Onur Ayı başladı: Yürüyüşler, etkinlikler ve 12. Yargı Paketi

İSTANBUL (Medyascope, Yağmur Karacimşit) – Türkiye’de LGBTİ+ örgütleri, Onur Ayı kapsamında panel, forum, sergi ve yürüyüşlerden oluşan kapsamlı bir program hazırlıyor. KAOS GL.org Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, 2026 Onur Ayı’nın gündemini ve LGBTİ+ hareketinin 12. Yargı Paketi’ne yönelik kaygılarını değerlendirdi.

Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Türkiye’de LGBTİ+ örgütleri, Onur Ayı için etkinlikler düzenliyor; 12. İstanbul Trans Onur Haftası’nın teması ‘Trans Tahayyül’.
  • 22-28 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek 34. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın teması ‘Açık S’Açık’.
  • Hormonlu Domates Ödülleri, LGBTİ+ karşıtı söylem ve uygulamaları teşhir etmeyi amaçlıyor.
  • Yıldız Tar, 12. Yargı Paketi’nin LGBTİ+ hakları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.
  • Etkinlikler, çeşitli söyleşiler, kültürel etkinlikler ve forumlarla dolu geçirilecek.
Onur Ayı başladı: Yürüyüşler, etkinlikler ve 12. Yargı Paketi

LGBTİ+ hareketinin görünürlüğünün simgelerinden biri olan, kökeni 1969 yılında Stonewall Ayaklanmaları’na dayanan Onur Ayı her yıl haziran ayında kutlanıyor.

Bu yıl 15-21 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek 12. İstanbul Trans Onur Haftası’nın teması “Trans Tahayyül” olarak açıklandı. Organizasyon komitesi, tema kapsamında transların geçmiş, bugün ve geleceğe dair deneyimlerini tartışmaya açmayı hedefliyor. Hafta boyunca çeşitli söyleşiler, forumlar ve kültürel etkinliklerin düzenlenmesi bekleniyor.

15-21 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek haftaya dair komite şöyle açıklama yaptı:

“Biz translar, tahayyüle alışığızdır. Kimi zaman kendi bedenimizi, kimi zaman dünyamızı, kimi zaman geleceğimizi tahayyül ederiz. Yıllardır tahayyül ettiklerimizle sokakları, kentleri, kendimizi, toplumu dönüştürdük. İnsanların doğa ve hayvanlar üstünde kurduğu tahakküm yok olacak. İnsan yerini bilecek. İnsana yeri öğretilecek. Yerimizi öğreneceğiz.

Tahayyül ediyoruz: Kutsal diye dayatılan ailenin olmadığı, erişilebilir temiz su ve gıdanın olduğu, trans çocukların yok sayılmadığı, kadınların, orospuların, travestilerin katledilmediği bir yaşam.”

Instagram hesaplarında duyurdukları bir diğer etkinlik de “İstanbul’da Trans Siyaset ve Baskının Kentleşmesi” başlıklı forum olacak. 6 Haziran Cumartesi günü saat 19.00’da gerçekleştirilecek etkinlikte, iktidarın LGBTİ+’lara yönelik yoğunlaşan baskı politikaları ile hareketin örgütlenme deneyimleri ele alınacak. Programda bir akademik sunumun ardından katılımcıların da söz alabileceği açık bir forum düzenlenecek.

12. İstanbul Trans Onur yürüyüşü 21 Haziran Pazar günü gerçekleşecek.

İstanbul’da Onur Ayı başladı: Yürüyüşler, etkinlikler ve 12. Yargı Paketi
Onur Ayı başladı: Yürüyüşler, etkinlikler ve 12. Yargı Paketi

34. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası: “Açık S’Açık”

Trans Onur Haftası’nın ardından 22-28 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek 34. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın teması ise “Açık S’Açık” olacak. Organizatörler, bu yılki programda toplumsal dayanışma, görünürlük ve hak mücadelelerine odaklanan etkinliklere yer vermeyi planlıyor.

22-28 Haziran’da düzenlenecek haftayla ilgili komite temayı şöyle açıkladı:

“Hayatlarımızı sömürgeleştiren, istismar eden, kontrol eden; bizleri disipline etmeye ve yok saymaya çalışan tüm sistemlere ve iktidarlara karşı açıkça örgütleniyoruz. Bu düzenin bize biçtiği sınırları reddediyor; korkuyu değil cesareti, dayanışmayı ve direnişi büyütüyoruz. Bizler, Onur Haftası’nı ve Yürüyüşü’nü örgütlerken sokakları terk etmemek için çabalayan, her yıl Onur Yürüyüşü’nü varlığımıza dair bir kutlama olmakla birlikte açık bir mücadele hattına dönüştürmeyi de kendisine görev biçen İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası olarak, bu yılın temasını ilan ediyoruz: AÇIK S’AÇIK.”

