Ruşen Çakır yorumladı | Hepimizin utancı: Osman Kavala dokuz yıldır hapiste

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Osman Kavala’nın tutukluluğunun dokuzuncu yılında Türkiye’de hukuk ve demokrasi tartışmalarını değerlendirdi. Kavala’nın yalnız bırakıldığını söyleyen Çakır, özellikle muhalefet partilerinin ve Türkiye burjuvazisinin tutumu üzerinde durdu.

Hepimizin utancı
Ruşen Çakır yorumladı | Hepimizin utancı: Osman Kavala dokuz yıldır hapiste

Gazeteci Ruşen Çakır, “Hepimizin utancı: Osman Kavala dokuz yıldır hapiste” başlıklı yayınında iş insanı ve sivil toplum kuruluşu Anadolu Kültür’ün kurucusu Osman Kavala’nın cezaevinde dokuzuncu yılına girmesini değerlendirdi. Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen tutuklu kalmasını Türkiye’de hukuk devletinin durumunu gösteren çarpıcı bir örnek olarak nitelendiren Çakır, “Onun çıkmadığı bir yerde Türkiye’de hukuktan, demokrasiden şundan bundan bahsetmenin hiçbir anlamı yok” dedi.

Çakır, Kavala’nın dokuz yıllık tutukluluğu boyunca kamuoyunda zaman zaman gündeme gelmesine rağmen giderek yalnız bırakıldığını söyledi. Özellikle muhalefet partilerinin sürecin başından itibaren daha güçlü bir tutum alabileceğini belirten Çakır, Kavala’nın aldığı desteklere rağmen yalnız kaldığını vurguladı.

Kavala’nın yalnızca Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan isimlerden biri olmadığını, Türkiye’de insan hakları, düşünce özgürlüğü ve Kürt sorunu gibi konularda çalışmalar yürüten bir sivil toplum aktörü olduğunu hatırlatan Çakır, onun bu faaliyetleri nedeniyle cezalandırıldığını savundu.

“Kendi sınıfı tarafından terk edildi”

Çakır, Kavala’nın tutukluluğunda Türkiye burjuvazisinin tutumuna da dikkat çekti. Kavala’nın mensubu olduğu ekonomik ve toplumsal çevrenin, onun cezaevinde tutulmasına karşı yeterince ses çıkarmadığını belirten Çakır, bu sessizliği kayda geçirilmesi gereken bir durum olarak değerlendirdi.

Kavala’nın cezaevinden yayımlanan mesajından bölümler aktaran Çakır, Kavala’nın 60 yaşında cezaevine girdiğini ve sivil toplum alanında aktif çalışabileceği sürenin neredeyse tamamını, sağlıklı yaşayabileceği yılların önemli bir bölümünü hapiste geçirdiğini söylediğini hatırlattı.

Kavala’nın bütün yaşananlara rağmen Türkiye’de hukuk devletinin yeniden tesis edilebileceğine ilişkin umudunu koruduğunu belirten Çakır, bu yaklaşımın onun kişiliğini yansıttığını ifade etti.

“Dokuz yıldır hapiste olmasını hâlâ anlayabilmiş değilim”

Kavala’yı şahsen tanıdığını belirten Çakır, onun Türkiye’nin sorunlarını dert edinen, sivil toplum ve kültür alanında çalışmalar yürüten bir isim olduğunu söyledi. Kavala’nın İletişim Yayınları ile ilişkisini ve kamuoyunda bir dönem kullanılan “kızıl milyarder” tanımlamasını da hatırlatan Çakır, Kavala’nın bu tür sıfatlara önem vermeyen sakin kişiliğine dikkat çekti.

Çakır, “Hâlâ bu dokuz yıl boyunca hapiste olabilmesini anlayabilmiş değilim. Sırf tek başına Osman Kavala’nın öyküsü bile Türkiye’nin ne kadar hazin bir halde olduğunu bize gösteriyor” dedi.

Kavala’nın en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmasını dileyen Çakır, bunun yalnızca Kavala için değil, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan kurtulması açısından da önemli olduğunu söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş