Konuşmazsak Olmaz (15) – Onur Alp Yılmaz ile söyleşi: Bir yılın ardından 19 Mart süreci

İstanbul (Medyascope) – Siyasetbilimci Onur Alp Yılmaz, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve gözaltına alınmasının birinci yıldönümünde Türkiye’deki siyasi durumu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) performansını ve ülkenin geleceğini kapsamlı bir şekilde Medyascope’a değerlendirdi.

Doç. Dr. Onur Alp Yılmaz, CHP’nin 19 Mart’tan sonra ahlaki üstünlüğü almasına rağmen bu üstünlüğü iktidarın “yüz yıllık sorunu çözüyoruz” çerçevesiyle kurduğu komisyon masasına katılması nedeniyle kaybettiğini ileri sürdü.

Onur Alp Yılmaz & Ali Deniz Çakır
19 Mart sürecinin birinci yılı

Yılmaz düşüncesini şöyle gerekçelendirdi:

“Komisyon masası AKP’nin CHP’den ahlaki üstünlüğü alma girişimiydi ve üzülerek söylüyorum ki büyük ölçüde başarılı oldu. ‘Yüz yıllık sorunu çözüyoruz’ denildi ve İmamoğlu’nun tutuklanması bir detaya indirgenmiş oldu.”

19 Mart sürecinin birinci yılı

CHP’nin komisyona kategorik olarak karşı olmasını gerekmediğini savunan Yılmaz, bu noktada CHP’nin komisyona katılmadan önce Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasını ön koşul olarak sunması gerektiğinin altını çizdi. Yılmaz’a göre CHP, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasını ön koşul olarak sunsaydı, iktidar hem DEM Parti tabanına hem de MHP tabanına süreçle ilgili açıklama yapmakta zorlanacaktı. Yılmaz, CHP’nin bu eksikliğinin, iktidara “maliyetsiz bir saha” sunduğunu düşünüyor.

“İmamoğlu’nun geleceği dünyanın gidişatından bağımsız değil”

Yılmaz, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi geleceğinin dünyadaki siyasetten bağımsız olmadığını düşünüyor. Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:

“Artık çok çıplak güç mücadelelerinin var olduğu bir dünyayla karşı karşıyayız. Mesela Amerika ve Avrupa arasında bir ayrışma var ama CHP’nin Avrupa’ya yatırım yapmasını doğru bulmuyorum. Gelinen noktada Batı’nın Erdoğan’la girdiği ilişkileri içeriye karşı teşhir eden bir anlayışa ihtiyaç var. Erdoğan’ı gidip Batı’ya teşhir eden bir zihniyete gerek yok çünkü zaten batı Erdoğan’ın ne olduğunu biliyor. Anti-emperyalist dili mümkün olduğu kadar siyasetin merkezine yerleştirip bu anlayışı hangi ülke benimsiyorsa onunla ilişki kurmak lazım.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.