Ünaldı Direnişi’nden bugüne uzanan bir emek mücadelesi: Mehmet Türkmen

İSTANBUL (Medyascope) – 1996 yılındaki Ünaldı Direnişi, Uğur Tekstil işçileri direnişi ve Sırma Halı işçileri direnişi… Mehmet Türkmen, geçmişten bugüne içinde bulunduğu işçi sınıfı mücadelesini ve tutukluluk sürecini Medyascope’a anlattı.

Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Mehmet Türkmen, işçi hakları mücadelesinde önemli bir figürdür ve geçmişten bu yana çeşitli işçi direnişlerine katılmıştır.
  • Çocuk yaşta işçi olarak çalışmalarına başlayan Türkmen, 1996’daki Ünaldı Direnişi’nde görev almış ve işçilere önemli kazanımlar sağlamıştır.
  • Daha sonra DİSK ve bağımsız BİRTEK-SEN gibi sendikalarda görev almış, işçilerin hakları için mücadele etmiştir.
  • Mehmet Türkmen, 2022’de Sırma Halı fabrikasında yaptığı bir konuşma yüzünden tutuklanmış olup, 57 gün cezaevinde kalmıştır.
  • Tutuklanması sonrasında beraat eden Türkmen, işçi dayanışmasının önemine dikkat çekmiş ve cezaevi koşullarını da eleştirmiştir.
Ünaldı Direnişi’nden bugüne uzanan bir emek mücadelesi: Mehmet Türkmen
Ünaldı Direnişi’nden bugüne uzanan bir emek mücadelesi: Mehmet Türkmen kimdir?

Yıllardır işçi hakları, çalışma koşulları ve sendikal örgütlenme alanlarında görev alan Mehmet Türkmen kimdir?

“İşçi olarak dünyaya geldim”

Mehmet Türkmen, yıllardır içinde bulunduğu emek mücadelesine “İşçi olarak dünyaya geldim” diyerek başladığını söyledi. Dokuz yaşında Gaziantep’teki Ünaldı Sanayi Bölgesi’nde halı atölyelerinde çıraklık yapmaya başlayan Türkmen, kendisini “çocuk işçi” olarak tanımladı. Çocukluk ve gençlik döneminde çalışma koşullarından bahseden Türkmen, “Günde 12 saat çalışıyordum. Okula gittiğim günlerde de okuldan sonra 12 saat çalışmak zorundaydım” dedi.

“80’lerin sonunda çocuk işçi olarak fabrikada çalışmaya başladım. O zamandan bu yana ‘çocuk işçiliği’ anlamında bir değişiklik yok. Çocuklar günümüzde de devlet tarafından Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla işçileştiriliyor.”

Mehmet Türkmen, 90’lı yılların başında gerçekleşen işçi eylemlerinin kendisi üzerinde etkili olduğunu söyledi. Türkmen, bu süreçlerde işçi olarak yer aldığını ve işçilerin birlikte hareket ederek elde ettikleri sonuçların kendisini etkilediğini ifade etti.

Gaziantep Ünaldı Dokuma Sanayi Sitesi’nde çalışan yaklaşık 20 bine yakın sigortasız ve sendikasız işçi, 1996 yılının Temmuz ayında grev kararı aldı. Türkmen, işçilerin o dönemde kendi kurdukları bir “dernek” aracılığıyla örgütlendiklerini belirtti. Ünaldı Direnişi hakkında, “Yaklaşık 20 bin işçi grevdeydik. Ünaldı Direnişi ile işçiler ilk kez yüzde 100’e yakın zam aldı ve sigorta talepleri karşılandı. Grevden önce işçilerin yaklaşık yüzde 5’i sigortalıydı, grevden sonra bu rakam yüzde 70’lere ulaştı” dedi.

2000 yılında Emek Partisi’ne (EMEP) katılan Türkmen, daha sonra partinin Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Mehmet Türkmen, 2010 yılında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Tekstil İşçileri Sendikası’nda, 2011-2013 yılları arasında ise Petrol-İş Sendikası Gaziantep Temsilciliği’nde örgütlenme uzmanı olarak çalıştı. 2019 yılında DİSK Tekstil İşçileri Sendikası temsilciliği görevini üstlenen Türkmen’in 2021 yılında görevine son verildi.

Şanlıurfa’da bulunan Uğur Tekstil fabrikasında çalışan 300 işçi, sendikalı olmak istedikleri için işten çıkarıldı. O dönem DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Gaziantep Bölge Temsilcisi olan Mehmet Türkmen, işçilerin mücadelesinde yer aldı. Türkmen, 2021 yılının sonunda DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Gaziantep Bölge Temsilciliği görevine son verilmesini, “Uğur Tekstil işçileri grevi zamanında dönemin DİSK Tekstil Sendikası Genel Başkanı, fabrika patronunun isteğiyle beni görevden aldı” sözleriyle açıkladı.

