İlayda Zorlu için yapılan eylemlere polis müdahale etti

İSTANBUL (Medyascope, BirGün, Evrensel) – Eylemlere katıldığı için ailesinin polisler tarafından arandığı iddia edilen ve polis olan babasının silahıyla intihar ettiği ileri sürülen üniversite öğrencisi İlayda Zorlu için yapılan eylemlere polis müdahale etti.

İlayda Zorlu
İlayda Zorlu için yapılan eylemlere polis müdahale etti (Fotoğraf: BirGün)


Haberin özeti

  • İlayda Zorlu, polis babasının silahından çıkan bir kurşunla hayatını kaybetti; gençlik örgütleri bu durumu sistematik şiddet olarak nitelendirdi.
  • Ankara’da toplanan gençlik örgütleri, Zorlu’nun ölümünün ‘intihar değil, sistematik şiddetin sonucu’ olduğunu savundu ve aile içindeki baskıları dile getirdi.
  • Yetkililer, Zorlu’nun ölümünü ‘intihar’ olarak değerlendirdi; gençlik örgütleri ise bunun devlet ve polis işbirliğinin sonucu olduğunu belirtti.
  • Zorlu’nun üniversite gençliğinin mücadelesinde aktif bir rol oynadığı ifade edildi ve ailesinin tehditler aldığı açıklandı.
  • İstanbul’daki eylemde polis biber gazı kullanarak müdahale etti ve 10’dan fazla kişi gözaltına alındı.



Hatay’da, polis olan babasına ait beylik tabancasından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Karadeniz Teknik Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi İlayda Zorlu için İstanbul ve Ankara’da gençlik örgütleri bir araya geldi.

Ankara’da Yüksel Caddesi’nde toplanan gençlik örgütleri İlayda Zorlu’nun öğrenci eylemlerine katıldığı için polis tarafından defalarca ailesinin arandığına dikkat çekerek, Zorlu’nun ölümünün “intihar değil, sistematik şiddetin sonucu” olduğunu vurguladı.

Evrensel’de yer alan habere göre, gençlik örgütleri adına yapılan açıklamada, Zorlu’nun üniversite gençliğinin yürüttüğü mücadelelerin aktif bir parçası olduğu belirtilerek “İlayda, üniversite yoksulluğuna karşı bizimle mücadele eden, 8 Mart’ta kadın hakları için sokağa çıkan ve demokratik üniversite talebini yükselten bir arkadaşımızdı” denilerek, Zorlu’nun bu nedenle hedef haline getirildiği ifade edildi.

Açıklamada, Zorlu’nun polis tarafından defalarca “eylemlere katıldığı” yönünde ailesinin arandığı ve bu durumun aile içinde baskı ve tehditlere yol açtığı ifade edildi. “Ailesi tarafından eve kapatılma, okula gönderilmeme ve eğitim hakkının engellenmesiyle tehdit edilen İlayda, maruz kaldığı sistematik baskıların sonucunda yaşamını yitirdi” denildi.

Yetkililerin olayı “intihar” olarak değerlendirdiği hatırlatılan açıklamada, gençlik örgütleri bunun bir “intihar değil, sistematik şiddetin sonucu” olduğunu ifade etti. Açıklamada, “İlayda’nın katillerini tanıyoruz. Bu olay, devlet ve polis işbirliği ile ortaya çıkan bir sonuçtur” dendi.

Gençlik örgütleri, daha önce de benzer uygulamalara karşı defalarca uyarıda bulunduklarını belirterek, “Ailelerimizin aranmasına, hakkımızda asılsız ithamlar oluşturulmasına son verilmesini istedik, ancak taleplerimiz dikkate alınmadı” dedi.

Yüksel Caddesi’nde yapılmak istenen eyleme polis biber gazıyla müdahale etti. 10’dan fazla kişinin gözaltına alındığı bildirilirken, biber gazından etkilenen bir kişi ise hastaneye kaldırıldı.

İstanbul’da da abluka ve gözaltı

BirGün’de yer alan habere göre, İlayda Zorlu için Kadıköy’de Bahariye Caddesi’nde toplanan gençlik örgütleri polis tarafından ablukaya alındı.

Halkevleri Genel Başkanı Evrim Çakır’ın da bulunduğu üç kişi gözaltına alındı.

Ne olmuştu?

17 Nisan günü ölüm haberi paylaşılan ve yerel kamuoyuna “intihar” olarak yansıyan İlayda Zorlu’nun ölümü üzerine, Öğrenci Kolektifi’nden arkadaşları bir açıklama yapmıştı. İlayda Zorlu’nun üniversite ve kadın eylemlerine katıdığı gerekçesiyle polis tarafından aile üyelerinin arandığı, bunun üzerine ailesi tarafından tehdit edildiğini ifade eden Öğrenci Kolektifleri dün yaptıkları açıklamada “Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi sıra arkadaşımız İlayda Zorlu intihar etmedi, devlet eliyle katledildi. Dün arkadaşımız İlayda Zorlu aile evinde katledildi. Üzgünüz, öfkeliyiz. Arkadaşımızın hayattan koparılması yerel basına intihar olarak geçti. Ancak arkasında bambaşka bir gerçek var” dedi.

Açıklamada, “Arkadaşımızın ailesi polis tarafından ‘Kızınız eylemlere, 8 Mart yürüyüşüne katılıyor’ denilerek provoke edilmiş, arkadaşımız aile içinde tehditlerine maruz kalmış ve bu sürecin sonunda hayattan koparılmıştır” denildi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.