34. İstanbul Onur yürüyüşü 28 Haziran Pazar günü gerçekleşecek.

İstanbul Onur Haftası, 4 Haziran’da Instagram hesabı üzerinden “Burdayım Aşkım Film Festivali”ni duyurdu. Festivalin çevrimiçi film kataloğu ve etkinlik programının önümüzdeki günlerde paylaşılması bekleniyor.

Onur Ayı başladı: Yürüyüşler, etkinlikler ve 12. Yargı Paketi
Onur Ayı başladı: Yürüyüşler, etkinlikler ve 12. Yargı Paketi

Hormonlu Domates Ödülleri

Onur Ayı kapsamında düzenlenen etkinliklerden biri de Hormonlu Domates Ödülleri olacak.

Adını, spor yorumcusu Erman Toroğlu’nun 2005 yılında kullandığı “Hormonlu domates yemeyin, homoseksüel olursunuz” sözlerinden alan Hormonlu Domates Ödülleri, LGBTİ+ karşıtı söylem ve uygulamaları teşhir etmeyi amaçlıyor. 2005’ten bu yana internet üzerinden yapılan halk oylamasıyla belirlenen ödüllerin bu yılki takvimi ise henüz duyurulmadı.

Bu yılın kategorileri: Medya, Siyaset, Eğitim, Spor, Yaşam Alanları, Sansür, Beynelmilel, Eğlence, Mekân, Kurum, Devrimci Domates, Hormonlu Allstar, Transfobi Özel.

Suna Sözer Topluluk Merkezi

Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’nin (SPoD), 6 Şubat Depremi’nde hayatını kaybeden gönüllüsü Suna Sözer’in adını taşıyan ve 19 Eylül 2025’te açılan Suna Sözer Topluluk Merkezi de haziran ayı boyunca çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Haziran ayı programı şöyle:

  • 2, 3, 16, 23 ve 30 Haziran Salı – Mesafesiz Sohbetler (Çevrimiçi), 20.00
  • 7 Haziran Pazar – Sığamadığım Yer: Kendim, Kimlik Keşif Atölyesi, 17.30
  • 12 Haziran Cuma – Onur Ayına Merhaba Partisi, 22.00
  • 13 Haziran Cumartesi – I Carry You With Me film gösterimi, 19.00
  • 14 Haziran Pazar – Pazar Sohbetleri, 14.30
  • 17 Haziran Çarşamba – Lubunyalar İçin Sanatla Güçlenme Atölyesi, 18.30
  • 21 Haziran Pazar – Yoga Atölyesi
  • 27 Haziran Cumartesi:
    • Kategorilerin Dışında: Queer Deneyim ve “Ruh Sağlığını” Yeniden Kurmak, 13.00
    • Ayrılık, Kırılma ve Topluluk: LGBTİ+ Deneyimlerinde İlişki ve Kayıp, 16.00
    • Amores Perros film gösterimi, 19.00
  • 28 Haziran Pazar – Birlikte Kitap Okuyoruz: Reims’e Dönüş, 11.00
  • 29 Haziran Pazartesi – Trans Laço Akran Destek Grubu, 19.30

KAOS GL.org Yayın Yönetmeni Yıldız Tar ile 2026 Onur Ayı ve 12. Yargı Paketi Taslağı hakkında konuştuk.

Varoluş ve hukuk savunması

Siyasi iktidarın sistematik hâle getirdiği kutuplaşma politikalarına dikkat çeken Yıldız Tar, bu yılın önemine dair şunları söyledi:

“2026 Onur Ayı’nı tek bir kelimeyle tanımlamam gerekirse bu kelime ‘direniş’ olurdu. Siyasi bağlamda bu yıl, salt bir hak talebinden ziyade ‘var olma hakkının’ doğrudan devletin yasama organı tarafından tehdit edildiği bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda. Bu yılın Onur Ayı, meclis koridorlarından sokaklara kadar uzanan çok ciddi bir varoluş ve hukuk savunmasıdır.”

