ve tabii ki iyi sabahlar. Dün Özgür Özel Muğla’daki mitingde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin mitinginde yine bir kere daha Erdoğan’dan tek istediklerinin sandığı getirmesi olduğunu söyledi. Bunu hep yapıyor ve doğru da yapıyor. Erken seçim istiyor. Ama ortada çok büyük bir soru işareti var. Erken seçim olursa, bir şekilde siyasi iktidar, Erdoğan erken seçim kararı alırsa Cumhuriyet Halk Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Şunu biliyoruz; 19 Mart’tan sonra, zaten 19 Mart’ın yapılma nedeni de buydu, Ekrem İmamoğlu’nun aday olmasını engellemekti. 18 Mart’ta diploması iptal edildi. 19 Mart’ta gözaltına alındı ve sonra tutuklandı. Ama buna rağmen Cumhuriyet Halk Partisi tek Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı cumhurbaşkanlığı adaylığı ön seçimini yaptı. Dayanışma sandıklarıyla milyonlarca kişi Ekrem İmamoğlu için oy verdi ve Özgür Özel de her fırsatta “Bizim A planımız da, Z planımız da Ekrem İmamoğlu.” diyor. Bu siyasi olarak doğru bir şey. Ama şu haliyle bakıldığı zaman eğer Türkiye’de bir seçim erken ya da geç ama şu koşullarda olacak olursa Ekrem İmamoğlu’nun bu seçimlerde aday olma imkanı yok. Tutuklu olduğu için değil, diploması iptal edildiği için. Çünkü üniversite mezun olma şartı var ve Ekrem İmamoğlu kurulan bütün o kumpaslarla üniversite mezunluğu lağvedilmiş birisi bu konumda ve ceza alsa da almasa da onların hepsi bir kenarda ki ayrıca istinafta bekleyen siyasi yasak getirebilecek birtakım aleyhine kararlar da var. Ama her şey bir yana sırf diploma nedeniyle bile aday olamayacak, bu haliyle yani Ekrem İmamoğlu’nun diplomasız haliyle seçim olursa.

Peki o zaman kim olacak? Bu, CHP’nin en yumuşak karnı meselelerden birisi. Zor bir mesele. Bunu konuşmak istemiyor Cumhuriyet Halk Partisi ama bunu konuşmak zorunda kalacak. Bir şekilde son iki bakan atamasının Erdoğan’ın seçim hazırlığı olduğunu söyleyenler var. Doğru, yanlış. Ama Türkiye yavaş yavaş 2026’nın ilk aylarıyla beraber hep seçimi konuşuyor olacak ve burada tabii ki kimin aday olacağı sorusu var. Erdoğan yeniden aday olacak mı, ki olacağa benziyor, kesin gibi. Bir şekilde onun formülünü bulacaktır. Onun dışında adaylar çıkacak mı? Fatih Erbakan geçen sefer imzayı topladı ama çekilmişti. Sinan Oğan benzeri milliyetçi sağın bir adayı çıkacak mı? Yavuz Ağıralioğlu aday olmayı düşündüğünü söyledi, gibi. Ama en önemlisi Erdoğan’ın ya da AKP’nin siyasi iktidarı karşısına çıkacak olan aday. İlk akla gelen tabii ki Mansur Yavaş. Mansur Yavaş aslında 2023’te de ilk akla gelen isimdi, isimlerden birisiydi ve ilkiydi aslında. Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Ekrem İmamoğlu’ndan daha iyi oy alacağı öngörülüyordu. Bugün itibarıyla Mansur Yavaş’ın CHP’nin adayı olma ihtimali tabii ki çok ciddi bir şekilde gündemde. Fakat orada da birtakım sorunlar var. Örneğin en son Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifa süreci. Geçmedi geçen hafta ama en kısa zamanda AKP’ye pekâlâ geçebilir. Geçmese bile şu haliyle CHP’ye ve Mansur Yavaş’a çok zarar verdi. Ama Mesut Özarslan olayıyla birlikte dile getirilen birtakım soruşturmalar var. Daha doğrusu soruşturma talepleri var ve zaten Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilgili bir şeyler vardı. Akın Gürlek’in adalet bakanı olmasıyla beraber İstanbul’da yaşananların tüm Türkiye’ye taşınması ihtimali çok yüksek. Dolayısıyla Mansur Yavaş’ın da hedef alınma ihtimalini hiç yabana atmamak lazım. Olsun, olsa da Mansur Yavaş pekâlâ yani soruşturmaya maruz kalsa da hatta sanmıyorum ama tutuklansa bile cumhurbaşkanı adayı olabilir. Selahattin Demirtaş kaç kere oldu içeride olmasına rağmen. Ama burada olur ve CHP’nin de en çok oy alma potansiyeline sahip adayı olur.

