Yapay zekâlı teslimat robotlarına protestolar artıyor: Her yerde görmeye başlayabiliriz

ABD (Medyascope) – ABD’de yaygınlaşan otonom teslimat robotları, kaldırımları işgal ettikleri, kazalara yol açtıkları ve kişisel verileri topladıkları iddialarıyla tartışma yaratıyor. Peki bu robotlar ne kadar güvenli, Türkiye’de de yaygınlaşacak mı?

otonom teslimat robotları
Görsel: Nilay Kamu Arslan

Geçen günlerde Miami’nin merkezinde köprüden karşıdan karşıya geçerken karşıdan tatlı yüz mimiklerine sahip dikdörtgen formda bir robotun bana doğru geldiğini gördüm. Teslimat robotu olduğunu birkaç saniyede anladığım bu aracın, bana yaklaştığında durması onunla ilgili detayları incelememi de sağladı. Avride markasının bu robotları, farklı şirketlerle iş birliği kurmuş ve bu şekilde kullanıcıların teslimatlarını gerçekleştiriyor. Ancak bu benim aklımda bazı soruların oluşmasına neden oldu, gerçekten bu teslimat robotlarına ihtiyacımız var mı, hızlı mı, insanlara çarpabilir mi, güvenli mi? Ve dahası…

Bu soruların henüz cevaplarını vermek için çok erken olsa da temelde bir sorun teşkil etmiyor ya da henüz bir insana çarpmış değiller diye düşensem de aslında tam öyle değilmiş. Geçen mayıs ayında yaşanan bir olayda, bir Avride robotu Philadelphia, Center City’de seyir halindeyken yaya bir kadına çarpmış. Kadının olayı bildirmesinin hemen ardından gelen tepkilerin ardından protestolar artmış. Bu protestoların odağında, Amerika’nın birçok yerinde yayalara ayrılan çok az yol olduğu ve bu otonom teslimat robotlarının da bu yaya yollarını işgal etmesinin önemli bir sorun olduğu vardı.

Bu otonom teslimat robotunun özellikleri neler?

otonom teslimat robotları
Görsel: Nilay Kamu Arslan

Avride’ın bu araçları otonom yapıdalar ve mart ayından bu yana Uber Eats ile kullanıcıların siparişlerini taşıyorlar. Yeni haberlere göre bu araçlar yakında daha fazla restorandan sipariş almaya da başlayacak. Philadelphia’da ilk otonom araç filosunu hizmete sunan şirket, farklı şehirlerde bu kullanımı artıracağını duyurmuştu. Bunlardan biri de Miami’nin merkez bölgesiydi.

Öte yandan Avride, otonom teslimat robotlarını çeşitli bölgelerde kullanmakla beraber; şu anda yalnızca Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore, Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde varlığını sürdürüyor. Teslimat robotları aktif olarak ABD’de onlarca şehirde ve birçok üniversite kampüsünde kullanılıyor.

Gelelim bu otonom araçların temel özelliklerine; şirketin internet sitesindeki bilgilere göre bu otonom teslimat robotu, tamamen bağımsız çalışıyor. Bagaj kapasitesi 42 cm’lik yaklaşık altı adet pizzayı ve beş adet 1,5 litrelik şişeyi tek seferde taşıyabilecek boyutlarda.

Aktarıldığına göre her hava koşuluna uyumlu olacak şekilde yedi gün 24 saat çalışabiliyor. Özellikle son dönemde kişisel ve biyometrik verilerin toplanmasına yönelik seslerin iyice çıktığını biliyoruz. İnsanlar, kişisel verilerinin (yüzleri gibi) haklı olarak toplanmasını istemiyor ve bu teslimat robotunun da hiçbir özel veriyi toplamadığı vurgulanıyor. Bunu neden özellikle belirtme gerekliliği duyuyorlar?

Çünkü robotta insanlara ya da sokaktaki herhangi bir çöp kutusu ya da aydınlatma direklerine çarpmaması adına bir kamera sistemi bulunuyor. Bu kameranın insanların yüzlerini kaydettiğine yönelik endişeler var ancak şirketin aktardığına göre insanların herhangi bir biyometrik verisini kaydetmediği özellikle vurgulanıyor.

Robotta, LiDAR sensör bulunuyor bu da 60 metreye kadar uzaklıkta bulunan nesneleri tespit etmesini sağlıyor. Farklı konumlarda konuşlandırılan kameralar ise hem renkleri algılamasını sağlıyor bu sayede trafik ışıklarını tespit ediyor, hem de normal ya da acil durum araçlarına yönelik çıkarım yapmasını sağlıyor.

