İSTANBUL (Medyascope, Ajanslar) – Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran, Hürmüz Boğazı’nda “güvenli geçiş” ve iki haftalık şartlı ateşkes konusunda anlaştı. Bu süre zarfında İran, Hürmüz Boğazı’ndan gemi trafiğine izin verecek.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarının ardından taraflar, Hürmüz Boğazı’nda “güvenli geçiş” ve iki haftalık şartlı ateşkes konusunda anlaştı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmaması durumunda “Bir medeniyetin yok olacağını” söylemişti.
Ateşkes kararı, Trump’ın son tehdidinden saatler sonra geldi. Bu açıklamadan sonra petrol fiyatları geriledi, brent petrolün varil fiyatı şu anda 95 dolar seviyesinde.

Görüşmelere arabuluculuk eden Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin yalnızca belirli bölgeleri değil, Lübnan dahil “her yerde” geçerli olacağını söyledi. Şerif, “Tüm anlaşmazlıkların nihai olarak çözülmesi için müzakereleri sürdürmek üzere heyetlerini 10 Nisan Cuma günü İslamabad’a davet ediyorum” dedi.
With the greatest humility, I am pleased to announce that the Islamic Republic of Iran and the United States of America, along with their allies, have agreed to an immediate ceasefire everywhere including Lebanon and elsewhere, EFFECTIVE IMMEDIATELY.
— Shehbaz Sharif (@CMShehbaz) April 7, 2026
I warmly welcome the…
ABD Başkanı Donald Trump da bu kararın İran’ın Hürmüz Boğazı’nı “tam, derhal ve güvenli” şekilde açmayı kabul etmesi şartına bağlı olduğunu belirtti.
Trump, Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda, geçici ateşkesi kabul etmesinin nedeni olarak “askeri hedeflerin tamamına zaten ulaşmış olmalarını” gösterdi.
Beyaz Saray da İran ile varılan ateşkes anlaşmasının ardından “zafer” ilan etti.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, İran’a yönelik saldırıların durdurulması şartıyla ateşkesi kabul ettiklerini açıkladı, Boğaz’dan geçişler İran ordusu tarafından koordine edilecek. Tahran ayrıca, İran, Irak, Lübnan ve Yemen’deki saldırıların tamamen sona erdirilmesini, İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılmasını, ABD tarafından tutulan İran fonlarının ve dondurulmuş varlıkların serbest kalmasını ve İran’a “yeniden yapılanma maliyetleri” için tazminat ödenmesini içeren 10 maddelik bir plan yayınladı.
İran’dan gelen 10 maddelik teklifin müzakereler için “müzakere edilebilir bir temel” olduğunu belirten Trump, geçmişteki anlaşmazlık başlıklarının büyük bölümünde uzlaşı sağlandığını kaydetti.
İran’ın 10 maddelik planında ne var?
- Irak, Lübnan ve Yemen’deki savaşın tamamen sona erdirilmesi
- İran’a yönelik savaşın süre sınırı olmaksızın tamamen ve kalıcı olarak sona erdirilmesi
- Bölgedeki tüm çatışmaların bütünüyle sona erdirilmesi
- Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması
- Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğü ve güvenliğini sağlamak için bir protokol ve koşullar oluşturulması
- İran’a yeniden inşa maliyetleri için tam tazminat ödenmesi
- İran’a yönelik yaptırımların tamamen kaldırılması taahhüdü
- ABD tarafından tutulan İran’a ait fonların ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması
- İran’ın hiçbir şekilde nükleer silah edinmeyeceğine tam bağlılık göstermesi
- Yukarıdaki koşulların onaylanmasının ardından tüm cephelerde derhal ateşkesin yürürlüğe girmesi

İsrail’in ateşkese tepkisi ne oldu?
Ateşkes kararının ardından İsrail’de sirenler çalmaya başladı ve İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran’dan fırlatılan füzeleri engellediklerini açıkladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada ise, “İsrail, İran’ın boğazları derhal açması ve ABD, İsrail ve bölgedeki ülkelere yönelik tüm saldırıları durdurması şartıyla, Başkan Trump’ın İran’a yönelik saldırıları iki hafta süreyle askıya alma kararını desteklemektedir” denildi.
Öte yandan İsrail Başbakanlığı, ateşkesin Lübnan’daki Hizbullah’a karşı saldırıları kapsamadığını belirtti. Pakistan Başbakanı Şerif daha önce ateşkes kararının Lübnan’ı da karşıladığını söylemişti.
Netanyahu’nun Trump’ın karar alma süreçlerine ne kadar dahil olduğu ya da etkili olduğu belirsiz.
Şimdi ne olacak?
Arabuluculuk görevini yürüten Pakistan, tüm anlaşmazlıkları çözmek adına tarafları 10 Nisan Cuma günü İslamabad’a davet etti.
Nasıl olursa olsun, müzakerelerin çok zor geçeceği aşikâr.
İran ve ABD, geçtiğimiz yıl nükleer anlaşmanın gidişatı konusunda iki tur görüşme yapmışlardı. Her iki görüşmenin ortasında da ABD ve İsrail, İran’a saldırmıştı.





