Şincan kamp kapak_

Çin yönetimi, “yeniden eğitim merkezleri”nde Uygurlar’a İslam’dan dönmelerini dayatıyor

Çin’in uzak batısında, Müslümanlar’ın dinden dönüp Komünist partiye bağlılık ilan etmelerini sağlamak üzere gönderildikleri “endoktrinasyon” ya da “telkin” kamplarında tutulan binlerce kişi, güne bayrak töreni yapıp Çin Ulusal Marşı’nı söyleyerek başlıyor. Her öğünden önce de, Çin Komünist Partisi’ne, anavatana ve Cumhurbaşkanı Şi’ye teşekkür etmek zorundalar. Günde dört saat Çin dili ve edebiyatı ile Çin tarihi, dört saat de İslam’ın ne kadar kötü ve tehlikeli bir din olduğuna dair bilgilendirme derslerine katılmak zorundalar. Eğitmenler sık sık sınav yapıyor: “Çin yasalarına uyuyor musun, yoksa Şeriat’a mı bağlısın?” “İslam neden tehlikelidir, yazın”… Herhangi bir soruya yanlış yanıt verenler, bir duvara yüzlerini dönüp saatlerce ayakta durmak zorunda bırakılıyor. Tutukluların her gün birbirlerine özeleştiri verip, birbirlerini eleştirmeleri de gerekiyor. Her gün tek tek tahtaya kalkıp dini inançlarından ötürü birbirlerinden, sevdiklerinden özür dilemek de zorundalar…

Associated Press (AP) haber ajansına bu bilgileri veren kişi, Kazak asıllı bir Müslüman, Omir Bekali. Bekali, yukarıda bahsi geçen sınavlardan birinde doğru yanıt veremediği için 5 saat duvar önünde durma cezası almış. Cezasını çekmeye direnince de 24 saat aç bırakılıp 20 gün boyunca tecritte tutulmuş. Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamadığını belirtiyor AP muhabiri.

AP son bir yıldır, resmi adı Şincan Uygur Özerk Bölgesi olan Doğu Türkistan’daki onbinlerce kişinin tutuklandıktan sonra bu kamplara gönderildiğini yazıyor. Yetkililerin “yeniden eğitim merkezleri” olarak nitelendirdiği ancak hakkında yorum yapmaktan kaçındığı bu kamplarda tutuklulardan dini inançlarından ve siyasi görüşlerinden vazgeçip yeni bir kimlik edinmeleri isteniyor.   

AP, 42 yaşındaki Bekali’nin anlattıklarını, üç başka tutuklunun ve bir eski eğitmenin anlattıklarıyla karşılaştırarak teyit etmiş. Çin’in Kültür Devrimi dönemindeki toplama kamplarını hatırlatan bu “yeniden eğitim merkezleri”nde tutulanların sayısını sürgündeki Uygur toplumu temsilcileri 900 bin olarak veriyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı AP’nin kamplarla ilgili sorusuna “hiç duymadık”larını söyleyerek yanıt vermiş. Fakat Çin Adalet Bakanı Zhang Cun’un bu ay Şincan’daki yetkililere aşırlıkla mücadele için “eğitimle dönüşüm” adını verdikleri programın kapsamını genişletme çağrısı yaptığı biliniyor.  

Çin doğumlu Bekali 2009’da Kazakistan vatandaşlığına geçmiş. Geçen yıl 25 Mart’ta Şincan’daki ailesini ziyarete gittiği günün ertesi tutuklanarak, işkenceli sorguya çekilmiş. 7 ay bir hücrede tutulduktan sonra da Karamay’daki endoktrinasyon kampına götürülmüş. Bekali 24 Kasım 2017’de gerekçe gösterilmeden salıverilmiş.

Omir Bekali Çin'in "yeniden eğitim merkezleri" diye adlandırdığı kamplarda psikolojik baskının fizksel işkenceden ağır olduğunu söylüyor.
Omir Bekali Çin’in “yeniden eğitim merkezleri” diye adlandırdığı kamplarda psikolojik baskının fizksel işkenceden ağır olduğunu söylüyor.

Kazakistan’a dönen Bekali, Çin’deki ailesini tehlikeye atmamak için hikayesini medya ile paylaşmak istememiş. Fakat Çin polisi 1o Mart’ta kızkardeşini, bir hafta sonra annesini ve 24 Nisan’da da babasını tutuklayınca fikrini değiştirip AP muhabirine konuşmuş. Diyor ki, “işler öyle bir noktaya vardı ki, kaybedecek hiçbir şeyim kalmadı”.