Refah için Hukuk (72): Yargı paketleri amacına hizmet etmiyor

İSTANBUL (Medyascope) – 12. Yargı Paketi gerçekten adaleti güçlendiriyor mu, yoksa yargı sistemindeki sorunları daha da derinleştiriyor mu? Refah için Hukuk‘un bu bölümünde Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Mehmet Gün, Gamze Elvan’a değerlendirdi: Yargı paketleri amacına hizmet etmiyor…

Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • 12. Yargı Paketi, yargı sistemindeki sorunları daha da derinleştirebilir, bununla birlikte bazı olumlu geri adımlar atılmıştır.
  • Mehmet Gün, Yargıtay’ın denetim yetkisinin sınırlandırılmasından vazgeçilmesini doğru bulduğunu ifade etti.
  • Yargı paketindeki düzenlemeler, hukuk güvenliğini zedeleyebilir ve yargının verimliliğini artırma amacına ulaşamayabilir.
  • Gün, yasaların hazırlanmasında bürokratların etkisinin fazla olduğunu belirterek milletvekillerinin rolünü sorguladı.
  • Mevcut harç sistemi, yargının iş yükünü azaltmak yerine yeni uyuşmazlıklar üretmektedir.

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Mehmet Gün, kamuoyunda tartışmalara neden olan 12. Yargı Paketi’ni değerlendirdi. Gün, ilk derece mahkemelerinin görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının, Yargıtay tarafından bozulmasını engellemeyi öngören düzenlemenin tepkiler üzerine geri çekilmesini olumlu bulduğunu söyledi. Pakette yer alan birçok düzenlemenin, yargının temel sorunlarını çözmekten uzak olduğunu belirten Gün, yüksek yargının denetim yetkisinin sınırlandırılmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceğini savundu.

“Yargıtay’ın denetim yetkisinin sınırlandırılmasından vazgeçilmesi doğru oldu”

12. Yargı Paketi’nde en fazla tartışılan maddelerden birinin, ilk derece mahkemelerinin görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasını engelleyen düzenleme olduğunu hatırlatan Gün, bu değişiklikten geri adım atılmasının yerinde olduğunu söyledi.

Yargıtay’ın iş yükünü azaltma amacıyla hazırlanan bu önerinin ciddi riskler taşıdığını ifade eden Gün, “Yetkisiz ve görevsiz bir mahkemenin kararını daha az uzman olan bir mahkemede kesinleştirip Yargıtay’ın buna dokunamaması anlamına geliyordu. Allah’tan geri dönüldü. Çünkü Yargıtay bizim son güvendiğimiz yer” dedi.

Yargının verimliliğini artırmanın yalnızca dosya sayısını azaltmak anlamına gelmediğini belirten Gün, asıl hedefin makul sürede ve nitelikli kararlar verilmesi olması gerektiğini vurguladı.

Refah için Hukuk (72) – Yargı paketleri amacına hizmet etmiyor
Refah için Hukuk (72) – Yargı paketleri amacına hizmet etmiyor

“Kanunları milletvekilleri değil bürokratlar hazırlıyor”

2017 Anayasa değişikliğiyle kanun teklif etme yetkisinin milletvekillerine bırakıldığını hatırlatan Gün, uygulamada bunun işlemediğini söyledi. Meclis’e gelen yasa tekliflerinin büyük bölümünün bakanlık bürokratları tarafından hazırlandığını ifade eden Mehmet Gün, milletvekillerinin çoğunlukla bu metinlere imza attığını belirtti. “Görünürde meclisimiz kanun yapıyor ama meclisin kanunu nasıl yapacağını bürokratlarımız söylüyor gibi oluyor” diye konuştu.

Mehmet Gün, kanun yapmanın yalnızca teklif verip oylamaktan ibaret olmadığını söyleyerek toplumsal ihtiyaçların araştırılması, farklı kesimlerin görüşlerinin alınması ve düzenlemelerin etkilerinin analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Harç sistemi yargının iş yükünü azaltmıyor, artırıyor”

Yargının iş yükünün azaltılmasının konuşulduğu bir dönemde mevcut harç sisteminin tam tersine yeni uyuşmazlıklar ürettiğini savunan Gün, dava harçlarının vatandaşları farklı dava türlerine yönelttiğini söyledi:

“Yargının iş yükünü azaltmaya çalışırken aslında tam tersini yapıyoruz. Kanunları hazırlayan bakanlıklar, uyguladıkları harç politikalarıyla yargının iş yükünü artırıyor. Ardından da oluşturdukları bu yükü, yargılamayı hızlandırmaya yönelik düzenlemelerle azaltmaya çalışıyorlar. Bu, kaş yaparken göz çıkarmak anlamına geliyor. Tek celse yargılama mutlaka ve bir an önce hayata geçirilmeli. Duruşmaların üç aydan fazla ertelenemeyeceğine ilişkin bir kural getirmek ise bu hedeften vazgeçildiğini, yani bu konuda pes edildiğini gösteriyor. Oysa bunun yerine alternatif ve köklü çözümler üretilmesi gerekiyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş