Rivayet Muhtelif programında İran savaşını değerlendiren Dr. Erhan Keleşoğlu, İran’ın ateşkes değil kalıcı barış anlaşması aradığını söyledi. Keleşoğlu, savaşın 23. gününde petrolün 112 dolara çıktığını, Türkiye’de kimyasal hammadde fiyatlarının üç katına yükseldiğini ve bölgenin yeni ittifaklar ekseninde yeniden şekillendiğini anlattı.
Rivayet Muhtelif programında konuşan Dr. Erhan Keleşoğlu, 28 Şubat’ta başlayan ve 23 gündür süren İran Savaşı’nı değerlendirdi. İsrail’in hedefinin rejim değişikliği değil, İran’ın bölgedeki etki kapasitesini ortadan kaldırmak olduğunu savunan Keleşoğlu, “İsrail’in istikrara ihtiyacı yok; kendi yönetebileceği bir kaosa ihtiyacı var” dedi.
Petrol fiyatları ve ekonomik yansımalar
Petrol fiyatlarının 60 dolardan 112 dolara çıktığını belirten Keleşoğlu, Türkiye’de kimya sektörü hammadde fiyatlarının yüzde 200-300 arttığını aktardı. ABD’nin İran’ın tankerlerinde depoladığı petrole satış izni verdiğini hatırlatan Keleşoğlu, bu adımın yaklaşık 14 milyar dolarlık bir değer taşıdığını ve fiyatları dengeleme amacı güttüğünü söyledi.

İran barış istiyor, Körfez ülkeleri sarsıldı
Keleşoğlu’na göre İran, füze stoklarını yeniledi, komuta merkezlerini bölgeselleştirdi ve uzun süreli savaşa hazırlandı: “İran’ın hedefi ateşkes değil, kalıcı bir barış anlaşması.”
Öte yandan ABD’nin Körfez ülkelerine danışmadan savaşa girmesi bölgesel ittifakları sarstı. Suudi Arabistan’ın İsrail’in Katar’a saldırısının ardından Pakistan ile savunma işbirliği anlaşması imzaladığını aktaran Keleşoğlu, bunun Riyad’a nükleer caydırıcılık sağladığını söyledi.

Türkiye savaşın dışında kalmak istiyor
Türkiye’nin İncirlik Üssü’nü savaşa destek için ABD’ye açmadığını vurgulayan Keleşoğlu, İran’ın Kürecik’i hedef almayarak Ankara’ya “bu savaşın dışında kal” mesajı verdiğini söyledi. Kürt grupların olası bir kara harekatına katılımını ise gerçekçi bulmadığını belirten Keleşoğlu, böyle bir adımın İran içindeki milliyetçiliği güçlendireceğini ve Kürt siyasi örgütlerinin bu riski gördüğünü aktardı.