Ultrasonik sensörleri bulunun bu otonom robotun, karşısına çıkan yayalar, bisikletliler ya da scooter kullanan çocuklar ya da köpekler gibi herhangi hareketli nesne çıktığında anında durmasını sağlıyor.

Bu minik araç, 8 km/sa hızla gidiyor ve aktarılana göre tek şarjla 50 km menzil sunuyor.

otonom teslimat robotları
Görsel: Avride

Bu araçlara yönelik en büyük sorunlardan bir diğeri ise vandalizm ya da hırsızlığa yönelik nasıl korundukları. Zira çok güvenli olmayan tenha mahallelerde de bu araç hizmet verebiliyor. Araştırdığımda her teslimat robotunun kargo bölgesinin güvenli bir şekilde kilitlendiği belirtiliyor ve yalnızca alıcı tarafından mobil uygulama ile açılabiliyor. Herhangi birisinin yetkisiz erişim girişiminde bulunması ya da robotu çalmaya çalışması durumunda kumanda operatörlerine uyarı gönderiliyor. Bunun ardından yetkili kişinin durumu değerlendirmesi ve robotu güvence altına alması için robot sensör verilerine bağlanıyor. Karmaşık gibi dursa da şirket robotlarının oldukça güvenli olduğunu özellikle vurguluyor.

Avride’nin halkla ilişkiler sorumlusu Yulia Shveyko’nun da aktardığına göre, bu araçlar herhangi bir sorunla karşılaştıklarında yardım çağırabiliyorlar, bu da bir çalışanın uzaktan müdahale ederek makineleri kontrol etmesine olanak tanıyor.

Herkes heyecanla karşılamadı

The New York Times’ın bir haberine göre ekim ayında New Jersey’de görülmeye başlayan bu sevimli teslimat robotları biraz kafa karıştırmış durumda. Kaldırımları ele geçirmesinin eleştirilmesinin yanı sıra çok kalabalık ortamlarda sürekli duruyor olmasının teslimatların gecikmesine sebep olduğu da söyleniyor. New York tarafında bu teslimat robotları görülmedi bile çünkü orada eyalet yasası gereği kaldırımda motorlu araçlar ve sokaklarda sürücüsüz araçların kullanılması yasaklanıyor. Bu da otonom teslimat robotunun New York sokaklarına herhangi bir istisna olmadığı sürece giremeyeceği anlamına geliyor.

New Jersey’nin Hoboken bölgesinde geçtiğimiz aylarda bir pilot program başlatılmış. Yetkililer, yaklaşık 60 bin kişinin yaşadığı bu şehirde, robot filosunun çift park halindeki teslimat araçlarından kaynaklanan trafik sıkışıklığını azaltmasını bekliyor.

Bazı kişiler özellikle sosyal medya hesapları üzerinden bu robotların ne kadar sevimli ve işe yarar olduğunu paylaşıyor olsa da bazıları özellikle bebek arabası süren ebeveynler ya da tekerlekli sandalye kullanan kişiler bu durumdan şikayetçi. Teslimat robotu sizi gördüğünde aniden yolun ortasında duruyor ve kişiler bu aracın etrafından dolanmak zorunda kalıyor. Bebek arabası ya da tekerlekli sandalye ile de o manevraları yapmak zor olabiliyor.

Teslimat robotunun çarptığı ilk vaka

Geçen yılın ekim ayında Jersey City’de gerçekleşen başka bir olayda, bisiklet süren bir adam teslimat robotuyla çarpışıyor ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılıyor. Aktarılana göre 32 yaşındaki Conor Shannon, teslimat robotuyla bisiklet yolunda çarpıştı. Shannon, olay sonucunda beyin sarsıntısı geçirdiği ve köprücük kemiği kırıldığı gerekçesiyle dava açmaya hazırlanıyor. Görgü tanıklarının iddiasına göre teslimat robotu bu çarpışmanın ardından yoluna devam etmeye kalkıştı ancak etrafta olaya tanık olan kişiler aracı bir şekilde durdurup, görüntü alabildiler. Avukatına göre, Shannon’ın davası New Jersey’de bildirilen ilk teslimat robotu yaralanması vakası gibi görünüyor. Shannon, yaşadığı olayın özellikle Jersey City ve ABD genelindeki diğer şehirlerde giderek yaygınlaşan teslimat robotlarının kullanımının yaygınlaşmadan önce şirketler için güvenlik özelliklerini iyileştirme konusunda bir ders niteliği taşımasını umduğunu söylüyor.

