Sadettin Saran: “8 aylık süreç 8 yıl gibi geldi”

İSTANBUL (Medyascope) – 6-7 Haziran’daki seçimlerde aday olmayacağını açıklayan Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, kendi başkanlık dönemini anlattı. Saran, sosyal medyadaki linç kültürünün futbolcuları olumsuz etkilediğini ve ve kulübün mali sorunlarını anlattı.

Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Sadettin Saran, başkanlık döneminde Fenerbahçe’nin güven bunalımı ve mali sorunlarını anlattı.
  • Zagreb mağlubiyetinin ardından teknik direktör Tedesco’ya baskı olduğuna ancak buna rağmen sabrettiklerine değindi.
  • Kadroda yer almayan oyunculara yüksek ücretler ödenmesi sorununun yıllardır sürdüğünü belirtti.
  • Ara transfer döneminin zorluklarına rağmen beş yeni transfer gerçekleştirdiklerini vurguladı.
  • Saran, sosyal medyadaki linç kültürünün futbolcular üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ifade etti.
Sadettin Saran başkanlık dönemini anlattı: "8 aylık süreç 8 yıl gibi geldi"
Sadettin Saran başkanlık dönemini anlattı: “8 aylık süreç 8 yıl gibi geldi”

Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, HT Spor Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Selim Kul’a konuşarak görev dönemine ilişkin değerlendirmelerini aktardı. Sezonların çoktan başladığı bir dönemde göreve geldiklerini ve kulüpte ciddi bir güven bunalımı yaşandığını anlatan Saran, “Bulduğumuz Fenerbahçe’de güveni sarsılmış, umudu kırılmış, morali yerlerde olan bir camia vardı” dedi. Göreve başladıktan hemen ertesi gün Zagreb karşısında kötü bir mağlubiyet yaşandığını da aktaran Saran, Samandıra’ya gittiğinde durumun vahametini fark ettiğini belirtti:

“Samandıra’ya gittiğimde ‘eyvah’ dedim, yarın Zagreb’den çok kötü bir sonuçla geleceğiz herhalde.”

Zagreb mağlubiyetinin ardından kendisini arayanların yüzde 99’unun Tedesco’nun gönderilmesini istediğini aktaran Saran, bu baskıya boyun eğmediklerini ve hocayı davet edip uzun bir görüşme yaptıklarını söyledi. Saran, hocaya verdiği mesajı şöyle aktardı:

“Sen 6 haftalık hocasın, ben de 6 günlük başkanım. Ben sana destek vereceğim, kararları da teknik kadro olmadan almayacağız.”

Fenerbahçe’nin gider sorunu

Kulübün mali yapısına ilişkin de değerlendirmelerini paylaşan Saran, sorunu net biçimde ortaya koydu:

“Fenerbahçe’nin gelir sorunu yok, gelir yaratma sorunu yok; gider sorunu var.”

Kadroda yer almayan ya da oynamayan oyunculara yüksek ücret ödendiğini ve bunun önceki yıllardan kalan köklü bir sorun olduğunu söyleyen Saran, devraldıkları dönemde iki teknik direktöre birden tazminat ve maaş ödediklerini de aktardı.

Gendouzi, Kante ve Sıddıki transferlerini bu sorunun çözümüne yönelik gerçekleştirdiklerini belirten Saran, eleştirilere karşın tüm kararların teknik kadroyla birlikte alındığını savundu ve oluşturulan orta sahanın kalıcılığını vurguladı:

“Bugün Fenerbahçe’nin orta sahası sadece Fenerbahçe’nin değil, Türkiye’nin en iyi orta sahası; 3-4 sene emanet edebileceğiniz bir orta saha.”

Ara transferin güçlüğünü anlattı

Devre arası transfer döneminin olağanüstü zorluklarına dikkat çeken Saran, “Hiçbir takım oyuncusunu kolay kolay devre arasında bırakmak istemez; bir oyuncu da ailesiyle kışın ortasında kalkıp bir takıma gitmek istemez” diyerek buna karşın beş transfer gerçekleştirdiklerini söyledi. Bir yaz transfer dönemini hiç yaşamadan görevi devrettiklerini vurgulayan Saran, “Bence biz, aldığımızdan daha iyi bir Fenerbahçe bıraktık” dedi.

Tedesco’nun görevine son verme kararına da değinen Saran, Galatasaray maçının ardından gelen teknik raporun hoca ile oyuncular arasındaki bağın koptuğunu ortaya koyduğunu söyledi ve o kararı neden aldığını şöyle açıkladı:

“Şampiyonlar Ligi’ne katılmak çok önemli; bizden sonraki ekibe bunu sağlamak için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerektiğini düşünerek bu kararı aldık, karar da doğru çıktı.”

En-Nesyri vedalaşmadan gitti, oyuncular oynamaktan korktu

Saran, ilk kez kamuoyuyla paylaştığı bir ayrıntıyı da aktardı. En-Nesyri’nin Kocaeli maçında 65. dakikada oyundan alındıktan sonra duşunu alıp takımla vedalaşmadan ayrıldığını anlatan Saran, sosyal medyadaki linç ortamının oyuncular üzerindeki etkisini anlattı:

“En-Nesyri için ‘adamı sattılar’ diye eleştiriyorlar ya… Maç bittikten sonra oyuncular soyunma odasına geldiğinde, En-Nesyri duşunu almış ve vedalaşmadan gitmişti.”

Bu baskının sahaya da yansıdığını vurgulayan Saran, “2-0 mağlupken kendi evimizde yuhalandılar; ama ondan öncesi de var, bir sürü maçımızda çok kritik yerlerde yuhalanırım korkusuyla oynamadılar” diye konuştu. Bu ortamın oluşmasına zemin hazırlayanların büyük bölümünün daha önce bu kulüpte yöneticilik yaptığını öne süren Saran, “Bu koltukta, bu yönetimde bulunmuş insanlar sosyal medya üzerinden bunu yapıyorlar; bu mu Fenerbahçelilik?” diyerek sert bir eleştiride bulundu.

Görev süresince en çok kupa kazanan yönetim oldular

Sekiz aylık görev süresini “8 yıl gibi” niteleyen Saran, bu sürecin kendisini yıprattığını kabul ederken tüm güçlüklere karşın Fenerbahçe tarihinin en çok kupa kazanan yönetimi olduklarını söyledi. “Ama bazı görevlerin, bazı hikayelerin görevi de bazen yarım kalmaktır; bu da yarım kaldı” diyen Saran, görevi bir makam olarak değil sorumluluk olarak gördüğünü vurguladı. “Devam etmek kadar geri çekilmeyi bilmek de önemlidir; ne kadar uzun süreyle yaptığın değil, neler kattığındır esas fark” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Fenerbahçe’nin tüketmek değil büyütmeye ihtiyacı var. Ben ve arkadaşlarım Fenerbahçe’nin emrindeyiz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.