Ardından 2022 yılının başlarında bağımsız bir sendika olarak BİRTEK-SEN’in kurulmasında yer alan Türkmen, dört yıldır BİRTEK-SEN Genel Başkanlığı görevini sürdürüyor. Türkmen, işçilerin sendikal örgütlenmeleri ve çalışma koşulları alanında çalışmalar yürütüyor.

Ünaldı Direnişi’nden bugüne uzanan bir emek mücadelesi: Mehmet Türkmen
Ünaldı Direnişi’nden bugüne uzanan bir emek mücadelesi: Mehmet Türkmen kimdir?

Medyanın görünmeyen yüzü: Anadolu’da emek mücadelesi

Mehmet Türkmen, son dönemde Türkiye’de özellikle Anadolu’da artan fabrikalaşma ile birlikte işçi göçünde artış olduğunu ifade etti. Buna bağlı olarak işçi örgütlenmelerinin ve hak arayışlarının farklı bölgelere yayıldığını söyledi. Türkmen; Adana, Adıyaman, Şanlıurfa ve Tokat illerinde de BİRTEK-SEN olarak işçilerin grev ya da eylem süreçlerinde yer aldıklarını belirtti.

Mehmet Türkmen, farklı illerde ulaştıkları işçilerin çalışma koşullarına ilişkin olarak “Sigortasız çalıştırıldıkları için sendikal örgütlenme haklarından da mahrum bırakılıyorlar” dedi. Başpınar’daki Şireci Tekstil işçileri, Şanlıurfa’daki Özak Tekstil fabrikası işçileri ve Gaziantep’teki Sırma Halı fabrikası işçileriyle birlikte grev ve eylemlerde yer aldığını belirtti. Türkmen ayrıca Bağımsız Maden-İş Sendikası işçilerinin direnişlerini emek mücadelesi örneği olarak değerlendirdi.

Tutuklanma süreci

Mehmet Türkmen, Gaziantep’te Sırma Halı fabrikasında ücretlerini alamayan işçilerin grevi sırasında yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek 16 Mart’ta tutuklandı. Türkmen, yaptığı konuşmada iş kazaları ve yargı süreçlerine ilişkin eleştirilerde bulunduğunu ifade etti: “Antep’te her yıl onlarca işçi işini, ellerini, kollarını kaybediyor ve sakat kalıyor. Bu işçilerin ölmesi ve yaralanması sonucu tek bir patron bile yargılanmadı.”

Tutuklandığında soruşturmanın “açık soruşturma” niteliğinde olduğunu, dosyada şikayet veya somut bir suçlamanın bulunmadığını belirten Türkmen, “Tutuklanmamın gerçek nedeninin Şireci Tekstil müşterilerinin şikayeti olduğunu biliyorum” dedi. Daha önceki gözaltı süreçlerine de değinen Türkmen, sendikal faaliyetler nedeniyle çeşitli soruşturmalar yaşadığını ifade etti.

Mehmet Türkmen, Gaziantep’te faaliyet yürüten bir sendika başkanı olarak görevleri nedeniyle tutuklandığını ifade etti. İşçilerin daha iyi ücretler ve çalışma koşulları için mücadele ettiğini belirterek, tutuklanmanın grev ve örgütlenme süreçlerini etkilediğini söyledi:

“Sadece işimi yaptığım için tutuklanıyor ve bunun sonucunda grevler ve örgütlenmeler engelleniyor.”

“Hapishane işçilerle dolu”

Türkmen, cezaevi koşullarına ilişkin olarak, “20-25 kişilik bir koğuşta 60-65 kişi kaldık. Sadece bir tuvalet, bir banyo vardı. Bazen insanlar gün içinde saatlerce tuvalet ve banyo için bekliyordu, haftada sadece iki gün ısıtma vardı” dedi.

Mehmet Türkmen, cezaevinde bulunan kişilerin büyük kısmının ekonomik nedenlerle suçla ilişkilendirilen süreçler yaşadığını ifade etti. “Uyuşturucu ticareti, yağma, çete şiddeti…” gibi durumların sosyal ve ekonomik koşullarla ilişkili olduğunu belirtti.

Türkmen, cezaevlerindeki yapıya ilişkin gözlemlerini aktararak, ekonomik zorlukların suç oranları üzerindeki etkisine dikkat çektiğini söyledi.

Yargı sürecinin yalnızca bireysel bir mesele olmadığını ifade eden Türkmen, işçi dayanışmasının önemine değindi. Gözaltı ve tutuklama sürecinde destek veren kişi ve kurumlara teşekkür etti.

BirGün Gazetesi tutuklu muhabiri İsmail Arı’dan da bahseden Türkmen, İsmail Arı ve Ali Can Uludağ’ın tutuklanmalarını örnek gösterdi.

Ne olmuştu?

Mehmet Türkmen, 15 Mart’ta Sırma Halı işçilerinin eyleminde yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Türkmen, savcılık tarafından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Ardından “halkı yanıltıcı bilgi yaymak” suçundan tutuklandı. 57 gün süren tutukluluğun ardından 12 Mayıs günü beraat etti. Duruşmada yaptığı savunmada, soruşturmanın işveren şikayetleriyle başlatıldığını ifade etti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.