Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Mehmet Gün, yolsuzlukla mücadelede yargının rolünü, iktidar ve muhalefet arasındaki tartışmaları ve Türkiye’deki sistemin yapısal sorunlarını Medyascope’ta Gamze Elvan’a değerlendirdi. Gün, yargının doğrudan taraflı davranmasından çok, önüne gelen bilgilerin seçilmesi yoluyla yönlendirilebildiğini belirterek, Türkiye’de yolsuzlukla mücadelenin sistematik bir şekilde yürütülmediğini söyledi.
Mehmet Gün, yolsuzluk tartışmalarının yalnızca siyasi bir mesele olmadığını, toplumsal ve ekonomik sonuçlar doğurduğunu vurgulayarak, güven sorununa dikkat çekti:
“Yolsuzlukla etkin bir mücadele ortaya koyamazsak, toplumda güven ortamı oluşmuyor. Çünkü insanlar neye güveneceğini, kime güveneceğini bilemiyor. Güven olmayınca da hem ekonomik ilişkiler hem de toplumsal hayat ciddi şekilde zarar görüyor.”
“Yargı değil, yargıya giden bilgiler seçiliyor olabilir”
Yargının taraflı davranıp davranmadığı tartışmasına değinen Gün, sorunun daha çok bilgi akışıyla ilgili olduğunu söyledi:
“Ben yargı mensuplarının doğrudan seçici davrandıklarını güçlü bir şekilde söyleyemem. Çünkü önlerine gelen her dosya için işlem yapmak zorundalar. Ama onların önüne götürülen bilgilerin seçilerek götürülmesi mümkün. Bu durumda yargı da o seçilmiş bilgiler üzerinden harekete geçiyor.”
Gün, bu durumun siyasal etkilerle şekillenebileceğine işaret etti, “Dolayısıyla mesele yargının kendi içinde taraflı davranması değil, yargıya hangi bilgilerin ulaştırıldığıdır. Eğer bu süreç siyasileşmişse, yargıyı bir araç olarak kullanmak da mümkün hale gelir” dedi.
Türkiye’de yolsuzluk algısının yüksek olduğuna dikkat çeken Gün, siyasi söylemlerin bu algıyı pekiştirdiğini belirtti, “Bu kadar çok yolsuzluk konuşuluyorsa, mutlaka bir karşılığı vardır. Bizim çok bilinen bir sözümüz var: Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bugün hem iktidar hem muhalefet birbirini yolsuzlukla suçluyorsa, bu da toplumda ‘demek ki bir şeyler var’ algısını güçlendiriyor” diye konuştu.
“Güvensizlik ekonomiyi ve toplumu çökertiyor”
Yolsuzluğun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ekonomik bir sorun olduğunu vurgulayan Gün, güven eksikliğinin üretimi doğrudan etkilediğini söyledi:
“Güven olmadığı zaman insanlar bir araya gelip iş yapamıyor. Birisinin fikri var, diğerinin sermayesi var ama birbirlerine güvenemedikleri için ortaklık kuramıyorlar. Ne bu buna güveniyor ne o buna güveniyor. Bu da üretimi, işbirliğini ve katma değer üretimini ciddi şekilde düşürüyor.”
“Siyaset yolsuzluk için yapılıyor”
Programın en çarpıcı bölümlerinden biri ise siyasetin yapısına ilişkin değerlendirmeler oldu. Gün, Bekir Ağırdır’ın sözlerine atıfla şunları söyledi:
“Bekir Ağırdır’ın bir tespiti var, ‘siyaset artık yolsuzluk için yapılıyor’ diyor. Ben de bunun doğru olduğuna inanıyorum. Çünkü mevcut sistemde yolsuzlukla mücadele etmek için gerekli adımlar atılmıyor, aksine bu alan siyasal rekabetin bir parçası haline geliyor.”








