Yazar Halenur Çalışan “Topraktaki Yıldızlar” adlı kitabını Müge İplikçi’ye anlattı. Eserleri aracılığıyla özellikle çocuk ve genç okurlara tarih bilincini ve savaş karşıtı mesajları aktarmayı hedefleyen Çalışan, kitabının bir yıl süren bir araştırmaya dayalı olduğunu söyledi.
Yazar Halenur Çalışan, kitabı Topraktaki Yıldızlar’ı Müge İplikçi’ye anlattı. Savaş karşıtlığı ile vatan sağ olsun söylemlerinin birbirine zıt olduğunu belirten Çalışan, savaşları asimetrik ve simetrik savaş olmak üzere ikiye ayrıldığını söyleyerek, “Biz vatan sağ olsun cümlesini vatanımızı savunurken söylüyoruz. Çanakkale bizim açımızdan asimetrik bir savaştı. Biz orada savunma yapmak zorundaydık. Çocuklar bu ayrımı çok güzel yapıyorlar” dedi.

Çanakkale’ye insani bir bakış
Halenur Çalışan, kitabın Çanakkale’ye bir saygı duruşu niteliğinde olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Topraktaki Yıldızlar Çanakkale’ye bir selam, bir saygı duruşu. Ezbere bildiğimiz kahramanlık hikâyelerinden sıyrılıp gerçekten ne olduğunu ve geride kalan insanların neler yaşadığını anlamaya çalıştım.”
10 yaş ve üzeri okurlar için yazdığı kitapta, olayların 1915 yılında İstanbul’da yaşayan bir ailenin etrafında geliştiğini söyleyen Çalışan, hikâyede; Balkan Savaşı’nda şehit düşen büyük oğul Rauf’un ardından aile üyelerinin yaşadığı değişimi ve Çanakkale’ye gönüllü giden gençlerin hikâyesini anlattığını söyledi.
Kitap tanıtım bülteni
Ben bir ev kedisiydim, ismim Züleyha.
1915 yılında, güzelliği dillere destan bir evde yaşayan Züleyha. Evin dört çocuğunun bütün sırlarını bilen Züleyha.
Ben, işinde gücünde bir ev kedisiydim sadece.
Hayatımız ne güzeldi! Eğlenirdik, sevinirdik, en fazla ortalığı dağıtıp fırça yerdik.
Uğursuz bir kelime hayatımıza girdi. Her şeyi değiştirdi. Bizim büyük oğlanları tutmak mümkün olmadı. Ama ikizleri o tehlikeli yolculukta yalnız bırakamazdım.
İstanbul’dan, çılgın bir destanın yazıldığı Çanakkale’ye uzanan bir hikâye anlatacağım size.
Biraz gülmeye, biraz da heyecanlanmaya hazır olun.
Her şeyi anlatacağım. Bana ne olduğunu da…
Topraktaki Yıldızlar, 1915’te İstanbul’da yaşananları konu eden bir ilk gençlik romanı. Gittikçe yoksullaşan bir şehirde, her şeye rağmen hayatın hakkını vermeye çalışan dirençli insanların hikâyesi… Olup bitenler bir kedinin ağzından, o kedinin yaramazlıkları, merakı ve mizahıyla anlatılıyor. İstanbul’da başlayan yolculuk, Çanakkale Cephesi’nin labirent gibi uzanan siperlerine kadar ilerlerken Halenur Çalışan’ın ezber bozan kalemi geride kalanların dünyasını görünür kılıyor.
Ve kitap okuru kaçınılmaz soruyla baş başa bırakıyor: Vatan niçin sağ olmalı?







