ANKARA (Medyascope) – CHP lideri Özgür Özel, ara seçim çağrısının ardından siyasi parti ziyaretlerine DEM Parti ile başladı. Boşalan sekiz milletvekilliğinin yerine seçim yapılabileceğini belirten Özel “İstanbul birinci bölgede seçmenin karşısına çıkmaya AK Parti’nin cesareti var mı?” diye sordu.

Haberin özeti
- Özgür Özel, ara seçim çağrısının ardından ilk ziyaretini DEM Parti’ye gerçekleştirdi.
- Özel, İstanbul birinci bölgedeki AK Parti’nin cesaretini sorguladı ve ara seçim yapılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
- CHP’nin seçim güvenliği ve mevcut milletvekillerinin istifası konusundaki tartışmalara değinildi.
- Özel, ayrıca Siyasi Etik Yasası ve İran savaşına karşı önlemleri gündeme getirdi.
- DEM Parti, CHP’nin ara seçim çağrısına destek vererek demokratikleşmeyi önceliklendirdi.
Bilmeniz gerekenler
- Özel’in ziyaretleri devam edecek
- “Boşalan sekiz milletvekilliği için ara seçim zorunlu”
- “İstanbul’da AK Parti’nin cesareti var mı?”
- “En dayanışması gerekenler”
- Gündemde İran, çözüm süreci ve “Siyasi Etik Yasası” da var
- “Daha güçlü mücadele ve dayanışma”
- Süreç için iktidara çağrı, Özel ve İmamoğlu’na teşekkür
- “Önce siyaset karar verecek”
- Öcalan’ın doğduğu ev müze mi olacak?
- Ne olmuştu?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim çağrısının ardından DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ı ziyaret etti. Bir saat 40 dakika süren görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada Özel gündemlerini sıraladı.
Özel’in ziyaretleri devam edecek
Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından yaptığı açıklamada ara seçimi gündeme getirmişti. Bu gündemle Özel siyasi parti ziyaretlerine başladı, ilk adresi DEM Parti oldu.
Görüşmede DEM Parti heyetinde Eş Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Rüştü Tiryaki ve Elif Bulut yer aldı. Özel’e ise CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile Genel Başkan Yardımcıları Gökçe Gökçen ve Sezgin Tanrıkulu eşlik etti.
Özel’in 8 Nisan Çarşamba günü İstanbul’da TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan’ı, 9 Nisan Perşembe ise Ankara’da İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret etmesi planlanıyor.
“Boşalan sekiz milletvekilliği için ara seçim zorunlu”
CHP’nin sandığı koruma konusunda saldırı altında olduğunu söyleyen Özel, demokratik zemini korumak için destek talebini tüm siyasi partilere ilettiklerini dile getirdi. Anayasa’nın 78. maddesine referansla Özel, seçimden sonraki ilk 30 ayda ve sonraki seçimlere 12 ay kala ara seçim olamadığını ancak 30 milletvekili koltuğunun boşalması durumunda bu zaman kuralına bakılmaksızın ara seçim olması gerektiğini anlattı.

Mevcut durumda boşalan sekiz milletvekilliği olduğunu belirten Özel, “AK Parti’den öncesinde Türkiye demokrasisinde kanuna uygun ve anayasanın emirlerine uygun şekilde bu ara seçimler hep yapıldı. Bir an önce Türkiye Cumhuriyeti’nin, TBMM’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması, bu konuda da Meclis Başkanı’nın üzerine düşen görevi yapması zorunludur” diye konuştu. Özel, nasıl bir yol izleyecekleri konusunda iktidara “öngörülebilirlik lüksü” tanımak istemediğini vurguladı:
“Ara seçim yapılsın da biz 22 milletvekili mi istifa ettiririz, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana gibi Türkiye açısından çok önemli fikirler verecek büyük şehirlerde mi milletvekili istifa ettiririz, Türkiye coğrafyasında en çok seçmeni götürecek şekilde mi istifa ettiririz ya da sadece İstanbul’da mı olur? Onlar Cumhuriyet Halk Partisi’nin o an vereceği kararlardır. Burada bir öngörülebilirlik lüksünü iktidara tanımak istemem. Kimse şöyle düşünmesin: ‘22 milletvekili istifa etmezse ara seçim olmaz.’ O ara seçim olacak, Anayasa öyle diyor. Olmazsa Numan Bey de, iktidar partisi de anayasanın emrettiği bir ara seçimden kaçma sorumluluğunu taşır. O ara seçimin yapılması ile ilgili irade ortaya çıkmalıdır.”
