Ruşen Çakır’ın konuğu Prof. Dr. Serhat Güvenç, son gelişmelerle yeniden gündeme gelen Türkiye’de uzun süredir tartışma konusu olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni, Boğazlar’daki son askerî hareketlilikten, Kanal İstanbul tartışmalarına kadar birçok başlıkta değerlendirdi.
Prof. Serhat Güvenç, İstanbul Boğazı’ndaki son askerî hareketliliğin Ukrayna savaşı sonrası planlanan barış süreciyle ilgili olduğunu belirtti. Güvenç, “Türkiye bu çok uluslu güce katkı verme niyetini daha önce açıkladı. Karadeniz güvenliği kapsamında bir rol üstlenmesi bekleniyor” dedi.
Gelişmelerin yeni olmadığını vurgulayan Güvenç, 6 Ocak’ta Paris’te yayımlanan deklarasyonun ve 15 Ocak’taki açıklamaların bu sürecin başlangıcı olduğunu belirterek Mart ayında gördüğümüz adımların bunun devamı olduğunu söyledi.
“Montrö delinmiyor, aksine Türkiye kontrolü artırmak istiyor”
Boğazlardaki faaliyetlerin Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tehlikeye attığı yönündeki iddialara da değinen Güvenç, bu yorumlara katılmadığını söyledi. Güvenç, “Bu tür bir deniz unsurunun Montrö’yü delmesi mümkün değil. Türkiye tam tersine kontrolü elinde tutmak istiyor” diye konuştu.

Türkiye’nin Karadeniz’de bölge dışı ülkelerin askerî varlığını sınırlamak istediğini belirten Güvenç, “Bu girişim aslında ‘başka kimse girmesin, kontrol bende olsun’ yaklaşımının bir sonucu” dedi.
Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Türkiye’nin Montrö’yü başarıyla uyguladığını söyleyen Güvenç, “Türkiye hem Rusya’yı hem de NATO ülkelerini Karadeniz’e savaş gemisi göndermeme konusunda ikna edebildi” dedi.

Kanal İstanbul ile ilişkisi
Güvenç, Kanal İstanbul’un Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni etkileyip etkilemeyeceği sorusuna şöyle yanıt verdi:
“İstanbul Boğazı’na alternatif bir geçiş kullanıldığı takdirde bu geçişi kullanan gemiler Montrö hükümlerine tabi olacak mı olmayacak mı? Tartışma bu. Ama Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde, boğazlar bölgesinden söz edilir. Dolayısıyla sadece İstanbul Boğazı’nı baypas edecek bir kanal yetmez. Çanakkale Boğazı’nı da baypas edecek bir kanal açıldığı takdirde bu kanallarda Montrö rejimi uygulanmaz ve gerçekten de delinmiş olur. Bu girişim Kanal İstanbul’la sınırlı kaldığı takdirde Montrö rejiminde fiilen ve yasal olarak herhangi bir aşınma söz konusu değil. Kanal, İstanbul’dan geçecek, ticaret gemileri ve savaş gemileri Çanakkale Boğazı’na girdiklerinde yine Montrö hükümlerine tabi olacaklar.”








