Hafta Başı (106): Savcı Sayan’ın kızıştırdığı kavga | Mustafa Sarıgül olayı | Trump kaybetmeye mahkum mu?

İSTANBUL (Medyascope) – Hafta Başı’nda bu hafta Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel, fon vurgununu, ABD ara seçimlerinin Türkiye ve dünya üzerindeki potansiyel etkilerini ve Mustafa Sarıgül soruşturmasını değerlendirdi.

Trump kaybetmeye mahkum mu? Sarıgül soruşturması fon vurgununun önüne mi geçiriliyor? Sarıgül olayı Türkiye’nin Epstein vakası mı? Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel, Hafta Başı’nın bu bölümünde ABD’deki ara seçimlerinin dünya ve Türkiye üzerinde yaratabileceği etkileri, fon soruşturmasını ve YENİ Parti’den istifa eden eski Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkında yürütülen soruşturmayı ele aldı.

“Savcı Sayan’ın kızıştırdığı kavga”

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in fon vurgunu soruşturmasına ilişkin açıklamalarını değerlendiren Ruşen Çakır, Gürlek’in olayın basit bir dolandırıcılık değil, “üst düzey denetleme mekanizmalarına sızmış örgütlü bir suç şebekesi” olduğunu söylediğini belirtti.

Çakır, açıklamanın soruşturmanın ilk gününden beri bilinenleri teyit ettiğini, ancak ilk kez bu kadar üst düzey bir isim tarafından örgütlü suç tanımının açıkça yapıldığını ifade etti. Gürlek’in “acele etmeyin, emin adımlarla ilerliyoruz” mesajının AKP tabanındaki itiraz ve serzenişleri yatıştırmaya yönelik olduğunu savunan Çakır, gözaltıların ve tutuklamaların sürebileceğine dikkat çekti. 

Kadri Gürsel, Savcı Sayan’ın açıklamalarının olayı belirli bir noktada sınırlamak için bir “sahte bayrak operasyonu” olduğunu savundu. Bürokratların “rüşvet alma” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından tutuklandığını ancak “örgüt üyeliği” suçlamasından özellikle kaçınıldığını, çünkü bu bürokratların AKP kadrolarından olduğunu belirten Gürsel, “Bu, soruşturmanın siyasi ayağa ulaşmasını engelleme çabası” diye konuştu.

Trump kaybetmeye mahkum mu?
Hafta Başı (106): Savcı Sayan’ın kızıştırdığı kavga | Mustafa Sarıgül olayı | Trump kaybetmeye mahkum mu?

Mustafa Sarıgül olayı 

Kadri Gürsel, Mustafa Sarıgül hakkındaki yürütülen soruşturmanın fon vurgunu iddialarını gündemden düşürmek ve kamuoyunun dikkatini başka yöne çekmek için kullanıldığını savundu. İktidar medyasındaki yayınlarda Sarıgül olayı üzerinden kurulan sorulara dikkat çeken Gürsel, “Bu Türkiye’nin Epstein vakasıdır diyebilir miyiz?” sorusunun yönlendirici bir teknik olduğunu belirtti. Gürsel, “Siyasi mesaj talimatları bu şekilde formüle ediliyor. ‘Böyledir diyebilir miyiz?’ Evet diyebiliriz, tamam, geçiniz, bunu da yerine getirdik” dedi.

Sarıgül’ün YENİ Parti’ye verdiği desteğin başına gelenlerin nedeni olduğu yönündeki açıklamasını siyasi açıdan doğru bulduğunu ifade eden Gürsel, fon skandalını “finansal kanibalizm” olarak nitelendirdi. 

“Utangaç muhafazakarlar”

Kadri Gürsel, 2016 ABD Başkanlık Seçimleri’nde kamuoyu yoklamalarına bakarak Donald Trump’ın Hillary Clinton karşısında kazanamayacağını düşündüğünü, ancak anketlerin yanıldığını söyledi:

“Bunun nedeni herhalde “utangaç muhafazakârlar” dediğimiz, Trump’ı desteklediğini açıklamaktan utanan sağcılar. Onlar yüzünden anketler yanıldı. Çünkü bu, bütün ciddi anket kuruluşlarının ve medyanın ortalamasında ortaya çıkan sonuçtu. Şimdi yine öyle gözüküyor ama Trump kesin kaybedecek mi sorusunda “muhtemelen” deyip bir kapı aralamamın tek sağlam dayanağı var: Trump’ın çok sinirli olması. Trump gerçekten nevrotik bir durumda, iyice şirazesinden çıktı. Yaptığı şeyler  saçma sapan. Herhalde o da kaybedeceğinin farkında, öyle deniyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş