ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının altıncı haftasında ilan edilen ateşkes, ateş altında yaşayan Ortadoğu’daki tüm siviller için bir soluklanma dönemi. Bu 40 günlük savaşın kazananı yok ancak siyasi olarak en ağır bedeli İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ödüyor olabilir.
ABD ve İran arasında haftalar süren çatışmaların ardından varılan ateşkes, sahadaki yıkımı durdurmuş olsa da siyasi ve stratejik sonuçlara ilişkin tartışmaları derinleştirdi. Guardian’ın kıdemli muhabiri Peter Beaumont’un analizine göre, İran savaşının en büyük kaybedeni İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu.
- İran savaşına dair bütün haberlerimizi buradan okuyabilirsiniz.
- İran savaşının kronolojisi: Gün gün ne yaşandı?
Netanyahu’nun yıllardır dile getirdiği hedefler — İran’daki rejimin zayıflatılması, nükleer kapasitenin ciddi şekilde geriletilmesi ve askeri gücün kırılması — sahada karşılık bulmadı. Buna karşılık İran, ağır kayıplar vermesine rağmen rejimini ayakta tutmayı başardı ve askeri kapasitesini büyük ölçüde korudu.
İran savaşının kaybedeni Netanyahu
İsrail iç siyasetinde eleştiriler sertleşti. Ana muhalefet lideri Yair Lapid, “İsrail, ulusal güvenliğinin merkezindeki kararlar alınırken masada bile değildi” diyerek hükümeti hedef aldı. Lapid, “Ordu üzerine düşeni yaptı ama Netanyahu siyasi ve stratejik olarak başarısız oldu” dedi.
Sol görüşlü Demokratlar Partisi lideri Yair Golan da ateşkesi “İsrail’in gördüğü en ağır stratejik başarısızlıklardan biri” olarak tanımladı.
İsrail basınında yer alan bilgilere göre Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ı ateşkese karşı ikna etmeye çalıştı. Ancak Washington’un karar sürecinde İsrail’i sınırlı ölçüde dahil ettiği öne sürüldü. Bu durum, iki ülke arasındaki ilişkiler açısından da dikkat çekici bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
Gazze’deki soykırım nedeniyle zaten yoğun eleştiri altında olan İsrail’in uluslararası konumu da bu savaşla birlikte daha fazla tartışılır hale geldi. Özellikle ABD kamuoyunda İsrail’e yönelik desteğin zayıfladığına işaret ediliyor.
İç politikada ise Netanyahu için zorlu bir dönem başlıyor. Seçim yılına girilen ülkede, savaşın vaat edilen sonuçları üretmemesi hükümet üzerindeki baskıyı artırabilir.
Ortaya çıkan tablo net: Netanyahu’nun yıllardır “varoluşsal tehdit” olarak tanımladığı İran meselesinde dengeler büyük ölçüde değişmedi. Büyük yıkım ve yüksek maliyete rağmen somut bir stratejik kazanım elde edilmedi.
- Trump’ın İran savaşındaki hedefleri neydi, ne oldu?
- ANALİZ | İran’da ateşkes Trump’a nefes aldırdı, peki ya sonra?
- Ruşen Çakır yorumladı | Erdoğan’ın yurtta barışa ne zaman ihtiyacı olacak?
- Hafta Başı (73): İran savaşı ve Türkiye | İBB davası başladı
- Netanyahu’dan Erdoğan’a yanıt: “Senden ders alacak değilim”