“İstanbul’da AK Parti’nin cesareti var mı?”
Milletvekilliği düşürülen Can Atalay’ı hatırlatan Özel, “Hatay boş mu değil mi, onu Numan Bey’den duymak istiyoruz mesela. Bizce Hatay boş değil. Numan Bey’in derhal inisiyatif olarak Meclis’e çağırması gerektiği bir pozisyonda” dedi. Özel, Can Atalay’ın hâlâ milletvekili olduğunu ve aslında yedi milletvekilliğinin boşaldığını söyledi.

30 milletvekilinin istifasıyla ara seçime zorlamayı daha önce tartıştıklarını aktaran Özel, İstanbul birinci bölgede bakan olarak atanan Murat Kurum’dan ve hayatını kaybeden Sırrı Süreyya’dan boşalan yerlere dikkat çekti. Özel “İstanbul birinci bölgede seçmenin karşısına çıkmaya AK Parti’nin cesareti var mı?” diye sordu.
Ara seçim için milletvekillerinin istifa edip etmeyeceği sorusuna Özel, “Başta İstanbul’un tümü olmak üzere AK Parti’nin milletin iradesine saldırdığı her yerde daha çok seçmen fikrini söylesin diye düşünüyoruz. Bu başka bir şey. AK Parti’nin ‘Evet’ine kalmamış ara seçimin yapılması” diye konuştu.
“En dayanışması gerekenler”
Özel, ziyaret ettiği DEM Parti heyetine şu sözlerle teşekkür etti:
“Biz buraya siyaset yapmak üzere gelmedik. Biz buraya siyaset kurumunun içinde bulunduğu çoklu saldırı ve milletin karşı karşıya olduğu çoklu zorluklara karşı en dayanışması gerekenler, bu zulmü yapanlara karşı bütün muhalefetin bir ve beraberce mücadele hattında olması için ve bugüne kadarki birleşik mücadelenin artırılması ve pekiştirilmesine yönelik toplam bir talebin ilk ziyaretini yapmak üzere geldik. Ev sahipliği için ve bugüne kadar partimizle gösterilmiş olan, bizleri de fevkalade memnun eden dayanışma için özellikle teşekkür ediyorum.”
Gündemde İran, çözüm süreci ve “Siyasi Etik Yasası” da var
Özel, CHP Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin İran savaşına karşı hazırladığı önlem paketini sunduğunu açıkladı.
Görüşmenin bir diğer başlığı da “Siyasi Etik Yasası” oldu. Yasa teklifinin Meclis’te beklediğini söyleyen Özel “Başbakanlığı döneminde buna ‘AK Parti’de görev yapacak il ve ilçe başkanı bulamazsın’ diye karşı çıkmıştı Erdoğan, o pozisyonunu sürdürüyor” dedi. Özel şöyle devam etti:
“Ben de büyük bir özgüvenle diyorum ki kendine güvenen, hesabını – kitabını, malvarlığını her şeyini bir ortaya koysun bakalım. Bugünden sonrası için. Ben iddia ediyorum, bugünden geriye dönük için. Ekrem İmamoğlu da bundan muaf değildir, Özgür Özel de muaf değildir. Ancak Erdoğan da muaf değildir, Akın Gürlek de muaf değildir. Hepimizin bütün malvarlıkları açılsın ve nasıl edindiğimiz araştırılsın. Bu konuda Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun özgüveni tamdır. Siyasete girdiği günden sonra bir zenginleşme yaşamamıştır bir siyaset yoluyla. Biz de öyle düşünüyoruz. Bütün siyasetçilerin de bu konuda yaklaşımını duymak istiyoruz. DEM Parti’nin; zaten her sene, herhalde sekiz senedir Cumhuriyet Halk Partisi bunu gündeme getirir, Meclis’teki tutumu da zaten son derece olumludur, özgüvenlidir.”