Mayıs ayında ise Philadelphia’da bir teslimat robotu bir sürücüyle çarpıştıktan sonra yoluna devam etti. Mart ayındaki başka bir olaya göre bir teslimat robotu Chicago’daki otobüs durağına çarparak oradaki cam paneli tuzla buz etti. Konuya ilişkin Chicago’da uzun süredir devam eden bir imza kampanyası da var. Teslimat robotlarının güvenliği ve insanların işleri üzerindeki etkileri hakkında daha fazla veri elde edilene kadar kullanımlarının durdurulması talep ediliyor.

otonom teslimat robotları

Uzmanlara göre insanların bu tarz durumlarda gösterdiği direcin en büyük sebepleri insanların yaşayacağı iş kaybı ve yapay zekânın fiziksel olarak somutlaşıyor olması olarak gösteriliyor.

Öte yandan Coco Robotics ve Avride gibi şirketler, restoran teslimatlarına olan talebin insan kurye sayısından daha hızlı arttığını ve bu açığı kapattıklarını söylüyor.

Amerika’nın bazı eyaletleri ve şehirlerinde özel bazı stratejiler de izleinyor. San Francisco’daki yetkililer araçların erişimini şehrin daha az yoğun bölgeleriyle sınırlandırırken ve Kanada’nın Toronto şehrinde 2021’den bu yana robotların kaldırımları kullanması yasak. Chicago’da ise şehrin iki küçük bölgesinde teslimat robotlarının kullanımı yasaklandı.

Chicago’da bu öyle büyük bir sorun haline geldi ki imza kampanyasına katılanların sayısı her geçen gün artıyor. Şehrin sakinleri; çarpışmaların ve yaralanmaların olduğuna dair haberler olduğunu belirtiyor. Şehirde yaşayanlar robotların trafikte sorunlara yol açtığını, yaya geçitlerinde düzensiz davranarak acil durum araçlarının geçişini engellediğine dair deneyimler yaşamışlar.

Gerçekten güvenli mi?

Geçen haftalarda açılan davalarda yemek dağıtım robotlarının rıza almadan biyometrik verileri topladığına yönelik iddialar gündeme geldi. Amerika’daki yerel haber kaynaklarına göre iki ayrı davada, bazı yemek dağıtım robotlarının müşterinin izni olmadan el ve yüz verilerini topladığı iddia edildi. İddiaya göre bu robotlar, hem müşterilerin hem de kaldırımda bulunan diğer kişilerin yüzlerinin yanı sıra ellerini ve vücutlarını tarayan bir teknoloji kullanıyor.

Serve, topladıkları verileri bireyleri tanımlamak için kullanmadığını belirtirken, Coco Robotics, Chicago’da biyometrik veri toplamadığını vurguluyor. Serve Robotics konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Serve Robotics şikayetin farkında ve buna karşı savunma yapacak. Robotlarımız, Chicago kaldırımlarında güvenli bir şekilde gezinmek için kameralar ve sensörler kullanıyor. Şirket bu verileri bireyleri tanımlamak için kullanmıyor ve sistemlerimiz bireyleri tanımlamak veya biyometrik profiller oluşturmak üzere tasarlanmamıştır.” diyor.

Görsel: Coco Robotics

Coco Robotics’ten yapılan açıklamada ise ‘’Bu dava, teknolojimizi temelden yanlış anlıyor; Chicago’da biyometrik veri toplamadık ve bu asılsız davanın düşeceğinden eminiz. Gizlilik ve gizlilik yasalarına uyum, Coco’da en büyük önceliğimizdir ve bu iddiaların asılsız olduğuna inanıyoruz. Chicago’da hiçbir zaman LiDAR kullanmadık ve topladığımız tüm veriler Illinois yasalarına uygundur. Paylaştığımız veriler, sokakları daha güvenli hale getirmek için kullanılan anonim navigasyon verileridir. Örneğin, görme engelli veya az gören kişiler için geliştirilmiş bir navigasyon uygulaması olan BlindSquare’e gerçek zamanlı kaldırım için tehlike bilgileri sağlıyoruz. Yolculuğun başlangıcından veya sonundan asla video paylaşmıyoruz’’ denildi. Ancak vatandaşların çoğu bu açıklamaları yeterli bulmadı.

Başka hangi şirketlerin otonom teslimat robotları var?

