İSTANBUL (Medyascope) – “Casusluk” suçlamasıyla tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Hüseyin Gün’ün iddiaları üzerine Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, danışman Necati Özkan hakkında açılan siyasal casusluk davası başladı. Öte yandan İBB davası da devam ediyor.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır; Medyascope muhabirleri Fırat Fıstık, Furkan Karabay ve Ali Deniz Çakır; Medyascope Sorumlu Yazı İşleri ve Haber Müdürü Göksel Göksu duruşmaları takip ediyor. Gelişmeleri Medyascope editörleri canlı anlatım sayfamızdan aktarıyor.
- “Roma’yı benim yaktığım daha gerçekçi”: İmamoğlu’nun savcılıktaki ifadesinin tam metni
- Casusluk soruşturması: İşte Hüseyin Gün’ün iddialarına İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ’ın verdiği cevaplar
- Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan “casusluk” suçlamasıyla tutuklandı
- Bu kez de casus olmakla suçlanıyor: İmamoğlu hakkında bugüne kadar açılan davalar ve soruşturmalar neler?
- Casusluk soruşturması İBB’ye kayyum riski yaratır mı?
Hüseyin Gün etkin pişmanlıktan faydalanamamış
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, Hüseyin Gün'e, "Etkin pişmanlıktan yararlanmayı siz mi talep ettiniz?" diye sordu. Gün de "Hatırlamıyorum" cevabını verdi.
Fehmi Demir, "Suç örgütü yöneticiliğiniz var mı?" diye sordu. Hüseyin Gün de cevap vermedi.
Hasan Fehmi Demir, casusluk kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanamayacağını hatırlatarak, bu soruya sessiz kalmasının sebebini buna bağladı.
Medyascope muhabiri Ali Deniz Çakır'ın bu diyaloga dair şöyle bir notu var, sizlere iletmek istiyoruz:
Hüseyin Gün etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiş ama "casusluk" suçlamasında böyle bir hak yok. Yalnız örgüt üyeliği ve yöneticiliği suçların "etkin pişmanlıktan" faydalanabiliyorsun. Bu yüzden Gün "örgüt yöneticisi değilim" dese de, etkin pişmanlığı kabul görmeyecek.
Necati Özkan Hüseyin Gün’e soruyor:
Necati Özkan: "En absürt davalardan biri. Sizinle 10 Haziran 2019 günü mesajlaşmışız. Sonra da 11 Haziran’da sizinle ve manevi annenizle buluşuyoruz. Daha önce temasımız oldu mu?"
Hüseyin Gün: "Hayır olmadı."
Necati Özkan: "Size herhangi bir veri verdim mi?"
Hüseyin Gün: "Hayır vermediniz."
Necati Özkan: "İBB ile ilgili herhangi bir çalışanla alakalı e-mail ve şifre verdim mi size?"
Hüseyin Gün: "Hayır."
Necati Özkan: "Seçimlerle ilgili manipülasyon yapmanıza ilişkin talimatım oldu mu?"
Hüseyin Gün: "Hayır."
Necati Özkan: "'Bana bir sosyal medya analizi yapıp, rapor gönderin' diye talepte bulundum mu?"
Hüseyin Gün: "Manevi annemin ricası üzerine gönüllü olarak ufak bir çalışma oldu."
Necati Özkan: "Eylem 13’te İstanbul Senin ve İBB Hanem konuları geçiyor. Sizin bu uygulamalarda bir dahiliniz var mı?"
Hüseyin Gün: "Hayır hiçbir alakam yok."
Medyascope muhabiri Ali Deniz Çakır'ın aktardığına göre duruşmanın bu akşam 18:00-19:00'a kadar sürmesi bekleniyor. Cuma gününe kadar savunmaların tamamlanması planlanıyor.
Medyascope muhabiri Ali Deniz Çakır'ın aktardığına göre mahkeme başkanı Hüseyin Gün’e Merdan Yanardağ ile ilişkisini ve kendisine yaptığı bağışı sordu:
Hüseyin Gün, "Merdan Yanardağ’ı severim. Kendisine bağış yapmak nasıl casusluk oluyor anlamadım" dedi.
Mahkeme başkanı "Ekrem İmamoğlu’nu ziyarete gittim demiştiniz. 'Katkılarınız için teşekkür ederim' dedi. Böyle bir beyan kullandı mı?" diye sordu.
Hüseyin Gün şöyle dedi:
"Öyle hatırlıyorum ama beş dakika görüştük yüzlerce insan zaten kapıda bekliyordu. O nezaket ziyaretleri sırasında Sayın Özkan sağ olsun zaman ayırmıştı. Manevi annemin hayatının en mutlu günü olduğunu gözlerinde gördüm."
Medyascope muhabiri Fırat Fıstık'ın aktardığına göre Hüseyin Gün, Ümit Deniz Alaçam’ın güvenilir biri olup olmadığı teyit etmek için GBT kayıtlarının dosyaya eklenmesini talep etti.
