İSTANBUL (Medyascope) – İBB davası, 53. gününde Silivri’de devam etti. Medyascope muhabirleri Fırat Fıstık ve Ali Deniz Çakır, duruşma salonundaki son gelişmeleri Silivri’den aktardı. Ramazan Gülten’in savunmasıyla süren davada, imar tartışmaları ve tutukluluk incelemesi öncesindeki ayrıntılar değerlendirildi. Peki, İBB davasında kimler tahliye edilecek?
Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- İBB davası, 53. günde Silivri’de devam etti ve son gelişmeler değerlendirildi.
- Fırat Fıstık, Ramazan Gülten’in savunmasında suçlamalarla çelişkili delillere dikkat çekti.
- Gülten’in İmamoğlu ile yaptığı geçmiş olsun telefonu, örgüt üyeliği iddialarıyla ilişkilendirildi.
- Ali Deniz Çakır, tahliye beklentilerinin arttığını belirtti.
- Mahkemede tartışılan konular ve olası tahliye kararı üzerinde duruldu.
İBB davasının 53. gününde tutukluluk incelemesi öncesi son gelişmeleri değerlendiren Fırat Fıstık ve Ali Deniz Çakır, hem sanık savunmalarını hem de olası tahliye beklentilerini ele aldı. Fırat Fıstık, günün en dikkat çekici savunmalarından birinin İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten’e ait olduğunu belirterek, dosyadaki suçlamalarla ortaya konulan tablo arasındaki çelişkilere dikkat çekti:
“Ramazan Gülten İstanbul’da kaçak yapılaşmayla mücadele eden bir bürokrat. Bugün kendisine isnat edilen suçlar arasında rüşvet, irtikap ve dolandırıcılık gibi çok ağır suçlamalar var. Ama aynı Ramazan Gülten’in evinde yapılan aramada bulunan şey bir çeyrek altın ve 100 dolar. Aylarca tutuklu kalan, imar müdürlüğü gibi rantın en yoğun olduğu alanlardan birinde görev yapan bir isimden söz ediyoruz. Eğer anlatıldığı gibi büyük bir yolsuzluk sistemi varsa bunun maddi karşılığının da görülmesi gerekirdi. Ortaya çıkan tablo ise bunun tam tersini gösteriyor.”
Gülten’in suçlamalara dayanak gösterilen delillerine de değinen Fıstık, “Ramazan Gülten’e örgüt üyeliği isnat edilirken delil olarak gösterilen şeylerden biri Ekrem İmamoğlu ile yaptığı tek telefon görüşmesi. O görüşme de Gülten darp edildikten sonra İmamoğlu’nun geçmiş olsun telefonu. Bir kamu görevlisi görevini yaparken saldırıya uğruyor, belediye başkanı da onu arıyor. Bugün bu telefon görüşmesi örgüt ilişkisine delil olarak sunuluyor. Dosyadaki yaklaşımın nasıl kurulduğunu göstermesi açısından çok çarpıcı bir örnek” dedi.

İBB davasında kimler tahliye edilecek?
Tahliye beklentilerine ilişkin değerlendirmesinde ise Fırat Fıstık şunları söyledi:
“Bugün insanların beklentisi yakınlarının özgürlüğüne kavuşması. Hâlâ ceza alsa dahi yatmayacak durumda olan isimler içeride bulunuyor. Sağlık sorunları yaşayan tutuklular var. İddianamede kendisine doğrudan suç isnat edilmeyen isimler hâlâ tutuklu. Dolayısıyla tahliye edilmesi gereken kişi sayısı oldukça fazla. Elbette kaç kişinin serbest kalacağını söylemek mümkün değil ama hukuken bakıldığında bugün dışarıda olması gereken çok sayıda insan hâlâ cezaevinde bulunuyor.”
Ali Deniz Çakır ise ara karar öncesindeki son tutukluluk incelemesine dikkat çekerek tahliye beklentisinin giderek arttığını söyledi:
“Bu inceleme ara karar öncesindeki son kritik aşama. Şu ana kadar onlarca tutuklu savunma yaptı. Önümüzde Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Murat Ongun gibi isimlerin uzun savunmaları var. Ancak burada artık yalnızca suçlamalar değil, tutukluluğun gerekliliği de tartışılıyor. Çünkü insanlar aylardır içeride ve kamuoyunda da ‘kimler tahliye edilecek’ sorusu giderek daha yüksek sesle soruluyor.”







