ANKARA (Medyascope) – CHP’ye mutlak butlan kararının ardından ilk Parti Meclisi toplantısı ihraç ve istifa kararlarının gölgesinde yapıldı. Özgür Özel’e yakın isimler, PM’den istifa ederek milletvekillerinin disipline sevk edilmesine tepki gösterdi ve olağanüstü kurultay için bir hamle daha yaptı. Ancak mahkeme kararıyla göreve gelen yönetimin Parti Sözcüsü Müslim Sarı, PM’nin kaç kişi kaldığının önemli olmadığını ifade etti ve olağan kurultay takvimini başlatacaklarını söyledi.

Mutlak butlan kararının ardından mahkeme kararıyla göreve getirilen CHP Parti Meclisi (PM) ilk toplantısına ihraç istemleri ve istifaların gölgesinde başladı. Atanmış genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan toplantıya 27 kişi katıldı.
PM toplantısı nedeniyle ziyaretçi kabul edilmeyeceğine dair yazıların kapıya asıldığı CHP Genel Merkezi’ne gazeteciler de kimlik kontrolleriyle alındı. Katlar arasında geçişe imkan sağlayan karekodların da “bugüne özel verilemeyeceği” söylendi.
27 kişi istifa etti
Seçilmiş genel başkan Özgür Özel’e yakın dokuz milletvekilinin CHP tüzüğüne aykırı şekilde Merkez Yönetim Kurulu’nca (MYK) disipline sevk edilmesinin ardından 27 PM üyesi toplantı başlamadan istifasını sundu. İstifa dilekçelerini CHP TBMM Grup Amiri Mustafa Biçer, Genel Sekreterliğe ulaştırdı. Yaşar Seyman’ın istifasını toplantıda açıklayacağı ifade edilmişti ancak Seyman toplantıya katıldı ve istifa bildirmedi.
Disipline sevk edilenler arasında dört PM üyesinin de olmasıyla PM’deki dengeleri değiştirmeyi hedeflediği söylenen disipline sevk kararına karşı, Özel’in ekibi böylece kurultaya zorlayacak bir hamle daha yaptı. CHP kurmayları, Parti Tüzüğü’nün 24/3 Maddesi’ndeki “PM üye sayısının, üye tam sayısının üçte ikisinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur” hükmünü hatırlattı. Özel tarafı, butlan kararının ardından 57 kişi olarak oluşturulan PM’den 27 kişinin istifasıyla PM ve MYK’nın resmen düştüğünü ve olağanüstü kurultaydan başka seçenek olmadığını dile getirdi.
Müslim Sarı: “İstifaların muhatabı CHP değil”
Yarısı istifa eden PM ilk toplantısına bugün saat 13.15’te başladı. İki buçuk saatlik toplantının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun MYK’sında Parti Sözcülüğü görevini alan Müslim Sarı basın toplantısı düzenledi.
27 kişinin istifa ettiğini ve PM’nin 30 üyeyle çalışmalarına devam edeceğini söyleyen Sarı, PM’nin icra dairesinden tebligatlarını alarak göreve başladığını hatırlattı. İstifa tek taraflı bir işlem olsa da bazı usul ve esaslara uyulması gerektiğini kaydeden Sarı “İstifaların ya da görev kabul etmeme durumlarının ilgili idarenin kabul etmesi gerekiyor. Dolayısıyla arkadaşlarımızın istifalarını bölge adliye mahkemesine sunması gerekiyor” dedi.
“PM’nin kaş kişi kaldığının önemi yok”
Sarı, istinafın tedbir kararı nedeniyle PM üyelerinin sayısı 40’ın altına inse de PM’nin görevde olduğunu söyledi. Tedbir kararıyla eski organların göreve geldiğini kaydeden Sarı, karar kesinleşmeden kurultay yapılamayacağı hüküm altına alındığını savunurken kurultayla ilgili devam eden ceza davasının da sürdüğünü hatırlattı. Sarı şunları söyledi:
“PM’nin istifalarla işlevsiz hale getirilmesi aslında yargının vermiş olduğu karara da bir karşı duruş anlamına geliyor. PM’nin katılanlarla yoluna devam edeceği ilgili yargı kararında var. Dolayısıyla PM üye sayısının kaç olduğunun, kaç kişi kaldığının bir önemi yok. Tüzüğümüzdeki amir hüküm, yani 40 sayısının altına düşüldüğünde, yedekler geldikten sonra bile üçte iki çoğunluğun altına düşülmesi hükmünün burada uygulanamayacağı çok açık. PM katılanların salt çoğunluğu ile karar almaya devam edecek.”
Mahkeme kararıyla gelen MYK’nın belli görevleri yapmakla yükümlü olduğu eleştirilerine ise Sarı, Siyasi Partiler Kanunu’nda amir hükümler olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Sarı “16. Maddesi siyasi partide olağanüstü durumlarda, siyasi partinin en üst karar organının partinin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmak, tüzük ve program değişikliği yapmak dışında bütün iş ve eylemleri yapabileceğine hükmetmiştir. Hem ilgili mahkeme kararı bakımından, hem de siyasi partiler kanunu bakımından durum son derece açıktır” diye konuştu.
Olağan kurultay süreci başlatma kararı
Bu süreçten çıkmanın tek yolunun kurultay olduğunu belirten Sarı, PM’de olağan kurultay sürecini başlatmak üzere karar aldıklarını açıkladı. “Neden olağanüstü kurultay değil de olağan kurultay” sorusunu kendisine yönelten Sarı şöyle konuştu:
“Olağanüstü kurultay ile ilgili bir tarih belirlemeniz gerekiyor. Ancak bu tarihi mevcut mahkeme kararı çerçevesinde belirleyemiyoruz. Kesinleşmemiş yargı kararı var, bu yargı kararının ne zaman kesinleşeceğini de öngöremiyoruz. Bugünden ‘Şu tarihte kurultay yapalım’ diyemiyoruz. Bu hukuki olarak mümkün değil. Biz partiyi kurultaysız bırakmamak üzere, arkadaşlarımızın ve parti tabanımızın taleplerini göz önünde bulundurarak, en azından bir olağan takvim sürecinin başlatılması konusunu kararlaştırmış durumdayız. Bu şu açıdan önemli, süreç başlar, beklememiş oluruz.”
Kararın kesinleşmesi için adım atıldı mı?
Karar kesinleşmediği ve tedbir kararı olduğu için olağanüstü kurultay yapılamadığını ifade etmesi üzerine Müslim Sarı’ya “Kararın kesinleşmesi için Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusunun geri çekilmesi iki taraf arasında değerlendirildi mi, Parti Meclisi’de gündeme geldi mi” diye soruldu. Özel’in ekibinin PM toplantısına gelmediğini belirten Sarı şu yanıtı verdi:
“Bizim konuşmak istediğimiz konulardan biri buydu. Biliyorsunuz yaklaşık 10 gündür biz bu konuyu gündeme getiriyoruz. Konuşalım, yol bulalım, hukuki zemini paylaşalım diye. Ama bu mümkün olmadı, o orada kaldı. Böyle bir işbirliği oluşursa, önümüzdeki dönemde bu da değerlendirilir.”
Olağanüstü kurultay üzerine değerlendirme olup olmadığı sorusuna ise Sarı “Arkadaşlarımızın ortak görüşü, olağan ya da olağanüstü ayrımı olmaksızın bir an önce bir kurultay yaparak parti örgütüne danışmak konusunda PM ve MYK üyelerinin hemen hemen tamamı aynı fikirde. Bir hukuki durumla karşılaşacağımız için bunun olağan mı, olağanüstü mü olacağını tartıştık, daha da tartışacağız” diye yanıt verdi.
Partinin seçime girememe riski: “Ucuz polemik”
Mutlak butlan kararıyla CHP’nin geçerli son olağan kurultayının 2020’de yapılması ve bunun seçimlere girememesine neden olabileceğine yönelik Özel ekibinin uyarılarıyla ilgili soruya ise Sarı “Partinin seçime girmemesiyle ilgili durum mevzubahis değil. Çünkü burada mücbir bir sebep var. Bu mücbir sebep söz konusu olduğu sürece bir kurultay yapmanın söz konusu olmayacağı için, hem kurultay yapmak zorundasınız, hem de yapamıyorsunuz deyip, partiye herhangi bir yaptırım uygulamak hukuken mümkün değildir. Ucuz polemik konusu olarak değerlendiriyorum” diye yanıt verdi.
Disiplin süreçlerinde “kırmızı çizgiler”
PM’de yeni ihraçların gündeme gelmediğini söyleyen Sarı, dokuz milletvekilinin MYK’da disipline sevk edilmesiyle ilgili ise “işbirliği ve diyaloga açık” oldukları mesajını verdi. Sarı şöyle konuştu:
“Burada hukuki bir durum oluştu. Nasıl yol bulacağımızı birlikte konuşalım. Parti içindeki siyasal mücadeleye evet, itiraza evet. Farklı siyasal düşüncelerde olabiliriz, bunlara evet. Ama bizim de kırmızı çizgilerimizin olduğunu söyledik. Bu kırmızı çizgilerimiz hepimiz için partinin kurumsal kimliğiydi. Partide iki başlılık oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Bir tarafta parti sözcüsü var burada, öbür taraftan parti sözcüsü kimliğini kullanarak konuşan bir arkadaşımız var. Burada bir MYK var, öbür tarafta MYK toplantıları var. Biz bir bayramlaşma yapıyoruz, aynı gün aynı saatte bayramlaşma konuyor. Grup toplantısı yapmaya karar veriyoruz, ilk önce grup toplantısı yapmayacakken biz geleceğiz genel başkanı konuşturmayacağız noktalarına gidiyor.”
Gazetecilere “sarı zarf” ithamı
Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'sında Parti Sözcüsü olarak görev yapan Müslim Sarı'nın basın toplantısının ardından gazetecilerle sohbet ettiği sırada, Sarı'nın danışmanı olduğu belirtilen bir kişi, gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu'nu "sarı zarf almakla" itham etti
— Medyascope (@medyascope) June 11, 2026
CHP Genel Merkezi'nde… pic.twitter.com/o64UNeJLPD
Sarı basın toplantısının ardından gazetecilerle sohbet etti ve makamına çıktı. Ancak o esnada Sarı’nın danışmanı olduğu belirtilen bir kişi, gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu’nu “sarı zarf almakla” itham etti. Bazı gazetecilerin Özgür Özel ekibinden para aldığı iddiasına dayanan bu itham karşısında Yazıcıoğlu, adını ısrarla sorup mahkemeye vereceğini söylerken şahıs sessizce asansörün gelmesini bekledi.
CHP Genel Merkezi’nde bulunan gazeteciler ise bu sözlere, “Biz birbirimizi tanıyoruz, asıl siz kimsiniz?” diyerek tepki gösterdi.
Görüntülerin basına yansımasının ardından Müslim Sarı sosyal medya hesabından “Bugün basın toplantısı sonrasında gazetecilerle sohbet esnasında talihsiz bir olay yaşanmıştır. Resmî bir görevi olmayan bir partilimizin sözlerini tasvip etmiyorum. Basın emekçilerimizin soru sorma hakkını her zaman destekliyorum” açıklamasını yaptı.