İBB davası devam ediyor: Arif Gürkan Alpay savunma yapıyor
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 76 kişinin tutuklu olduğu 414 sanıklı İBB davası 35. günde devam ediyor.
Medyascope muhabiri Furkan Karabay'ın aktardığına göre İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpayi savunmasına başladı. 28 yıllık kamu personeli olduğunu söyleyen Alpay, tüm İstanbul’un sorumluluğunu taşıdığını vurguladı.
Hakkında adli kontrol olduğu dönemde dahi yurtdışına gitmediğini söyleyen Alpay, emniyette kendisine Gürkan Akgün ile aralarındaki para alışverişinin sorulduğunu belirtti. Alpay, "Aramızda 3 yılda geçen 11 bin 60 TL hesap hareketi soruldu" dedi.

Herkese merhaba!
Gamze Elvan gelişmeleri sizlere aktarmayı devam ederken, ben de küçük bir duyuru yapmak istiyorum.
Web sitemiz üzerinden aylık 17 TL’den başlayan abonelik seçeneklerimizle bize destek olabilirsiniz. Yıllık ve premium seçeneklerimiz de mevcut.
Medyascope’a aylık ya da yıllık abone olmak istemiyorsanız da bir seçenek var. Dilediğiniz miktarda tek seferlik destek vererek de Medyascope’a katkı sunabilirsiniz.
Size en uygun abonelik paketini buradan seçebilirsiniz: https://abonelik.medyascope.tv/

Hüseyin Gün: "Sosyal medya analizinden casusluk çıkamaz"
Hüseyin Gün savunmasına şöyle devam etti:
"Sosyal medya analizinden casusluk çıkamaz. Hiçbir şekilde İBB veri tabanını kopyalamadım. Sosyal medya analizi için İBB verilerine gerek yok. Zaten bu veriler açık kaynakta var. Bu iddia, fırında herkese bedava dağıtılan ekmeğin çalınarak hırsızlık suçunun işlendiğinin iddia edilmesi kadar saçmadır."
Hüseyin Gün: "İmamoğlu'nu bir kere gördüm"
Medyascope muhabiri Fırat Fıstık'ın aktardığına göre "Uyuşturucu ve bahis müptelası Ümit Alaçam’ın geçmişe dayalı husumet ve kıskançlıkla ileri sürdüğü suçlamalar asılsız iddialardan ibarettir" diyen Hüseyin Gün, şöyle devam etti:
"15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına üstlendiğim görev ve sorumluluklara atıfta bulunarak, iddianamede yer aldığı şekliyle yurtdışında istihbarat görevlileri ve önemli kişilerle görüşmem hayatın doğal akışına uygundur. Lordlar kamarasını Türkiye'den değerli devlet büyüklerine açtım. Egemen Bağış, Kürşat Tüzmen, İbrahim Kalın gibi isimler vardı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele için devletim adına görev yaptım. Firari FETÖ'cülerin açık kimliklerini, adreslerini, malvarlıklarını tespit ederek yoğun destek verdim. Telefonumda da yetki belgesinin Ekim 2016'dan 1 Mayıs 2017'ye kadar, dönemin başbakanlık müsteşarı ve sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından, Türk devleti tarafından tam yetki verildiği açıktır. Devlet sırrı olduğu belirtilen 'kara hücre' adlı raporları, FETÖ ile ilgili bilgileri bizzat ben hazırladım. Devletin resmi makamlarına iletilmesini sağladım. İddianamenin eklerinde 'kodlamalar' başlıklı yazışmalar da FETÖ ile mücadelede proje yöneticisi olduğum belirtilmiştir. İlk defa bana ifademde sorulduğunda 'devlet sırrını ifşa etmemek için ticari faaliyet' dedim. Ama iddianamede görünce şok oldum. Kendini Jön Türk olarak gören, katıksız Atatürkçü biri olduğumu ve iddiaların mesnetsiz olduğunu sizlere kanıtlıyorum. Hiçbir karşılık beklemeden vatanıma hizmet etmek için, hain FETÖ'ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırladığım belgelerin, sözde casusluk suçunun delili olarak gösterilmesi son derece mesnetsizdir. Böyle bir şey olamaz. Ekrem İmamoğlu'nu hayatımda sadece bir defa gördüm. Bugün ikinci kez görüyorum. Necati Özkan ile İBB seçimleri YSK tarafından iptal edildikten sonra, yaptırdığım sosyal medya analizi ve bir adet sunum dışında hiçbir görüşmem olmamıştır. Bir geçmiş olsun mesajı gönderdim. Bunun dışında yedi yıldır Necati Özkan ile hiçbir irtibatım olmadı."
Hüseyin Gün konuşuyor
Medyascope muhabiri Fırat Fıstık'ın aktardığına göre etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Hüseyin Gün sözlerine “313 gündür bu günü bekliyorum. Kendimden eminim, casus değilim” diyerek başladı.
