İSTANBUL (Medyascope / DHA) Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde suçlamaları reddetti.

Haberin özeti
- Eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku soruşturmasında suçlamaları reddetti.
- Sonel, Gülistan Doku’yu tanımadığını ve olayla ilgili hiçbir ilgisinin olmadığını belirtti.
- Silah ve tecavüz iddialarını yalanlayan Sonel, bu konuların midelerini bulandırdığını ifade etti.
- Jandarma raporuna göre, Gülistan Doku’nun cesedinin bir mezarlığın yanına gömüldüğü ve ardından çıkarıldığı iddia edildi.
- Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma devam ediyor ve eski Vali Tuncay Sonel hakkında da soruşturma başlatıldı.
Bilmeniz gerekenler
Son dakika haberlerini Medyascope’tan takip edin.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan 10 kişi arasında yer alan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in, savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı.
Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiçbir şekilde tanımadığını, kendisiyle bir iletişimi olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia etti.
“İsmini bile duymadım”
DHA’nın geçtiği habere göre, Gülistan Doku’nun adını kaybından sonra basından duyduğunu belirten Sonel şöyle devam etti:
“Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bu olayla ilgisi yoktur. Kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Arkadaş grubumdan hiç birisi de tanımazdı. Gizli Tanık ‘Şubat’ın beyanlarında geçen aleyhimde olan hususların hiçbirini kabul etmiyorum. 5 Ocak 2020 tarihinde araç ile Elazığ ilinden Tunceli’ye gelişimin görüldüğü, ancak öncesinden Elazığ istikametine çıkışımın görülmediği hususuyla ilgili bir diyeceğim yoktur. Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır.”
“Tecavüz lafını duydukça tiksiniyorum”
Soruşturma dosyasında yer alan silah ve tecavüz iddialarına dair savunma yapan eski Tunceli Valisi’nin oğlu Sonel, “Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur. Benim de kız kardeşim var. (Umut ile telefon görüşmeleri) Bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamam mümkün değildir. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir ilgim ve bilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa, bunu yapan kişi aşağılık birisidir. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar. Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü acıları var ve empati yapıyorum. Akrep veya MP5 tarzı silahlar ne bende ne de aracımda asla bulunmamıştır” ifadelerini kullandı.
“İsimim babam vali olduğu için geçiyor”
Cinayet gecesine dair daraltılmış baz raporları ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarının sorulması üzerine Sonel, “Bahsettiğiniz tarih çok eski, sıradan bir gün olduğu için hatırlamam mümkün değil. Biz o yoldan sadece araçla geçerken yakıt alır veya turlardık. Kesinlikle durup bekleme yapmazdık. O bölgede hareket halinde olduğumuz için telefonlarımızın baz vermesi normaldir. Ayrıca Gülistan Doku’yu tanımıyorum ki barajda bulunan makas, reçete veya notun ona ait olduğunu bileyim. İsmini dahi bilmediğim bir kızın olayında benim ismimin geçmesi de babamın vali olmasındandır. Ben sade bir Türk vatandaşıyım. Yaşantım da o yöndedir” dedi.
Jandarma raporu ne diyor?
Savcılık sevk yazısında yer alan gizli tanık beyanında; Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu yanındaki diğer şüpheli Umut Altaş ile birlikte öldürdüğü, ardından koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun cesedi Pertek ilçesi Koçpınar köyündeki bir mezarlığın yanına gömdüğü iddia edildi. Bu beyan üzerine 12 Ocak 2025 tarihinde bölgede yer altı görüntüleme cihazı (YGC) ile yapılan tarama sonuçları raporda şöyle yer aldı:
“İlgili alanda daha önceden bir kazı yapıldığı, bir şahsın gömülerek yaklaşık 1-2 yıl içerisinde buradan çıkartıldığı, tespit edilen boşluğu ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluşturulduğunun değerlendirildiği tespit edilmiştir.”
Ne olmuştu?
Gülistan Doku, Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisiydi. 4 Ocak 2020’de kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu’ndan (KYK) ayrıldı ve 5 Ocak 2020’de yurda dönmedi. Doku’nun dönmemesi üzerine arkadaşları endişelenip Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu ve ailesine haber verdi.
Doku ailesi, 6 Ocak 2020’de Emniyet Müdürlüğü’ne Gülistan Doku için kayıp başvurusunda bulundu. Emniyet, Gülistan Doku’nun arkadaşlarıyla görüştü, telefon sinyallerini ve şehirdeki MOBESE kayıtlarını izledi. İncelemeler sonucunda Doku’nun Atatürk Mahallesi’ndeki minibüs durağından üniversiteye giden araca bindiği ancak üniversiteye gitmediği gözlemlendi.
İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı 7 Ocak 2020’de arama çalışması başlattı. Amcası, Gülistan Doku’nun kaybolmadan bir gün önce eski erkek arkadaşı Zaynal Abakarov ile tartıştığını ve Abakarov’un Doku’ya zor kullandığını söyledi. Bu iddianın doğru olduğu ortaya çıktı.
Telefon sinyallerini tarama çalışmaları Uzunçayır Baraj Gölü ve Dinar Deresi çevresinde yoğunlaştırıldı. Yaklaşık on gün sonra basına yansıyan görüntülerde Gülistan’ın, Abakarov’un çalıştığı kafeye gittiği ve Abakarov ile tartıştığı görüldü.
“İntihar” algısı
Aynı gün anaakım medyada Doku’nun intihar etmiş olabileceğine dair haberler yayımlanmaya başladı. Doku ailesi bu iddiaları kabul etmedi.
Ailenin avukatı, Abakarov’un şüpheli olarak tutuklanması için 17 Haziran 2020’de Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verdi. Haziran ayındaki incelemede Abarakov’un 26 Şubat 2020’de bir arkadaşına telefonuna bir gün sonra el konulacağına dair mesaj attığı ortaya çıktı. İncelemeler sonucunda Abakarov’un Gülistan Doku’nun dosyasına erişimi olduğu anlaşıldı. Abakarov’un tutuklanma talebi ise reddedildi.
Abarakov’un Asayiş Şube’de görevli üvey babası Engin Yücer, sosyal medya hesabından Gülistan Doku’nun intihar ettiği iddiasına dair bir fotoğraf paylaştı ve bunun dosyada bulunduğunu belirtti. Ancak savcı, dosyada böyle bir bilginin olmadığını söyledi. Doku ailesi bunun üzerine suç duyurusunda bulundu.
Bu arada 22 Haziran 2020’de abla Aygül Doku, ifade vermek üzere Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne çağrıldı.
Uzunçayır Baraj Gölü içinde ve Sarısaltuk Viyadüğü çevrelerinde su altında yapılan arama çalışmaları İçişleri Bakanlığı talimatıyla 6 Temmuz 2020’de durduruldu. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Doku ailesi 17 Temmuz’da görüştü. Görüşmenin ardından barajdaki su boşaltıldı ve su altı arama çalışmaları yeniden başladı.
Tarihler 21 Temmuz 2020’yi gösterdiğinde bilirkişi raporu savcılığa gönderildi. Raporda yer alan görüntülerde Abakarov’un Gülistan Doku’yla “ihtar ve ikaz eder biçimde fazlaca ısrarcı şekilde konuştuğu” belirtildi.
Doku ailesinin avukatı bu görüntüler üzerine, 23 Temmuz 2020’de Abakarov için tekrar tutuklama talep etti ancak bu talep “hukuka uygun bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Abakarov’un ifadesinin alınmasına karar verildi. Abarakov ve babası Engin Yücer dosyada şüpheli olarak yer aldı.
6 yıl sonra yeniden
Gülistan Doku’nun ailesi 24 Ocak 2024’te Abarakov’un tutuklanması ve Yücel’nin şüpheli sıfatıyla dosyaya girmesi talebinde bulundu. Aile ayrıca dönemin valisi Tuncay Soyel hakkında “görevi kötüye kullanmaktan” suç duyurusunda bulundu.
Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Zaynal Abarakov‘un da bulunduğu 13 kişi 13 Nisan 2026’da gözaltına alındı.
15 Nisan 2026’da Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi.
16 Nisan 2026’da eski polis memuru Gökhan Ertok tutuklandı. Ertok’un Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girerek iki kişiyi sildiği iddia ediliyor. Ertok’un ardından Gülistan Doku’yla son temas eden kişi olduğu iddia edilen İl Özel İdaresi’nde görevli olan Erdoğan Elaldı da tutuklandı.
Aynı gün gizli tanık “Şubat”, dönemin eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı Uzi ile öldürdüğünü ileri sürdü. Sabah gazetesinin ulaştığı ifadede cinsel saldırı, hamilelik ve delil karartma iddiaları da yer aldı.
17 Nisan 2026’da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatıldı. Müfettiş olarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde çalışan Sonel açığa alındı.








