Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap: AKP’ye geçişler neden arttı? Sorun ihanet mi, sistem mi?

İSTANBUL (Medyascope) – 5 Soru 10 Cevap programının bu bölümünde gazeteci Kemal Can, CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanları ve milletvekilleri üzerinden Türkiye’deki siyasi transferleri değerlendirdi. Can, son dönemdeki transferlerin geçmişteki parti değişikliklerinden farklı olarak iktidar tarafından “planlı, programlı ve süreklilik arz eden bir strateji” olarak uygulandığını savundu.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Kemal Can, CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanları üzerinden Türkiye’deki siyasi transferleri değerlendirdi.
  • Son dönem transferleri, iktidarın planlı ve programlı bir strateji ile uyguladığı bir süreç olarak öne çıkıyor.
  • Siyasi transferlerin artışında geçmişteki parti değişikliklerinden önemli farklılıklar var.
  • Can, siyasi transferlerin önünü açan koşulların sadece parti yönetimleriyle sınırlı olmadığını, daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini savunuyor.
  • Siyasetin neden yapıldığı ve nasıl finanse edildiği gibi soruların tartışılması önemlidir.

Kemal Can, “AKP’ye geçişler neden arttı? Sorun ihanet mi, sistem mi?” başlıklı yayında şu soruları ele aldı.

1- Şimdiki transferlerin öncekilerden farkı ne?

2- Siyaset neden yapılır ve siyaseti kim yapar?

3- Siyasetin finansmanı tek taraflı bir ilişki mi?

4- Siyasetten arınma bu süreci nasıl etkiliyor?

5- Bu işin devamı nasıl gelecek ve ne yapmalı?

AKP'ye geçişler neden arttı?
Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap: AKP’ye geçişler neden arttı? Sorun ihanet mi, sistem mi?

Şimdiki transferlerin öncekilerden farkı ne?

Kemal Can, son dönemde bazı CHP’li belediye başkanlarının AKP’ye geçmesi ve 14 Ağustos’ta yeni transferlerin gerçekleşeceğine ilişkin haberlerin gündeme gelmesi üzerine siyasi transferlerin Türkiye siyaseti açısından yeni bir olgu olmadığını hatırlattı. Ancak Can’a göre bugünkü tablo, geçmişteki parti değişikliklerinden önemli ölçüde ayrılıyor.

Can, “Bugün karşı karşıya kaldığımız şeyin en ayırt edici özelliği bunun iktidar tarafından planlı, programlı ve süreklilik arz eden bir strateji olarak uygulanıyor olması” dedi. Bu stratejinin sistematik biçimde yürütüldüğünü ifade eden Can, “yargıyı kullanarak, devlet gücünü kullanarak” iktidarın elindeki imkanların devreye sokulduğunu savundu:

“Bu nedenle bu meseleyi sadece gidenlerin ahlaki vasıfları üzerinden değerlendiremeyiz. Sadece çürük elmalar diye tarif edilecek bir tartışma gündemi, meseleyi algılamakta ve anlamakta eksik kalabilir. Çünkü sadece transfer yapan değil, rakip partilerin yönetimini de yargı yoluyla değiştiren bir iktidar stratejisiyle karşı karşıyayız.”

Bu işin devamı nasıl gelecek ve ne yapmalı?

Can, CHP’de teşkilat yapısının güçlendirilmesine yönelik adımların da bu tartışma açısından önemli olduğunu söyledi. Can’a göre siyasi transferlerin önünü açan koşullar yalnızca parti yönetimleriyle sınırlı değil, siyasetin neden yapıldığı, siyaseti kimlerin yaptığı, siyasetin nasıl finanse edildiği ve siyasi etik çerçevesinin nasıl oluşturulacağı sorularının birlikte ele alınması gerekiyor:

“Neden siyaset yapılır, kimler siyaset yapar, siyaset nasıl finanse edilir ve bunun etik çerçevesi nedir? Bunları yeterince tartışmadan bu sorunun çözülmesi ve transfer siyasetinin uygulanabileceği zeminin tamamen ortadan kalkması hemen hemen imkânsız.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş