ANALİZ | İran’da ateşkes Trump’a nefes aldırdı, peki ya sonra?

Donald Trump

İSTANBUL (Medyascope) – Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında ilan edilen iki haftalık ateşkes, ABD Başkanı Donald Trump’a kısa vadede bir çıkış yolu sundu. Peki bu hamle gerçekten bir başarı mı, yoksa daha büyük bir belirsizliğin başlangıcı mı?

Haber özeti

  • İran’da ateşkes Trump için kısa vadeli bir siyasi kazanç sağladı ama bu, kalıcı bir çözüm değil.
  • Ateşkes, Trump’a sıkıştığı ikilemden kurtulma imkanı sundu ve siyasi kredibilitesini korumaya yardımcı oldu.
  • Ancak Trump’ın sert söylemi, uluslararası sistemi hedef alarak ABD’nin küresel rolünü değiştirdi.
  • İran’ın sunduğu şartlar, Washington için kabul edilmesi zor talepler içeriyor ve kritik konular hala çözülmemiş durumda.
  • Bu ateşkes, İran-ABD ilişkileri ve dünyanın ABD’ye bakış açısını kalıcı olarak etkileyebilir.
Donald Trump

Washington’da saatler 18.32’yi gösterdiğinde ABD Başkanı Donald Trump bir paylaşım yaptı ve ABD ile İran’ın “kesin” bir barış anlaşmasına çok yaklaştığını duyurdu ve iki haftalık ateşkesi açıkladı. Bu açıklama, birkaç saat sonra yürürlüğe girecek geniş çaplı saldırı tehdidinin hemen öncesine denk geldi.

Zamanlama kritikti çünkü Trump kendisini sıkıştığı bir ikilemden kurtardı: Ya İran’a yönelik “bir medeniyet yok olacak” sözünü hayata geçirerek savaşı tırmandıracak ya da geri adım atarak siyasi kredibilitesini zedeleyecekti. Ateşkes kararı, bu iki riskli seçeneğin ortasında bir çıkış yolu sundu.

Trump ne kazandı?

İlk bakışta tablo Trump lehine görünüyor. Savaşın başladığı günden beri sert ve eşi benzeri görülmemiş tehditler savurdu, ardından İran’ın daha önce reddettiği bir ateşkesi kabul ettiğini açıkladı. Bu açıdan bakıldığında Beyaz Saray’ın “baskı işe yaradı” tezini savunması şaşırtıcı değil.

Üstelik ekonomik cephede de kısa vadeli bir rahatlama sinyali geldi. Petrol fiyatlarının 100 doların altına gerilemesi ve ABD borsalarının yükselmesi, piyasaların en kötü senaryonun şimdilik ertelendiğine inandığının göstergesi.

Trump açısından bu ateşkes kararı; anketlerde düşen güvenoyu, parti içi eleştiriler ve enerji fiyatlarının baskıladığı bir ekonomi ortamında önemli bir nefes alma anı.

Tarihçi ve yazar Timothy D. Snyder da sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, “Trump bu savaşı her türlü anlamda – ahlaken, hukuken, politik olarak, ekonomik olarak, itibar açısından ve stratejik olarak – kaybetti” yazdı.

Trump için İran savaşının bedeli

Ancak bu “başarı”nın ciddi bir maliyeti var. Trump’ın kullandığı dil, Amerikan başkanları arasında benzeri görülmemiş bir sertlikteydi. Trump, “Bir medeniyet yok olacak” gibi tehditleriyle yalnızca İran’ı değil, uluslararası sistemi de hedef aldı.

Trump’ın saldırılar boyunca takındığı tutum ve yaptığı açıklamalar, ABD’nin küresel rolüne dair algıyı da değiştirdi. Bir zamanlar istikrar sağlayıcı güç olarak görülen Washington, artık uluslararası düzeni sarsan bir aktör.

Üstelik Trump yalnızca rakiplerinden değil, kendi partisinden de eleştiriler aldı. Cumhuriyetçi isimlerin bile bu söylemi “ters etki yaratacak” ve “büyük hata” olarak nitelendirmesi, iç politikada da çatlaklar oluştuğunu gösteriyor.

Ateşkes mi zaman kazanma hamlesi mi?

Asıl soru şu: Bu gerçekten bir barış süreci mi, yoksa sadece zaman kazandıran bir ara mı?

Önümüzdeki iki haftalık süreçte taraflar kalıcı bir anlaşma için müzakere edecek. Ancak İran’ın sunduğu şartlar — ABD’nin bölgeden çekilmesi, yaptırımların kaldırılması ve tazminat ödenmesi — Washington açısından kabul edilmesi zor talepler.

Öte yandan Trump’ın sık sık dile getirdiği İran’ın nükleer programı, zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti ve bölgedeki vekil güçler üzerindeki etkisi gibi kritik başlıklar hâlâ çözülmüş değil. Hürmüz Boğazı’nın açılması bile İran’ın bu stratejik noktadaki gücünü daha görünür hale getirdi.

Medyascope yorumcusu ve Washington’daki düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsü’nde (Middle East Institute, MEI) Türkiye’ye yönelik araştırma programının kurucusu ve yöneticisi Gönül Tol da Trump’ın geri adım attığını belirterek, “İran için Hürmüz üzerinde kurduğu kontrol en az nükleer silah elde etmek kadar kullanışlı. ABD için de bu durum İran’ın nükleer silah elde etmesinden daha tehlikeli çünkü bu kontrol İran’a sadece tüm dünyaya karşı kullanabileceği bir koz vermekle kalmıyor, önemli bir gelir de sağlıyor” diye yazdı.

İran’da ateşkes Trump için ne anlama geliyor?

Sonuç olarak, bu ateşkes Trump için kısa vadeli bir siyasi kazanım sağladı. Krizi tırmandırmadan geri çekilmenin bir yolunu buldu ve bunu “başarı” olarak çerçeveledi. Ancak bu, kalıcı bir çözüm değil. Daha çok, ertelenmiş bir kriz.

Ve belki de en kritik sonuç şu: Ortadoğu’daki 40 günlük savaş, yalnızca İran-ABD ilişkilerini değil, dünyanın ABD’ye nasıl baktığını da kalıcı biçimde değiştirdi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.