“Daha güçlü mücadele ve dayanışma”
Tülay Hatimoğulları, temel başlıklarından birinin ekonomik kriz olduğunu söylerken “İktidar muhalefetin önerilerini önemle ele almalı, dikkate almalı, hayata geçirmeli” dedi. “Türkiye’nin etrafını savaş yangını sarmış durumda” diyen Hatimoğulları, iktidarı muhalefetin dayanışmasını bölmekle, yargıyla zayıflatmaya çalışmakla suçladı:

“Yargı krizi bir demokrasi krizidir. Defaatle ifade ettik; seçilmişler tutuksuz yargılanmalıdır. Başta Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere bütün seçilmiş belediye başkanları serbest bırakılmalıdır. Kayyumlar ortadan kaldırılmalıdır. Seçilmiş belediye eşbaşkanları ve belediye başkanları hızla görevlerine iade edilmelidir. Can Atalay’ın AİHM ve AYM kararına rağmen hâlâ hapiste tutulması bir suçtur. Bugün demokrasinin karşı karşıya kaldığı en önemli tehlike, seçme ve seçilme hakkının yurttaşın elinden alınmasıdır. CHP belediyelerine sistematik operasyonlar hukuki değildir, siyasidir. Siyaseti dizayn etme hamleleridir ve biz DEM Parti olarak başından beri bunun karşısında olduğumuzu belirttik. Yargı iktidarın vesayetinden derhal kurtulmalıdır. Baskılara karşı daha güçlü bir mücadelenin ve daha güçlü bir dayanışmanın örneklerini hep beraber sergilemenin zamanıdır.”
Meclis’te boşalan milletvekillikleri için seçim yapılabileceğini kaydeden Hatimoğulları, “Toplum bir erken seçim beklentisi içindeyse DEM Parti olarak toplumun bu mesajını alırız. Olası bir seçime hazırlıklı olduğumuzun altını çizmek isterim” diye konuştu.
Milletvekillerinin istifası durumunda Meclis oylamasında DEM Parti’nin tavrının ne olacağı sorusuna Hatimoğulları, konunun bu şekilde gündeme gelmediği ve kurullarında değerlendirmedikleri şeklinde yanıt verdi.
Süreç için iktidara çağrı, Özel ve İmamoğlu’na teşekkür
Çözüm süreci için yasal düzenlemelerin hızla tamamlanması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları şöyle konuştu:
“Baştan beri bir yavaşlıkla bu sürecin ilerletilmeye çalışıldığının ve aslında ilerletilmediğinin altını biz her fırsatta çizdik. Bir komisyon oluştu, bu komisyon görevini tamamladı ve parlamentoya raporunu sundu. Şimdi yapılması gereken, hukuki ve yasal düzenlemelerle ilgili paketlerin hızlıca çalışılması ve hızlıca bir çerçeve yasanın üzerinde emek verilmesidir. Ama hâlâ bu konuda atılmış bir somut adım yok. İktidar partisi ve ortağı elbette hepimizden daha sorumlu. Çünkü şu anda Meclis çoğunluğu ellerinde. Bir kez daha iktidara sesleniyoruz, devlet aklına sesleniyoruz. Bu süreç İran’daki gelişmeleri izlemeyi gerektiren bir süreç değildir. Bu süreç AKP-DEM Parti arasına sıkıştırılmış bir diyalog ve görüşme süreci değil, 86 milyonun demokrasisinin mümkün olmasıyla gerçekleşecek bir süreçtir. Bu sürecin başarısı ana muhalefet partisi ve bütün siyasi partilerin, bütün toplumsal öznelerin ortak tavrıyla da mümkündür. Bu konuda başından beri bizlerle dayanışma içinde olan ve bu süreci destekleyen CHP’ye ve özel olarak Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na partimiz adına teşekkürlerimizi sunuyorum.”