2013’ten bugüne

2013’te düzenlenen Onur Yürüyüşü, Gezi Parkı eylemlerinin yarattığı toplumsal etkinin de katkısıyla yaklaşık yüz bin kişinin katılımına sahne oldu ve Balkanlar ile Türkiye tarihindeki en kalabalık Onur Yürüyüşü olarak kayda geçti.

Tar, 2013’ü Türkiye sivil toplum tarihi açısından bir dönüm noktası olarak açıkladı:

“Artık o devasa, şenlikli ve tek merkezli yürüyüşlerin yerini, polis barikatlarıyla çevrilmiş sokaklarda, anlık olarak bir araya gelip dağılan, merkezi olmayan ama inadından da vazgeçmeyen bir direniş pratiği aldı.”

2015’ten bu yana Onur Yürüyüşleri ve LGBTİ+ etkinliklerine yönelik yasaklar ve müdahalelerle ilgili son on yıldaki değişim için Tar, devletin tutumunun “görmezden gelme” veya “marjinalize etme” noktasından çıkıp “aktif bir düşman ceza hukuku” uygulamasına geçtiğini gözlemlediğini söyledi ve şöyle ekledi:

“Bu 10 yıllık baskı süreci, LGBTİ+ hareketini zayıflatmadı; aksine çok daha politik, hukuki refleksleri çok daha güçlü ve dayanışma ağları daha sağlam bir yapıya dönüştürdü. Eskiden sadece belirli şehirlerdeki yürüyüşlerle gündeme gelen hareket, bugün barolarla, insan hakları örgütleriyle, öğrenci kulüpleriyle ortak refleks gösterebilen, ulusal ve uluslararası hukuku çok iyi kullanan kurumsallaşmış bir toplumsal güce erişti.”

12. Yargı Paketi ve varoluşun suç olmaktan çıkarılması

Bu yıl LGBTİ+ hareketinin talepleri için Tar şunları söyledi:

“Bu yılın en yakıcı ve acil talebi, şüphesiz ki ‘varoluşun suç olmaktan çıkarılması’ ve yasal kılıflarla hazırlanan nefret politikalarının durdurulması diyebilirim. Bunların yanı sıra hormona erişimin kısıtlanması, cinsiyet uyum süreçlerine dönük baskılar, yoksullaştırma politikaları, Sincan Cezaevi’nde ölüme sürüklenen Poyraz ve cezaevlerinde LGBTİ+ mahpuslara işkence ve kötü muamele, işsizlik, trans intiharları gibi çok sayıda mesele var.”

Yıldız Tar, son dönemde 12. Yargı Paketi kapsamında gündeme gelen düzenlemeler ve LGBTİ+ hareketinin kaygılarına ilişkin şöyle konuştu:

“12. Yargı Paketi taslağı, hukuki bir metinden ziyade sistematik bir ‘yok etme ve görünmez kılma’ belgesidir. ‘Genel ahlak’ ve ‘cinsiyetsizleştirme akımlarıyla mücadele’ gibi son derece muğlak, hukuki karşılığı olmayan kavramlar üzerinden insanların varoluşu ‘hayasızlık’ sayılarak hapis cezalarıyla tehdit ediliyor. Hareketin en büyük kaygılarından biri olan ‘özel alanın tamamen kriminalize edilmesi’ korkusunu gerçeğe dönüştürüyor.”

Yeni düzenlemeyle:

  • Cinsiyet uyum ameliyatları için mevcut olan 18 yaş sınırının 25’e yükseltilmesi,
  • Sürece “çocuksuz olma” ve “üreme yeteneğinden sürekli yoksun bulunma” gibi insanlık onuruyla bağdaşmayan şartların eklenmesi,
  • Tıbbi müdahalede bulunan hekimlere dahi hapis cezası öngörülmesi planlanıyor.

Trans hakları açısından bugün Türkiye’deki en kritik hukuki tartışmanın yaşama ve sağlık hakkına doğrudan devlet eliyle konulan bürokratik ve cezai ipotekler olduğunu söyleyen Tar, yeni düzenlemeye dair şöyle dedi:

“Bu durum, cinsiyet uyum sürecini hukuken ‘düzenlemek’ değil, fiilen ve tıbben imkânsız hâle getirmektir. Bu taslak, transları merdiven altı, güvenli olmayan yöntemlere itecek ve doğrudan yaşam haklarını tehlikeye atacaktır. Dolayısıyla şu anki en kritik tartışma; bedensel söz hakkının ve sağlığa erişim hakkının devlet tarafından gasp edilip edilemeyeceğidir.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.