Bu ilk otonom teslimat robotları işi ilk kez 2014 yıllarında karşımıza çıkıyor. Baya bir geriye gidiyoruz yani. Starship Technologies Estonya merkezli olsa da küresel olarak operasyonlarını sürdüren bir şirket olarak karşımıza çıkıyor.

Şirket ilk prototipini aynı yıl geliştirdi, 2015’te ise 6C isimli robotuyla Avrupa şehirlerinde test sürüşlerine başladı. Bugün ticari kaldırım teslimat robotlarının öncülerinden biri olarak kabul görüyor. Şirket ABD, İngiltere, Estonya gibi bölgelerde aktif bir şekilde varlığını sürdürüyor. 20’den fazla ülkede 300’den fazla şehir ve üniversite alanında otonom ve altı adet tekerleğe sahip araç filosuyla 10 milyondan fazla teslimat gerçekleştirdiği belirtiliyor.

otonom teslimat robotları
Görsel: William Leucht/Unsplash

Gelelim 2018 yılına, Starship, Nisan 2018’de İngiltere’nin Milton Keynes kentinde ilk ticari teslimat hizmetini başlattı. Buradaki ilk kullanımlar mobil uygulama üzerinden verilen market siparişleriyle başladı.

Aynı yıllarda Kolombiya merkezli Kiwibot ile üniversite kampüslerinde yemek teslimatı yapılmaya başlandı. Özellikle ABD’deki üniversite yerleşkelerinde robotlu teslimat uygulamalarının yaygınlaşmasına katkıda bulunan bir şirket.

ABD merkezli Nuro ise kaldırımda ilerleyen küçük robotlardan farklı olarak trafiğe çıkan, sürücüsüz teslimat araçları geliştirmesiyle dikkat çekiyor. 2018’de Arizona’nın Scottsdale kentinde pilot olarak teslimat çalışmalarına başladı.

Eski Walmart yöneticisi Marc Lore tarafından kurulan ve teslimat odaklı restoran şirketi  olan Wonder, otonom teslimat robotu sağlayıcısı Avride ile ortaklığını genişleterek, Amerika’nın farklı şehirlerinde görünmeye başladı. Wonder, Jersey City başta olmak üzere, Hoboken ve Philadelphia’daki pazarlarda teslimat hizmetini Grubhub iştiraki aracılığıyla sunuyor. Hatırlatmak gerekirse şirket geçen yılın ekim ayında Avride robotlarını kullanarak, Jersey City’de ilk faaliyetlerini göstermeye başladı. Bu Wonder’ın üniversite kampüslerinden sokaklara adım attığı ilk girişim olarak gösteriliyor. Bölgede bu teslimat şekli o kadar yoğunlaştı ki Wonder, tanıtımlarından bu yana Jersey City lokasyonundan yapılan teslimatların yaklaşık yüzde 20’sinin robotlar tarafından tamamlandığını aktarıyor.

Öte yandan bu ağustos ayında Grubhub; Chicago, Los Angeles ve Alexandria, Virginia gibi bölgelere robotik teslimatı  getirmek için Serve Robotics ile ortaklık kurdu. Bu, Grubhub’ın Serve ile ilk iş birliği ve bu pazarlardaki Grubhub müşterilerine otonom teslimatı tanıtmış oldu.

Wonder Group’un bir parçası olan Grubhub, ABD’de 4 binden fazla şehirde 415 binden fazla perakendeciye hizmet veriyor. Avride ise merkezi Austin, Teksas’ta bulunan, ABD merkezli bir otonom araç girişimi olarak öne çıkıyor.

Çin ve uluslararası arenada yer alan Neolix, 15 ülkede 300 şehirde konuşlandırılmış 27 binden fazla robot araçla dünyanın en büyük otonom araç filosunu işletiyor.

Serve Robotics, Amerika başta olmak üzere Avustralya’da kendine yer buluyor. Miami, Fort Lauderdale ve Los Angeles gibi şehirlerde yüzlerce yemek dağıtım robotunu kullanıma sunmak amacıyla Uber Eats gibi bazı şirketlerle de ortaklık kurdu. Avustralya’da ise halen test süreci devam ediyor.

Görsel: Vladislav Shevchenko/Unsplash

Yandex ise Rusya ana merkezli olmakla beraber küresel pazarda Rover adı verilen robotlarını, Yandex Eats aracılığıyla sunuyor.