Hatimoğulları, Özel’in Siyasi Etik Yasası çağrısını destekleyerek sadece seçilmişleri değil, bürokratları da kapsaması gerektiğini belirtti. Seçim güvenliğini de ele aldıklarını belirten Hatimoğulları, dijital saldırı ve müdahale ihtimaline karşı teknolojik donanımın da hazırlanması gerektiğini vurguladı.
“Önce siyaset karar verecek”
Hatimoğulları, süreç için hazırlanacak yasanın örgüt yöneticilerini kapsamayacağı iddiasına dair soruyu “Sonuç alıcı ve kapsayıcı” bir yasa olması gerektiği şeklinde yanıtladı. Hatimoğulları şöyle konuştu:
“Sonuç alıcı, sonuç odaklı olarak yapılması gereken şey artık ihtisas komisyonlarının teknik anlamda yasaları hazırlamaya başlamasıdır. Fakat bunun için de siyasetin karar vermesi gerekiyor. Yani siyaset karar vermeden komisyonların kendi kendisine toplanıp bir çerçeve yasa çıkarmayacağını çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla sırasıyla yapılacak işleri özetleyecek olursak: Birincisi, siyaset karar verecek ve diyecek ki biz Nisan ayında çerçeve yasayı çıkarıyoruz. Bunun için de komisyona bir görev verilecek. Komisyonun da bununla ilgili yapmış olduğu çalışmaları ya da yapacağı çalışmaları hızlandırması gerekiyor. Tabii ki bazı taslakların hazırlandığı duyumlarını almıyor değiliz. Ama bu taslakların ne şekilde hazırlandığını, içeriğinin ve çerçevesinin neyi ihtiva ettiğini bilmiyoruz. Dolayısıyla bunu görmemiz lazım.”
Öcalan’ın doğduğu ev müze mi olacak?
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın doğduğu evin müze olacağına dair iddiaların sorulması üzerine Hatimoğulları “Sayın Öcalan’ın doğduğu evin müze olmasını tabii ki isteriz. Olursa da ne güzel olur. Bununla ilgili de girişimler oluyor” dedi.
İmralı Adası’nda Öcalan için yeni yerleşke tartışmalarıyla ilgili çalışma ofisi mi, konut mu olacağı sorusuna Hatimoğulları, “Bizim bilgimiz dahilinde olan orada bir konutun olduğu, yapıldığı. Fakat bu tartışmayı dört duvar arasına sıkışmış bir tartışma olarak görmüyoruz. Bu sürecin başlatıcısı, en önemli aktörü olarak Sayın Öcalan’ın özgür yaşayabileceği ve çalışabileceği ortam sağlanmalı. Yani Türkiye’deki bütün siyasi partiler, hukukçular, akademisyenler ve gazetecilerle görüşmek istediğini biliyoruz. Bu olanakların sağlanması, iletişim kanallarının açılması” diye yanıt verdi.
Ne olmuştu?
Özel, “Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz. Her şeyi göze alacağız” derken, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’tan görüşme talep edeceğini belirtti. Özel, Kurtulmuş ile görüşmenin neyle ilgili olacağına dair soruya ise “Ara seçime yöneliktir. Anayasa’nın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı’nın da alması gereken bir tutum var. Biz de bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini düşünüyoruz. O konuda da bu ara seçim kararının alınması, güvencenin ortaya çıkmasıyla birlikte çok iddialı bir hamlemiz daha olacak. Onu o gün duyuracağız size” diye yanıt verdi.
CHP’nin ara seçim çağrısına ilk yanıtı DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, seçim tartışmalarının bazı şeylerin üstünü örttüğü ve öncelikli gündemlerinin demokratikleşme olduğu şeklinde vermişti. Tuncer Bakırhan ise 4 Nisan’da Özel’in çağrısına “CHP’nin böyle bir çağrı yapması onun en doğal hakkıdır. Niye erken seçim çağrısı yaptığına değil, aslında CHP’nin maruz kaldığı baskılara ve zulüm politikalarına karşı çıkmamız gerekiyor” diye karşılık verdi.








