İSTANBUL (Medyascope) – Kadir İnanır, toplumsal meselelere olan duyarlılığıyla yalnızca bir oyuncu olmanın ötesine geçti. Sinema kariyerinin yanında siyasi duruşuyla da gündem olan İnanır, barış söyleminden hiç geri adım atmadı.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Kadir İnanır, toplumsal meselelere duyarlılığıyla Türkiye’nin önemli isimlerinden oldu ve ‘barış elçisi’ olarak kendini tanımladı.
- Kaya gecesindeki olaylar sonrası Erdoğan’ın tavrını ‘kaba’ olarak nitelendiren İnanır, o dönemdeki siyasi gelişmelere eleştirilerde bulundu.
- Çözüm sürecinde Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alan İnanır, Gezi olaylarındaki dengeci tavrıyla dikkat çekti.
- 6-7 Ekim olaylarına HDP’nin katılımını kabul etmeyen İnanır, Kürt sorununda Türkiye’den ayrılma isteği duymadığını belirtti.
- Kadir İnanır, barış süreçleriyle ilgili Erdoğan’ın tutumunu eleştirirken YSP’ye mesafeli olduğunu ifade etti.

77 yaşında yaşamını yitiren Kadir İnanır, onlarca yıllık oyunculuk kariyerinin yanında siyasi duruşuyla da Türkiye’nin en tartışılan isimlerinden biri oldu. Kendisini “sosyal demokrat” ve “barış elçisi” olarak tanımlayan İnanır, başta Kürt sorunu olmak üzere pek çok hassas konuda kamuoyu önünde görüş bildirdi.
Ahmet Kaya gecesi ve “tuvaletteydin” tartışması
10 Şubat 1999’da Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül töreninde sanatçı Ahmet Kaya, Kürtçe şarkı söyleyip klip çekeceğini açıkladı. Bunun üzerine salonda gerginlik tırmandı; üzerine çatal bıçak fırlatıldı. İnanır da o gece salondaki isimler arasındaydı.
İnanır, o gece için yıllar sonra yaptığı açıklamada “3-5 zibidinin haddine mi benim arkadaşıma çatal-bıçak atmak. O olayların olduğu esnada içeride değildim. Orada olsam gereğini yapardım” dedi.
Ahmet Kaya’yla yakın dostluğunu ise şu sözlerle anlattı:
“Ahmet Kaya meselesinde benim kadar bu ülkede kimse özümseyemez. O her yaptığı şarkıyı önce bana okudu.”
Mesele yıllar sonra yeniden alevlendi. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o geceyi AKP grup toplantısında gündeme taşıyarak “Şimdi diyorlar ki ‘Ben o sırada tuvaletteydim, ben o sırada dışarıdaydım.’ Ulan hepiniz oradaydınız be!” dedi.
İnanır ise Erdoğan’ın bu tutumunu “kaba” olarak nitelendirerek “Bana ‘Abi’ diyen bir insandı, o konuşmasında ona biraz kırıldım” dedi.
Akil İnsanlar Heyeti ve Gezi
2013 yılında başlayan çözüm süreci kapsamında Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alan İnanır, Akdeniz bölgesi grubu üyesi olarak farklı illeri ziyaret etti, toplumun görüşlerini dinledi ve raporlara katkı sundu.
Aynı dönemde patlak veren Gezi olaylarında İnanır net bir taraf tutmadı. Gezi Parkı eylemlerini desteklemeyen İnanır, “Demokratik hak talebiyle hareket eden kitlelere yönelik alınacak tavır asla zor kullanmak olmamalıdır” diyerek kaygısını dile getirdi.
Akil İnsanlar çalışmalarının sürdüğü bu dönemde bir toplantıda ise Erdoğan’ın sert diline itiraz etti. “Acaba dilinizi biraz sakinleştiremez misiniz?” diyen İnanır, Erdoğan’ın kendisine “Kadir Abi sen nasıl Kadir İnanır oldun?” diye yanıt verdiğini aktardı.

6-7 Ekim olayları ve Hürriyet röportajı
Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda 6-7 Ekim olaylarını değerlendiren İnanır, bu olayların HDP tarafından düzenlendiğine inanmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Ben bütün bu olayların temelinde 2015 yılındaki seçimler olduğuna inanıyorum. Taraflar kendi tabanlarına seçim yatırımı yapıyorlar.”
Kürt sorununun çözümüne ilişkin de görüşünü paylaşan İnanır, “Ben şu anda hiçbir Kürt’ün Türkiye’den ayrılmak istediğini duymadım. İstanbul’da yaşayan net 3 milyon Kürt şu Boğaz’ı bırakıp da o dağlara gitmez” dedi.
Demirtaş oyunu ve Soylu polemiği
Selahattin Demirtaş’ın kitabından uyarlanan tiyatro oyununu izleyenler arasında yer alan İnanır, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Eksik yapmışsınız Kadir Efendi” eleştirisine şu yanıtı verdi:
“Orada insanları barışa teşvik var, barış için oradaydık. Öyle ufak şeylere takılmayın.”

T24 röportajı: Erdoğan, DEM ve barış
T24’e verdiği kapsamlı röportajda çözüm sürecinin fikir babasını da açıklayan İnanır, “Demirtaş tutanaklardan açıkladı, fikir Öcalan’dandı, Erdoğan uyguladı” dedi.
Erdoğan’a ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Erdoğan deha değil. Erdoğan, benim söylediğim gibi bir şeyi uygulayamıyor. Söyledim, ben daha bu ülkenin cumhurbaşkanından şikâyetçi olan hiçbir ülke görmedim. Nasıl beceriyor? Çünkü 85 milyon sadece ne tüketeceğine bakıyor. E durum böyle olunca da gerektiğinde ‘Haydi aslanım’ diye para da veriyorlar. Sonra alacak o parayı çünkü, biliyor. Bu gerçekler ortadayken bizim siyaset kurumunu sürekli uyarmamız lazım.”
Yeni bir barış sürecinde ne yapacağı sorusuna ise tutumunu net biçimde ortaya koydu:
“Bugün çağırsa yine en önde giderim, yeter ki adı ‘barış’ olsun; sadece Erdoğan değil, kim söylese giderim.”
DEM Parti’ye ise mesafeli durdu: YSP’nin seçim öncesinde kendi adını reklam amaçlı kullandığını, buna karşın kendisine milletvekilliği teklifi bile getirmediğini kaydeden İnanır, “Böyle bir siyasi anlayışın içine girmek istemedim” dedi.