Fakat Mansur Yavaş’ın iktidardan, iktidar seçmeninden dahi yani MHP, AKP seçmeninden dahi oy alabilme ihtimali, siyasi geçmişi ve duruşu nedeniyle bu ihtimalin Erdoğan’ı çok ciddi bir şekilde kaygılandıracağını, kaygılandırdığını ve onu bu fikirden vazgeçirmek için her türlü yolu deneyeceğini düşünüyorum. Öncelikle bunu söyleyeyim. Bir diğer hususu da geçen bir yayında söyledim. Birileri bunu bağlamından kopararak almışlar. Bir diğer husus da Mansur Yavaş’ın normal şartlarda geçen 2023 seçimlerinde mesela Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermiş olan DEM Parti seçmeninin büyük bir kısmının desteğini alıp alamayacağı meselesi. Hele bir de bu terörsüz Türkiye sürecinde Erdoğan o tabanın hoşuna gidecek birtakım şeyler yaparsa. Bunu da bir kenara koymak lazım. Ama her hâlükârda ilk akla gelen isim ve en güçlü aday kesinlikle Mansur Yavaş. Onu özellikle vurgulamak lazım. Onun dışında birtakım isimler zikrediliyor, zikredilmeye başlandı. Adana ve Mersin’in belediye başkanları Vahap Seçer, Zeydan Karalar; bunların isimleri de dolaşıma sokulmaya başlandı. Aslında bu çok şaşırtıcı değil. Çünkü ikisi de, her ikisi de CHP tabanından gelmiş, teşkilattan gelmiş; halkla çok iyi diyalogları olan, politikadan anlayan iki deneyimli isim. İkinci kez belediye başkanı seçildiler ve pekâlâ bir siyasi kampanya yapabilirler. Açık söyleyeyim, her ikisi de bana göre o 2018’deki Muharrem İnce’den daha parlak isimler. Kesinlikle Muharrem İnce’nin yüzeyselliğinden uzak isimler, daha sahici isimler. Fakat Türkiye çapında bilinme durumları çok fazla yok. Tabii ki şu husus var: Muhalefetteki seçmen, Erdoğan’ın gitmesini isteyen seçmen, hele bir de eli yüzü düzgünse, öyle söyleyelim, bir CHP’nin adayına muhakkak oy verecektir. Ama burada önemli olan şu: CHP’nin oyları tek başına yetmiyor, Erdoğan’ın oyları da kendisine yetmiyor ve kamuoyu araştırmalarında kararsızlar var; onları çekebilmek lazım. Bu anlamda Adana ve Mersin belediye başkanlarının nasıl bir performans sergileyebilecekleri bir soru işareti.

