İSTANBUL (Medyascope, AA) – Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’da şüpheli bulunan ölümüne ilişkin soruşturmada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu çıktı. Denizolgun’un mezarından alınan örneklerin de incelendiği raporda, ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği değerlendirildi.

ATK 1. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, Denizolgun’un travmatik etkiyle veya zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı belirtildi.
Süleymancıların eski lideri Denizolgun’un mezarı, ölümüne ilişkin şüpheler üzerine 19 Ağustos’ta açıldı. Fethi kabir işlemi sırasında kemik ve toprak örnekleri alınarak incelemeye gönderildi.
Raporda, kemik ve toprak örneklerinde molibden, kadmiyum, cıva, talyum, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum gibi ağır metallerin farklı miktarlarda tespit edildiği, bir kemik örneğinde ayrıca antimon bulunduğu kaydedildi.
Ancak incelemelerde Denizolgun’un dokularındaki ağır metallerin normal düzeylerde olduğu, aranan diğer toksik maddelerin bulunmadığı belirtildi.
Travmatik ölüm veya zehirlenme bulgusu bulunmadı
Raporda, Denizolgun’un boyun kıkırdağında kırık tespit edildiği, kırığın mezara gömme ve çıkarma işlemleri sırasında meydana gelmiş olabileceği değerlendirildi.
Otopsi sırasında göğüs bölgesinde belirlenen üç ekimozun ölümden önceki 3 ila 14 günlük süreçte oluştuğu, ancak ölüm meydana getirecek nitelikte olmadığı ifade edildi.
Adli Tıp Kurumu değerlendirmesinde, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması, boynuna bası uygulanması veya göğsüne bastırılması sonucu öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı belirtildi. Travmatik etkiyle veya zehirlenerek öldürüldüğünü gösteren bulguya da rastlanmadığı kaydedildi.
Ölüm nedeni yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması
Raporda, Denizolgun’un yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunduğu, ölümünün kesin olmamakla birlikte 6 Eylül 2016’da meydana gelmiş olabileceği belirtildi.
ATK 1. İhtisas Kurulu, yapılan radyolojik inceleme, otopsi, fethi kabir işlemi ve örneklerin analizleri sonucunda Denizolgun’un ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği mütalaasında bulundu.
Alihan Kuriş hakkında cinayet soruşturması açılmıştı
Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma, Süleymancıların tutuklu lideri Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturma sırasında gündeme gelen şüpheler üzerine genişletildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Ağustos 2026 tarihli Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporunda Denizolgun’un ölümünün şüpheli olarak değerlendirilmesi üzerine, Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında cinayet suçundan soruşturma başlattı.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan raporda, 2016 yılındaki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video kaydı, Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları ve tanık ifadeleri incelendi.
Raporda, Denizolgun’un göğüs bölgesindeki ekimozların ölümden önce oluştuğu ve göğsüne basılması, ağız ve burnunun kapatılması suretiyle öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel olarak dışlanamayacağı belirtildi. 2016 yılında ölüm nedeninin beyin kanaması olarak değerlendirilmesinde adli tıbbi eksiklik bulunduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, 2016 tarihli otopsi raporunda imzası bulunan doktorlar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan işlem başlatıldı. Otopsi görüntülerinin bulunmadığını bildirmesine rağmen daha sonra görüntüleri gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da aynı suç kapsamında soruşturma yürütüldü.
Savcılık, fethi kabir işlemiyle elde edilen bulgular, HTS kayıtları, olay tarihindeki kolluk kayıtları, tereke dosyasından temin edilecek bilgi ve belgeler ile şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda soruşturmanın genişletilerek sürdürüldüğünü bildirdi.
Ne olmuştu?
Daha önce Alihan Kuriş’in kuzeni ve eski AKP Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, amcası Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili olarak Alihan Kuriş hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını açıklamıştı. Fatih Süleyman Denizolgun yine eski AKP Milletvekili oğlu Mehmet Beyazıt Denizolgun’la birlikte yaptığı başvuruda, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünden önce kayıp olduğu süre ile ölüm saati ve cesedin bulunma şekline ilişkin çelişkilerin planlı bir cinayete işaret ettiği öne sürülmüştü.
İddialarda, Arif Ahmet Denizolgun’un yaşamının son döneminde cemaatin finans yapılanmasındaki bazı isimlerin “FETÖ” bağlantılarını tespit ettiği ve bu nedenle çevresiyle görüş ayrılığı yaşadığı belirtilmişti. Cesedine 36 saat sonra ulaşılan Denizolgun’un ölümü ise resmi kayıtlara “normal ölüm” olarak geçmişti.
Öte yandan, Adli Tıp raporunu hazırlayan heyette daha sonra “FETÖ” bağlantılı oldukları tespit edilen doktorların bulunduğu iddia edilmişti. Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünün ardından cemaatin yeni liderinin Alihan Kuriş olarak ilan edilmesi de tartışmaları beraberinde getirmişti.








