İSTANBUL (Medyascope) – Ruşen Çakır Ceng Sağnıç ile “İran Kürtleri savaşa neden dahil olmuyor?” sorusunu değerlendirdi. Sağnıç, Kürtlerin savaşa dahil olmamasının temel nedeninin plansız bir askeri girişime sıcak bakmamaları olduğunu vurguladı.
Ruşen Çakır ile Ceng Sağnıç, İran Kürtleri’nin savaşa dahil olmamasının sebeplerini ele aldı. Sağnıç, Kürtlerin sahaya inmesini engelleyen faktörlerden birinin bölgesel aktörlerin yeni bir parçalanma sürecinden çekinmesi olduğunu söyledi:
“Ortadoğu bir Arap Baharı travmasının atlatmanın eşiğinde. Bu yüzden herhangi bir ayrıştırıcı veya mezhepsel projenin ciddi bir tepki oluşturduğunu görüyoruz. İran’da muhtemel bir Kürt askeri varlığının, İran’ın da parçalanmasının başlangıcı olacağına dair bir fikir oluştu ve bu çok tehlikeli bir fikir olarak değerlendirildi.”
Kürtlerin savaşa dahil olmamasının temel nedeninin plansız bir askeri girişime sıcak bakmamaları olduğunu söyleyen Sağnıç, “Kürtlerin başarılı olabilmesi için ön koşullardan birisi bir acil eylem planı şeklinde değil, ABD ve İsrail yapısal bir strateji içerisinde bulunmalarıydı. Zaten Kürtler de bunu açık şekilde aktardılar. Taleplerinin başında bir garanti almaları veya gelecekteki bir otonomiye ABD’nin destek vereceği sözü değil, İran’la ilgili genel stratejinin içerisinde konumlandırılmaları vardı” dedi.
“İran’ın parçalanmasını istemediler”
Ceng Sağnıç, Kürtlerin sahaya inmemesinin bir diğer sebebinin, İsrail ve ABD gibi büyük güçlerin İran’ın parçalanmasını istememesi olduğunu öne sürdü:
“İsrail dahil İran’ın bölünmesiyle ilgili masaya konmuş hiçbir proje yok. Bölünecek bir İran’ın Orta Doğu’nun tamamında nasıl bir etki yaratacağını öngörmek mümkün değil. İran’daki olası bir bölünmenin Kuzey Afrika’dan Körfez’e kadar zincirleme sonuçlar doğurabileceği düşünülüyor.”
Kürtlerin temkinli davranmasının kendi tarihsel deneyimlerinden kaynaklandığını da belirten Sağnıç, “Kürtler, ABD ve İsrail ile kısa vadeli bir askeri araç olmak istemediklerini, İran’la ilgili genel stratejinin içerisinde yer almak istediklerini söylediler. Bu garanti verilmeden hareket etmek, Kürtler açısından ciddi bir risk” dedi.
“Kürtler tamamen dışarıda değil”
Sağnıç, Kürtlerin tamamen devre dışı kalmadığını, ancak rollerinin değiştiğini söyledi:
“Şu an Kürtler konuşulmaları gereken kadar konuşuluyorlar. İran’daki en güçlü askeri ve siyasi aktörlerden biri olarak ama sahada savaşan bir güç olarak değil, İran muhalefetinin bir parçası olarak yer alıyorlar. Bu da Kürtlerin doğrudan askeri aktör olmaktan ziyade siyasi denklemin içinde konumlandığını gösteriyor.”