Tabii ki şunu unutmamak lazım; 2019’da Ekrem İmamoğlu adayken birçokları “Beylikdüzü’nden geldi, bu nasıl alacak, ufak tefek birisi şudur budur.” diye bir yığın şey ürettiler. Ama Ekrem İmamoğlu gerçekten iyi bir ekiple çalışarak ve inanarak bir şekilde o seçimi aldı. İki kere aldı hatta biliyorsunuz. Dolayısıyla bu seçenekleri de akılda tutmak lazım. Tabii ki bir de hiç şu ana kadar gündeme gelmemiş isimler de olabilir. Fakat şu haliyle erken seçim ısrarı doğru olmakla birlikte CHP’nin durumunun aslında sorunlu olduğunu görmek lazım. Bu sorun aşılamayacak bir sorun değil. Şu anda Ankara’da bir cumhurbaşkanlığı ofisi var, çalışma ofisi. Orada ekipler çalışıyor. Birçok konuda çalışıyor ve herhalde bu konuyu da çalışıyorlardır. Birtakım formüller geliştiriyorlardır. Birtakım kamuoyu araştırmaları yapıyorlardır. Ama her durumda Erdoğan’ın aday olacağı tarihini bilmediğimiz bir seçimde CHP, Ekrem İmamoğlu olmadan girdiği andan itibaren bir eksik başlayacak. Bunu özellikle vurgulamak lazım. Bu manada Ekrem İmamoğlu’nun adaylığında ısrar bence çok önemli ve doğru. Ama realiteye baktığımız zaman diğer formüller üzerinde kurmayların, partinin kurmaylarının çalışıyor olması ve potansiyel aday adayları konusunda birtakım hazırlıklar yapması gerekiyor. Şu an baktığımız zaman ben bugün mesela Özgür Özel’le röportaj yapacak olsam o bana kesinlikle “A’dan Z’ye bütün formülümüz Ekrem İmamoğlu.” diyecek. Bunu biliyoruz. Ama CHP’nin böyle bir sorunu var. Bu arada dikkat ederseniz Özgür Özel’in adını hiç anmadım. Birçokları bu durumda Özgür Özel’in aday olabileceğini söylüyorlar. Ben hiç sanmıyorum. Kendisinin istediğini de düşünmüyorum. Ama siyaset bu, belli olmaz. Özgür Özel’le ilgili ilk yaptığım “Özgür Özel Mucizesi” yayınına birileri onu aday olarak pazarlamaya çalıştığım şeklinde eleştiriler, suçlamalar getirmişti. Açıkçası Özgür Özel’in ilk andan itibaren CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali hiç aklıma bile gelmedi. Bugün itibarıyla da öyle düşünüyorum ama tekrar vurgulayayım: Siyaset bu, hiç belli olmaz diyelim. Ama şu haliyle adayın kim olacağı meselesi CHP’nin ciddi bir meselesi.

Peki, bugün ithaf kim olsun? Beraber büyüdük, evet, Nilüfer. Şimdi bakıyorum, 70 yaşına varmış ki bu inanılmaz bir şey. Hep genç şarkıcı olarak bildik. Benden büyük tabii ki ama o çıktığı zaman 1972, ‘‘Kalbim Bir Pusula’’. Televizyonlarda izliyorduk, radyolarda dinliyorduk. Sonra, ‘‘Dünya Dönüyor’’. Birçok parçasıyla pop müziğin Türkiye’deki önde gelen isimlerinden birisi oldu. Sezen Aksu’dan daha önce bahsetmiştim. Nilüfer de benim kuşağımın birlikte yol aldığı bir isim. Hep böyle bir şekilde biliyorduk. Biz o sırada Galatasaray Lisesi’nde yatılı okuyorduk ve bizden çok da büyük değilmiş gibi, sanki kardeşimiz ablamızmış gibi dinliyorduk ve o hep aslında böyle oldu. Hiç büyümemiş gibi oldu. Tabii ki büyüdü, etti. Son dönemlerde açıkçası çok fazla duymuyorum, ya ben kaçırıyorum ya da gerçekten kendini çekti ama Nilüfer gerçekten Türkiye’de damga vurmuş bir isim. Popüler müzik, pop müzik anlamında Türkiye’nin 20. yüzyılının son çeyreğinde ve 21. yüzyıla taşıdığı çok önemli bir isim. Kendisini büyük bir keyifle dinledik. Hep bir utangaç hali vardır ya da bana öyle gelir. Böyle magazin vesaire gibi konularda da çok dikkat çekmedi. Tabii ki oldu; çünkü çok popüler olduğu için herkes peşindeydi. Evlilikleri oldu. Bir çocuk evlat edindiğini duymuştum, herhalde öyle olması lazım. Kendi halinde, köşesinde yaşadı. Hatta bir ara karikatürist Latif Demirci, o da rahmetli oldu, çok müthiş bir insandı Latif Demirci, onunla birlikte olduklarını duydum. Duymuştuk daha doğrusu. Herhalde doğruydu ama Latif maalesef erken bir şekilde hayatını kaybetti. Dünya dönüyor ve Nilüfer hâlâ bizim aklımızın bir yerinde melodileriyle duruyor. Kendisine burada takdirlerimi ve sevgilerimi iletiyorum. Evet, söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.