İSTANBUL (Medyascope) – Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, okullardaki koşullara karşı lise öğrencilerinin başlattığı ve hayat pahalılığına karşı tepkileri de içeren şiddet olaylarının ardından Fransa’da protesto yasağı uygulanacağını açıkladı. İstihbarat yetkilileri ve kıdemli bakanlarla bir araya gelen Macron, “hukuki dayanağı olmayan kişi veya gruplar” tarafından organize edilen “gayrimeşru” gösterilerin yasaklanacağını duyurdu.
- Fransa’da sokak hareketleri nasıl başladı, nasıl devam ediyor?
- Fransa’daki protestolarda “Bismillah” sloganı nereden çıktı?
- Fransa’da öğrencilere polis şiddeti: “Bizi korumak yerine bize saldırıyorlar”
- Fransa’da protestolar: 2 binden fazla gözaltı, 500’den fazla yaralı
Fransa’da eylül ortasında eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan ve ülke geneline yayılan protestolarda polis ve protestocular arasında yaşanan şiddet olaylarının ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron “meşru olmayan” gösterilerin yasaklanacağını duyurdu. Radikal sol grupları “cumhuriyeti yıkmaya çalışmakla” suçlayan Macron, önceliklerinin huzuru yeniden tesis etmek olduğunu vurguladı.
Başta Paris, Lyon ve Marsilya olmak üzere büyük şehirlerde hafta sonu planlanan bazı gösterilere izin verilmeyeceği açıklandı.
“Radikal sol cumhuriyeti yıkmayı hedefliyor”
Sendikalar gibi tanınmış kuruluşların eylem taleplerinin yasal çerçevede inceleneceğini belirten Macron, gerekirse yürüyüş güzergahlarının değiştirilebileceğini söyledi. Yaşanan yağma ve şiddet olaylarının faturasını aşırı sol gruplara kesen Emmanuel Macron, şunları söyledi:
“Gösterilerdeki şiddetin en kötü yanı, cumhuriyeti çökertmeyi amaçlayan radikal sol grupların siyasi ve isyankar eylemlerinden kaynaklanıyor. Önceliğimiz sükunete dönüştür. Şehir merkezlerini, işletmeleri ve kamu binalarını korumak için alınan kurallar basittir ve sağduyuya dayanmaktadır. Önümüzdeki günlerde gösteri yapılmaması genel tavsiyemizdir.”
Büyük şehirlerde yasak dalgası
Macron’un açıklamalarının ardından yerel makamlar harekete geçti. 200’den fazla dükkanın yağmalandığı ve turizm ofisinin ateşe verildiği ülkenin üçüncü büyük şehri Lyon ile Marsilya, Nice ve Toulon’da 24 Ekim günü planlanan gösteriler yasaklandı.

Başkent Paris’te ise Bastille Meydanı’ndan başlayacak bir yürüyüşe izin verilirken, göstericilerin şehir merkezine girmesi yasaklandı. Ancak öğrenci sendikalarının ve 2018-2019 yıllarında Fransa’yı sarsan “Sarı Yelekliler” hareketinin 24 Ekim’de başkentte düzenlemeyi planladığı ayrı yürüyüşe izin verilmeyeceği duyuruldu.
Şiddet olaylarından endişe eden Paris ve diğer şehirlerdeki işletmelerin camlarını sunta ile kaplamaya ve özel güvenlik tutmaya başladığı bildirildi.

Adalet Bakanı Gérald Darmanin, gözaltına alınan 2 bin 500 kişiden 174’ünün tutuklandığını ve 900’den fazla kişinin yargılandığını açıkladı. Limoges belediye binasının ateşe verilmesiyle ilgili iki kişi tutuklandı.
Ne oldu? Protestolar neden başladı?
Fransa’da protestolar, 17 Eylül’de Paris’in banliyölerinden Créteil’de öğretmen eksikliği ve yetersiz okul koşullarına karşı başladı. Kısa sürede ülke geneline yayılan eylemlerde 15-18 yaşlarındaki lise öğrencileri, kalabalık sınıfları, bakımsız okul binalarını, uzun ders saatlerini ve üniversiteye giriş sistemini protesto ediyor.
Hükümet, öğretmen açığını kapatmak için 3 bin ek eğitim personeli görevlendirme sözü verse de öğrenciler taleplerinin karşılanmadığını savunuyor.
Hareketin dikkat çekici yanlarından biri de Fransa’nın en seçkin üniversitelerinin protestolara katılması. Sciences Po, École Normale Supérieure ve CentraleSupélec gibi kurumlardaki öğrenciler de eylemleri desteklemeye başladı.
Le Monde’a konuşan sosyolog Annabelle Allouch’a göre bu katılım, gençlerin ekonomik kriz ve değişen iş piyasası nedeniyle geleceğe artık eskisi kadar güvenle bakamadığını gösteriyor.
Kaynak: The Guardian







