İSTANBUL (Medyascope) – ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının 39. gününde savaş hem sahada hem söylemde yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya girdi. Gün boyunca İran’ın farklı şehirlerinden patlama ve hava saldırısı haberleri gelirken, Washington yönetimi İran’a verdiği süre 8 Nisan’da TSİ 03:00’te dolmadan önce baskıyı en üst seviyeye çıkardı. Tahran ise geri adım atmayacağını açık biçimde ilan etti.

Haberin özeti
- İran’da savaşın 39. günü, ABD ve İsrail’in baskılarının arttığı bir döneme işaret ediyor.
- İran Cumhurbaşkanı, 14 milyon İranlının savaşa can vermeye hazır olduğunu belirtirken, bu durum iç konsolidasyon ve psikolojik caydırıcılık hedefli bir hamle olarak değerlendiriliyor.
- ABD Başkanı Trump, İran’a yönelik sert bir ültimatom vererek, medeniyetin yok olabileceğini vurguladı.
- İran’a yönelik saldırılar, askeri hedeflerin yanı sıra sivil altyapıyı da kapsıyor ve bu durum sivil kayıplara yol açıyor.
- Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, nükleer tesislere yönelik saldırılara karşı ciddi uyarılarda bulundu ve diplomatik çözümler hala belirsizliğini koruyor.
Bilmeniz gerekenler
“14 milyon kişi canını vermeye hazır”
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, günün en dikkat çekici açıklamalarından birine imza attı. Associated Press’e göre Pezeşkiyan, aralarında kendisinin de bulunduğu 14 milyon İranlının savaşta hayatını feda etmeye gönüllü olduğunu duyurdu. Pezeşkiyan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “14 milyondan fazla İranlı hayatını feda etmeye hazır. Ben de İran için canımı vermeye hazırım” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, İran’ın yalnızca askeri değil toplumsal düzeyde de bir seferberlik mesajı verdiğini ortaya koydu. Yaklaşık 90 milyon nüfusa sahip ülkede bu ölçekte bir söylem, hem iç kamuoyunu konsolide etmeye hem de ABD’ye karşı psikolojik caydırıcılık oluşturmaya yönelik güçlü bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Trump’tan son saatlerde sert ültimatom
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik ültimatomunu daha da sertleştirdi. Trump, İran’ın talepleri kabul etmemesi halinde “bu gece bütün bir medeniyet yok olacak” diyerek şimdiye kadarki en ağır ifadelerinden birini kullandı.
Washington yönetimi, özellikle Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması ve İran’ın askeri faaliyetlerini durdurması için kesin bir süre tanırken, aksi durumda geniş çaplı ve yıkıcı saldırıların gerçekleştirileceğini açıkça dile getirdi. Bu açıklamalar, ABD’nin diplomatik çözüm ihtimalini geri plana iterek askeri seçenekleri önceliklendirdiği yorumlarına yol açtı.
Ulaşım altyapısı da hedefte
Sahada ise saldırıların kapsamı genişledi. İranlı yetkililer, gün içinde Kaşan’daki bir demiryolu köprüsünün, Meşhed’deki bir tren istasyonunun ve Tebriz-Tahran otoyolu yakınındaki bir köprünün hedef alındığını bildirdi.
İsrail ordusu da Farsça yaptığı açıklamada İran halkına tren kullanmamaları ve demiryolu hatlarından uzak durmaları çağrısı yaptı. Bu uyarı, saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını ve ulaşım altyapısının da doğrudan hedef alındığını ortaya koydu. Bu durum, sivillerin güvenliği konusunda endişeleri ciddi şekilde artırdı.
Hark Adası vuruldu: Enerji hattına darbe
Günün en kritik gelişmelerinden biri de İran’ın petrol ihracatının kalbi sayılan Hark Adası’na yönelik saldırılar oldu. ABD’nin, Trump’ın verdiği sürenin dolmasına saatler kala adaya yeniden saldırı düzenlediği bildirildi.
Hark Adası, İran’ın ham petrol ihracatının büyük bölümünü gerçekleştirdiği ana terminale ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle bölgeye yönelik saldırılar, yalnızca askeri bir hamle değil aynı zamanda İran ekonomisini doğrudan hedef alan stratejik bir baskı olarak değerlendiriliyor. Enerji altyapısına yönelik bu tür saldırıların küresel petrol piyasaları üzerinde de ciddi etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
Alborz’da en az 18 ölü: Sivil kayıplar artıyor
Sivil kayıplar ise artmaya devam etti. Tahran’ın kuzeybatısındaki Alborz vilayetinde düzenlenen bir hava saldırısında en az 18 kişi hayatını kaybetti, 24 kişi yaralandı.
Gün boyunca ülkenin farklı bölgelerinden de ölü ve yaralı haberleri geldi. Bu tablo, savaşın giderek daha fazla sivil yaşamı etkilediğini ve insani krizin derinleştiğini ortaya koyuyor. Özellikle ulaşım altyapısı ve yerleşim alanlarına yakın noktaların hedef alınması, can kaybı riskini daha da artırıyor.
Nükleer alarm: Bushehr için kritik uyarı
Çatışmanın en tehlikeli boyutlarından biri ise nükleer güvenlik konusu oldu. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı, Bushehr nükleer santrali çevresinde gerçekleşen saldırılara ilişkin ciddi uyarılarda bulundu. Ajans, bu tür saldırıların “çok gerçek ve ciddi sonuçlar doğurabilecek bir nükleer risk” taşıdığını belirterek derhal durdurulması gerektiğini açıkladı.

Tahran geri adım atmıyor
İran Devrim Muhafızları, ABD’nin kırmızı çizgileri aşması ve sivil tesisleri hedef almaya devam etmesi halinde verilecek karşılığın bölgeyle sınırlı kalmayacağını açıkladı. Açıklamada, ABD ve müttefiklerinin petrol ve gaz akışından uzun süre mahrum bırakılabileceği vurgulandı.
Diplomasi çıkmazda
Diplomatik cephede ise ilerleme yok. ABD ile İran arasında doğrudan temas bulunmazken, dolaylı mesaj trafiği sürüyor ancak bu temaslar somut bir müzakere sürecine dönüşmüş değil. Uluslararası aktörlerin ateşkes çağrıları devam etse de sahadaki askeri yoğunluk bu çağrıların karşılık bulmadığını gösteriyor.






