Tutuklu ETHA muhabiri Pınar Gayıp’a, haber takibinde olduğu eylemler, duruşmalar ve yaptığı röportajlar suçlama konusu yapıldı. Gözaltındaki emniyet sorgusunda Pınar Gayıp, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın sembol isimlerinden Emine Ocak’ın cenazesine katılmakla da suçlandı. Gazeteci Gayıp, 5 Şubat’tan beri tutuklu bulunuyor.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) ve kurumlarına yönelik 3 Şubat’ta 22 kentte, “MLKP silahlı terör örgütü” iddiasıyla operasyon yapıldı. ESP ile Sosyalist Kadın Meclisi (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Etkin Haber Ajansı (ETHA), DİSK/Limter-İş, Polen Ekoloji ve BEKSAV’a operasyon düzenlendi.
Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilen aralarında gazeteci, siyasetçi ve aktivistlerin de bulunduğu 47 kişinin tutuklanmasına, 9 kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildi. Tutuklama kararlarına, “delillerin henüz toplanmamış olmasını, kaçma ve saklanma şüphesi” oluşu iddiaları gerekçe gösterildi.
ETHA çalışanı gazeteciler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Elif Bayburt ve Müslüm Koyun da operasyonun ardından tutuklandı. Tutuklanan Gürbüz, Gayıp ve Bayburt Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne, Koyun ise Metris Cezaevi’ne gönderildi.
Gizli tanık ifadesi soruldu: “ETHA’da muhabir olduğunu biliyorum”
Gazeteci Pınar Gayıp’ın gözaltındaki ifadesi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde alındı. Pınar Gayıp’a gözaltındayken “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “terör örgütü propogandası yapmak” suçlaması yöneltildi. Gayıp, Emniyet’teki sorulara yanıt vermeyip susma hakkını kullandı, ayrıntılı ifadesini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdi.
Gayıp’a ilk olarak, 24 Nisan 2021’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade veren “M4L1T2P5Z3” kod adlı gizli tanığın beyanları soruldu. Gizli tanığın, ETHA için “MLKP terör örgütünün dijital basın yayın organıdır” ifadesini kullandığı devamında Pınar Gayıp’ın “alanlarda çalışıp bilgi toplayıp ETHA sosyal medya hesabında yayınladığını” iddia ettiği görüldü.
Gayıp’a, gizli tanık ifadesi üzerinden “MLKP terör örgütünün basın yayın alanındaki yapılanması olan ETHA içerisindeki faaliyetleriniz hakkında detaylı ifadenizi veriniz” diye soruldu. Hiçbir delil ve karar olmaksızın ETHA’nın “terör örgütü uzantısı” olduğuna yönelik ifadeler kullanıldı.
Haber takibinde olması suçlama konusu yapıldı
Pınar Gayıp’a suçlama konusu yapılan sorulardan biri de ETHA’da çalıştığına dair tanık ve itirafçı ifadeleriydi. Bir tanık ifadesinde Pınar Gayıp için “ETHA’da muhabir olduğunu biliyorum” beyanı dahi suçlama konusu yapıldı.
Pınar Gayıp’a, adliyede duruşma takibi için bulunması, yaptığı röportajlar üzerine konuşmaları da suçlama olarak yöneltildi. Öte yandan Gayıp, Suruç anması için Şanlıurfa’daki Suruç Aile Mezarlığı’nda gazetecilik faaliyeti kapsamında görüntü almak ve haber takibi yapmakla da suçlandı.
“Emine Ocak’ın cenazesine neden katıldın” suçlaması
Pınar Gayıp’ın, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın sembol isimlerinden, 27 Mayıs 1995’te Galatasaray Meydanı’na ilk çıkan annelerden biri olan Emine Ocak’ın cenaze törenini takip etmesi de suçlama konusu yapıldı. Gayıp’a, onlarca gazeteci, avukat, aktivist ve hak savunucularının katıldığı cenaze törenine “neden katıldığı, talimatı kimden aldığı” soruldu.
Gayıp’ın, gazeteci arkadaşlarına gönderdiği 100, 65 TL gibi miktarlar da “Para transferleri kimin talimatıyla ve ne amaçla yapıldı” diye soruldu.
Emniyet’teki işlemlerin ardından Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilen ve tutuklama istemiyle çıktığı İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nde savunma yapan Gayıp, “Belgelerde var, haber takibi yaparken boynumda fotoğraf makinesiyle haber takibi yaptığım görünüyor, Etkin Haber Ajansı da yasadışı bir kurum olarak göstermişlerdir, yasal işlemlerini tamamladık, yasal işlemlerden geçti, her sene ETHA için vergi ödüyoruz, kolluğun talimatıyla hazırlanmış olan bir dosyadır, kendileri de benim gazeteciliği beyan etmişlerdir, suçlamaları reddediyorum, 10 yıldır gazetecilik yapıyorum 84 ülkede geçerli olan bir basın kartım var” dedi.
Gayıp, “Delilleri yok etme, gizleme, mağdur, tanık ve diğer kişiler üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma konusunda kuvvetli şüphe oluşturması, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması” iddiaları gerekçe gösterilerek 5 Şubat’ta tutuklandı.
Ne olmuştu?
3 Şubat Salı sabah saatlerinde ESP, SGDF, SKM, DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası, Polen Ekoloji, BEKSAV ve çeşitli kurumlara yönelik operasyon düzenlendi.
Operasyonlarda aralarında ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni de de bulunduğu 96 kişi gözaltına alındı.
ESP’ye yönelik operasyonda gözaltına alınan siyasetçi, gazeteci, öğrenci ve aktivistlerin olduğu 47 kişi, “delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma ve saklanma şüphesi” gerekçesiyle tutuklandı.