Güncel olarak Los Angeles, Chicago, Miami ve San Jose gibi ABD bölgelerinde varlığını gördüğümüz Coco Robotics, restoran, market ve perakende teslimatlarında kullanılıyor. Şirket bu yılın başlarında Coco 2 adlı yeni nesil robotunu tanıttı. Yeni model daha gelişmiş kamera ve LiDAR sistemleriyle donatıldı. Şirket, ABD genelind binden fazla robota sahip olduğunu duyurdu. Şirket geçen ağustosta Little Caesars ile teslimat ortaklığı kurdu.

Büyük bir sektöre dönüşüyor

Küresel otonom teslimat robotlarına yönelik önemli bir pazar oluşmuş durumda. Market.us araştırmasının raporuna göre pazar 2025’te 1,5 milyar dolar değerindeydi. 2026 ve 2035 yılları arasında ise yüzde 23,4’lük bir büyüme oranıyla, 2035 yılına kadar 12,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Tamamen otonom araçlardan oluşan segment, türüne göre yüzde 67,1’lik baskın bir pazar payına sahip. Otonom teslimat robotları en çok yüzde 42,1 pay ile yiyecek ve içecek sektöründe kullanıldı.

Türkiye’de böyle bir eğilim ya da talep var mı?

Görsel: Yemeksepeti

Türkiye, epeyce bir teknolojinin talep edildiği ve kullanıldığı bir ülke diyebilirim. İnsanlar yeni gördükleri teknolojileri imkanları dahilinde denemekten kaçınmıyor. Şirketlerin de Türkiye özelinde böyle girişimleri var. Türkiye’de otonom teslimat robotları dünyada olduğu kadar sık olmasa da kullanılıyor. Türkiye’deki uygulamalar daha çok belirli mahalleler, üniversite kampüsleri ve alışveriş merkezleriyle sınırlı olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye’de erken dönem teslimat robotu çalışmalarında karşımıza ilk Bizero Robotics tarafından geliştirilen PİKA yani Paylaşımlı İnsansız Kargo Aracı çıkıyor. 2021 yılında ilk işletme olarak Coffy’nin Caddebostan şubesi için kullanılan araç, daha sonra İstanbul odaklı olarak Sabancı Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Teknopark İstanbul taraflarında kullanıldı. PİKA, kahve ve küçük paketleri müşterilere götürmek üzere tasarlanmış.

Kullanıcılar Coffy uygulaması üzerinden robotla teslimat seçeneğini tercih edebiliyordu. Ancak bu sistem tamamen otonom şekilde tasarlanmamıştı. Teleoperasyon ile yani uzaktan insan kontrolü ve yarı otonom sürüş yaklaşımını birlikte kullanıyor olmasıyla ayrılıyor. İlk örneklerini verse de aktif olarak ya da ticari anlamda bir faaliyetini bulamadım.

Yemeksepeti’nin YEBO projesi, otonom teslimat robotlarını Türkiye’ye daha büyük ölçekte taşıyor diyebilirim. Her şehirde ve bölgede bulunmayan bu hizmet, ilk olarak İstanbul’un Caddebostan semtinde yemek siparişi teslim etmek için kullanılmış. Daha sonra, yine İstanbul’da bulunan Akasya AVM, Akmerkez ve İstanbul Teknik Üniversitesinin Ayazağa Kampüsü’nde kullanıldı. Teknolojinin geliştiricisi ise DELIVERS.AI olarak açıklandı. Şirket, YEBO’nun yazılım ve otonom navigasyon altyapısını geliştirmiş.

Odağı İstanbul’dan alıp Ankara’ya taşıyan Delivery One, Ankara merkezli olarak otonom teslimat altyapısı geliştiriyor. Şirketin Picksy ürün grubunda kaldırımda hareket eden bir teslimat robotu da bulunuyor.  Şirketin açıkladığı teknik özellikler arasında 20 kilograma kadar taşıma kapasitesi, saatte 6 kilometreye kadar hız ve 2 kilometre hizmet yarıçapı bulunuyor.

Otonom teslimat robotlarının küresel olarak protestoları devam ederken, ilerleyen yıllarda sokaklarda bu araçları daha fazla göreceğiz gibi duruyor. Bu şekilde sayıları artmaya devam ederse artan endişelere yenileri eklenecek; sıklıkla ayaklarımıza takılmak suretiyle bizi engelleyebilirler, zaten dar olan sokaklarda ve yaya yollarında trafik oluşmasına neden olabilirler ya da bazı meslek gruplarını ortalıktan kaldırabilirler. Yine de bazı durumlarda çok daha hızlı teslimatlara ulaşmayı da sağlayabilirler. Tamamen karşı çıkmadan önce etkilerini gözlemlemek gerekiyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş