İSTANBUL (Medyascope) – Refah için Hukuk’un bu bölümünde Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Mehmet Gün, Türkiye’de yargının yapısal sorunlarını ve son dönemde gündeme gelen fon krizini Gamze Elvan’a değerlendirdi. Yargı bağımsızlığının temel sorunlardan biri olduğunu belirten Gün, hakim ve savcıların siyasi iradenin beklentilerine göre hareket etmek zorunda kalabileceğini söyledi.
Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Mehmet Gün, fon krizini değerlendirdi. Gün, son dönemde yaşanan tutuklamalar, erişim engelleri ve kamuoyunda tartışma yaratan soruşturmaların yargının toplum açısından önemini bir kez daha gösterdiğini belirtti. Yargının hem aydınlatılmamış soruşturmaları sonuçlandırması hem de insanların özgürlüklerinin haksız yere kısıtlanmasını engellemesi gerektiğini ifade eden Gün “Türkiye’nin yargıdaki birinci yapısal sorunu bağımsızlık sorunu” dedi.

“Yargı kendi içerisinde kapalı bir kutu”
Yargı camiasının toplumdan görece uzak bir yapıya sahip olduğunu belirten Gün, hakim ve savcıların aynı kurum içerisinde farklı görev yerlerinde birlikte çalışmasının zaman içerisinde kapalı ilişkiler oluşturabileceğini söyledi:
“Bütün bunlar bu kapalı gruplarda psikolojik olarak bazı şeylere neden olur. Birbiriyle yardımlaşmaya, birinin yaptığını diğerinin sorgulamamasına ya da vatandaşın hakkı söz konusu olduğu zaman meslektaşına daha çok güvenmeye neden olabilir.”
Fon krizi
Son dönemde gündeme gelen fon krizini değerlendiren Gün, olayın boyutlarının kapsamlı bir soruşturmayı gerektirdiğini söyledi.
Gün, kamuoyuna yansıyan 18 milyar dolar seviyesindeki rakamın Türkiye açısından çok büyük olduğunu ifade etti. Mehmet Gün, “Bu kadar büyük bir yolsuzluk, soygun, hırsızlık birkaç kişinin eseri olamaz. Bunun mutlaka çok geniş bir ağı vardır” dedi.
Soruşturmanın örgütlü suç kapsamında ele alınması gerektiğini savunan Gün, sistemin kurulması ve işletilmesinde rol alanlarla, bu faaliyetlerden menfaat sağlayanların yanı sıra görevlerini yapmayan kamu görevlilerinin de araştırılması gerektiğini söyledi.
SPK’nın sorumluluğu

Gün, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) görevini yerine getirmemesi nedeniyle vatandaşların zarara uğradığının tespit edilmesi halinde devletin sorumluluğunun gündeme gelebileceğini söyledi.
Ancak bunun kendiliğinden gerçekleşemeyeceğini vurgulayan Gün, “SPK’nın kamu görevini yerine getiremediği, bu yüzden insanların zarara uğradığı, yani kamu hizmetini yerine getirmekte kusurdan dolayı devletin sorumluluğu vardır. Onun için böyle bir karar olması lazım” dedi.
Gün, mağdurlara ödeme yapılması konusunda da hukuki bir kararın gerekli olduğunu belirterek, devletin kaynaklarının hangi koşullarda kullanılabileceğinin hukuka uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini söyledi.