Gün şunları söyledi:
"Soruşturmanın devam ettiği sırada dijital materyallerimde yapılan incelemede Sayın İmamoğlu, rahmetli annem ve benim fotoğrafım var, bir de beş-altı mesajlaşma. İddialar tamamıyla mesnetsiz ve gerçekdışıdır. Suçu işlediğime dair en ufak ikrarda bulunmadım. Ülkem aleyhine asla casusluk yapmadım. Kimseye de casusluk iftirası atmadım."
İmamoğlu, Yanardağ ve Özkan salona getirildi
Medyascope muhabiri Fırat Fıstık'ın aktardığına göre Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan duruşma salonuna getirildi.
Merdan Yanardağ izleyicilere dönerek, "Amerikancı bir iktidar var. Onlar bizi casuslukla suçluyorlar. Emperyalizmin işbirlikçileri yurtseverleri suçlamaya çalışıyor" dedi.
Casusluk davası başladı
Muhabir: Furkan Karabay
Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında 20’şer yıla kadar hapis istenen casusluk davasında ilk duruşma başlıyor.
Ekrem İmamoğlu, seçim kampanyalarının direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün hakkındaki “siyasal ve askeri casusluk” davasının ilk duruşması, Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu kampüsü karşısında bulunan 4 No’lu salonda görülüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 23 Mart’ta tutuklanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “siyasal casusluk” suçlamasıyla başlattığı ve Tele1’e kayyum atadığı soruşturmada iddianame hazırlamıştı.
Mahkemenin kararı üzerine siber güvenlik ve adli bilişim alanında uzman bir isim tarafından bilirkişi raporu hazırlanmıştı. Mahkemeye sunulan 2 Mart 2026 tarihli raporda iddianamede yer alan “İmamoğlu döneminde İBB verilerinin OSINT ve DARKWEB’e sızdırıldığı” iddiasının doğru olmadığı belirtilmişti.
İddianameden
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede, İmamoğlu, seçim kampanyalarının direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün’e “siyasi casusluk” suçlaması yöneltildi. Ancak casusluğun kim tarafından hangi devlete veya istihbarat örgütüne yapıldığına dair herhangi bir tespit yer almamıştı.
15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep eden savcılığın hazırladığı 162 sayfalık iddianamenin büyük bölümünü, Hüseyin Gün’ün etkin pişmanlık ifadeleri, dijital materyaller ve not defterinde yazanlar oluşturmuştu.
Yazışmalardan “casusluk” çıkarıldı
Casusluk suçlamasına, Hüseyin Gün’ün telefonundan elde edilen yazışmalar delil olarak gösterildi. Gün’ün, İngiliz, ABD ve İsrail gizli servislerinin üst düzey isimleriyle temasta olduğu iddia edilmişti. Ancak Gün’ün etkin pişmanlık ifadesinde “casusluk” yaptığına dair herhangi bir “itirafı” bulunmuyor.
İmamoğlu ve Necati Özkan ise İBB’ye ait, ve vatandaşların kişisel verileri gibi hassas bilgilerin bir veri tabanına aktararak dış istihbarat servislerine “hizmet etmekle” suçlanmıştı.
Hüseyin Gün ile 2019 yerel seçimlerinin, “algı oluşturmak suretiyle seçimin şüpheli Ekrem İmamoğlu lehine manipüle edildiği” iddia edilmişti. Ancak Hüseyin Gün ile Necati Özkan’ın, iptal edilen 31 Mart 2019 seçimlerinin yenilendiği 23 Haziran 2019 tarihinde sadece 10 gün önce tanıştığı görülmüştü.
Siyaset konuşmaları, “casusluk” sayıldı
Kayyum atanan Tele1’in Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkındaki casusluk suçlamasına gerekçe olarak Hüseyin Gün ile telefon mesajlaşmaları gösterilmişti.
Mesajlaşmalarda Gün ve Yanardağ’ın, siyasi analiz yaptıkları ve CHP’yi kimi politikalarından dolayı eleştirdikleri görülmüştü. Ancak savcılık mesajlaşmaları “casusluk” olarak değerlendirmişti.
“Veri sızıntısı İmamoğlu öncesinde olmuş” raporu
Adli Bilişim Mühendisi Tuncay Beşikçi, dosya kapsamında dijital veriler ve casusluk suçlamasına dair uzman mütalaası hazırlamıştı.
OSINT’te yer alan İBB verilerinin İmamoğlu dönemi öncesinde, bilgisayara korsanları tarafından elde edildiğine dikkat çekilmişti. İnceleme konusu sızan verilerin farklı sitelerde üyelikler için kullanılmış oldukları, İBB sistemlerinden ele geçirilmedikleri, dolayısıyla söz konusu şifrelerin İBB sistemlerine giriş için kullanılamayacağı belirtilmişti.
Ayrıca söz konusu internet sitelerinde, Adalet Bakanlığı, EGM, MEB, TÜBİTAK’ın da bulunduğu 57 devlet kurumundan 171 kamu görevlisinin "gov.tr" uzantılı e-posta adresleri ile bu sitelerde kullandıkları şifrelerin siber korsanlarca ele geçirildiği ifade edilmişti.






