TÜİK ile Ticaret Bakanlığı’nın şubata ilişkin geçici verilerine göre dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 15,9 artarak 9 milyar 31 milyon dolara ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 72,7’den yüzde 70’e geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı’nın şubata ait geçici dış ticaret verileri açıklandı. Genel Ticaret Sistemi kapsamındaki verilere göre ihracat, geçen yılın şubatına kıyasla yüzde 1,5 artarak 21 milyar 49 milyon dolara ulaştı. İthalat ise aynı dönemde yüzde 5,5 yükselerek 30 milyar 80 milyon dolara çıktı.
Dış ticaret açığı bu gelişmeler sonucunda 7 milyar 796 milyon dolardan 9 milyar 31 milyon dolara yükseldi, artış oranı yüzde 15,9 oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı da şubatta bir yıl önceki yüzde 72,7 düzeyinden yüzde 70’e indi. Toplam dış ticaret hacmi ise yüzde 8,7 büyüyerek 42 milyar 863 milyon dolara ulaştı.
Ocak-şubat döneminde açık 17 milyar doları geçti
Yılın ilk iki aylık diliminde de açık genişlemeyi sürdürdü. Ocak-şubat döneminde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 azalarak 41 milyar 361 milyon dolara geriledi. İthalat ise yüzde 2,8 artarak 58 milyar 776 milyon dolara yükseldi.
Böylece ocak-şubat dönemindeki dış ticaret açığı, 15 milyar 306 milyon dolardan 17 milyar 415 milyon dolara çıktı, artış oranı yüzde 13,8 oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı da bu dönemde yüzde 73,2’den yüzde 70,4’e geriledi.
Enerji ve altın dışı açık 3 milyar dolara yaklaştı
Enerji ürünleri ile parasal olmayan altın dışarıda tutulduğunda tablo değişiyor. Şubatta bu kalemlerin dışındaki ihracat yüzde 4,4 artarak 19 milyar 99 milyon dolardan 19 milyar 935 milyon dolara çıktı. Aynı kapsamdaki ithalat ise yüzde 12,8 yükselerek 20 milyar 328 milyon dolardan 22 milyar 928 milyon dolara ulaştı.
Enerji ve altın hariç dış ticaret açığı şubatta 2 milyar 993 milyon dolar olarak belirlendi. Bu kalemlerin dışında ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 86,9 düzeyinde kaldı.
- Koronavirüs sonrası Avrupa ekonomisi: Merkel ve Macron’dan 500 milyar euroluk fon önerisi
- Öcalan’ın açıklamasına bölgeden tepkiler
- Bursa’da saldırıya uğrayan Amedspor’dan beş talep
- Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyaretine tepkiler sürüyor: İnsan hakları örgütleri suç duyurusunda bulundu
- Nuray Mert ile Soru-Cevap (87): “İmamoğlu CHP’de liderlik pozisyonuna talip olabilecek tek kişi”
Dış ticaret açığı nedir? Nasıl hesaplanır?
Ticaret açığı, en basit tabiriyle bir ülkenin dışarıdan satın aldığı malların (ithalat) değerinin, dışarıya sattığı malların (ihracat) değerinden daha fazla olması durumudur.
Ekonomi terminolojisinde buna dış ticaret açığı da denir. Eğer bir ülke ürettiğinden fazlasını tüketiyor ve bu farkı dış dünyadan mal alarak kapatıyorsa, bilançoda eksiye düşer.
Temel formül:
Bir ülkenin dış ticaret dengesi şu şekilde hesaplanır:
Ticaret Dengesi = İhracat – İthalat
- Sonuç Pozitifse (+): Ticaret Fazlası (Ülke kârda).
- Sonuç Negatifse (-): Ticaret Açığı (Ülke içeridekinden fazlasını dışarıya ödüyor).
Bir örnekle somutlaştıralım:
Diyelim ki Türkiye, bir yıl içinde dünyaya 250 milyar dolar değerinde mal sattı (bor, fındık, otomobil vs.). Ancak aynı yıl dışarıdan 360 milyar dolar değerinde mal aldı (petrol, doğalgaz, akıllı telefon vs.).
Hesap: $250 – 360 = -110$ milyar dolar.
Bu durumda ülke 110 milyar dolar ticaret açığı vermiş olur.
Dış ticaret açığı neden oluşur?
Bir ülkede ticaret açığının kronikleşmesinin birkaç temel sebebi olabilir:
- Üretim kapasitesinin yetersizliği: Ülke, halkının ihtiyaç duyduğu malları (teknoloji, gıda, enerji vb.) yeterince üretemiyordur.
- Enerji bağımlılığı: Petrol ve doğalgaz gibi temel enerji kaynaklarında dışa bağımlı olmak, fiyat artışlarında açığı büyütür.
- Döviz kuru etkisi: Yerel para biriminin aşırı değerli olması, ithalatı ucuzlatırken ihracatı zorlaştırabilir (ya da tam tersi durumlarda hammadde ithalatı pahalılaşabilir).
- Tüketim alışkanlıkları: Toplumun yerli ürünler yerine ithal lüks tüketime yönelmesi.
Ticaret açığı kötü bir şey midir?
Bu sorunun cevabı, açığın neden kaynaklandığına bağlıdır:
- Kısa vadeli/Stratejik açık: Eğer bir ülke fabrikalar kurmak, altyapısını geliştirmek veya teknoloji üretmek için dışarıdan makine ve hammadde alıyorsa; bu “iyi” bir açıktır. Çünkü bu yatırımlar ileride daha fazla üretim ve ihracat sağlayacaktır.
- Kronik/Tüketim odaklı açık: Eğer açık sadece borçlanarak yapılan tüketimden (ithal telefonlar, otomobiller vb.) kaynaklanıyorsa, bu durum uzun vadede döviz rezervlerinin erimesine ve ekonomik krize yol açabilir.








