YPG’li yabancılarla yapılan röportaj Hollywood’a esin kaynağı oldu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Geçtiğimiz günlerde Hollywood’da YPG’yi (Halk Savunma Birliği) konu alan bir sinema filmi yapılacağı açıklandı. Filmin yapımcıları Rolling Stone dergisinde çıkan bir röportajı kendilerine esin kaynağı olduğunu açıkladılar.

1

Filmin yapımcılarından Riva Marker, yaptığı açıklamada bu tür bir filmi neden yapmak istediklerini şöyle anlattı: “Özellikle dünyayla daha az ilişki kurduğumuz günümüzde kimlik arayışıyla ilgili konular ilgimizi çekmeye başladı.”

Filmin yönetmen koltuğunda Daniel Espinosa oturacakken ve oyunculardan biri Jake Gyllenhaal olacak. Bu ikili daha önce Türkiye’de 24 Mart’ta vizyona giren ve bilim kurgu filmi olan Life’da da birlikte çalışmıştı. Bold Films genel başkanı Michel Litvak’ın da yapımcılığını üstleneceği filmin başyapımcısı ise CEO Gary Michael Walters olacak.

Marker’ın yaptığı açıklamada, Seth Harp tarafından yazılan ve ABD’de yayınlanan Rolling Stone adlı dergide çıkan röportajdan esinlenildiği belirtildi. Röportaj, Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan yabancıları ve IŞİD’e karşı verilen savaşı konu alıyor.

Harp, YPG’ye katılan yabancı ülkelerden gelen gönüllülerin Akademi denen yerde önce bir aylık eğitim aldıklarını anlatıyor. Akademinin dört tarafının betonarmeden oluştuğunu, sürekli kesilen bir elektriğe sahip olduğunu aktaran yazar ziyareti sırasında çok sayıda Alman ve İtalyanla, ayrıca iki Amerikalı, birer İngiliz, Finlandiyalı, Basklı ve Hong Kong’dan gelmiş bir Tibet vatandaşıyla karşılaştığını yazıyor.

Çiçekçiyken savaşmaya gitti

Bu gönüllülerden biri ABD’li Brace Belden, savaşmak için gelmeden önce San Francisco’da çiçekçilik yapıyordu. Röportajın yazarı Harp, Belden’i şöyle tarif ediyor: “(savaştan) önce kendisini bir lümpen proleter olarak tanımlıyor, serseri bir punk ve eroin alışkanlığı olan bir adi suçlu, öyle ki rehabilitasyonda başlamış Marx-Lenin okumaya. Bu alışkanlığından kurtulduğunda solculara katılmış, kiracı hakları için yürüyüşlere gitmiş, zorla tahliyeleri engellemeye çalışmış, polis şiddetini protesto etmiş.”

2

Karim Franceschi ise bir İtalyan. Harp, Franceschi’nin hikayesini de şöyle kaleme alıyor:             “Bıyıklı, 27 yaşında bir İtalyan. Rojava’ya gelen ilk solculardan. 2014 Eylül’ünde Türkiye sınırının çoğunu IŞİD kontrol ediyormuş. Bir tek Kobanê kalmış direnen ve IŞİD en deneyimli yabancı savaşçılarını göndermiş burayı ele geçirmek için. 2014 Ekim’inde Franceschi ve bir grup İtalyan komünist, bir çeşit tıbbi görevle gönüllü olmak için sürgündeki Kobanê’li yetkililerle görüşmüşler. ‘Çok umutsuz durumdaydılar’ diyor Franceschi. ‘İlaç düşünecek halleri yoktu, savaşacak insan arıyorlardı. Hayır diyemedim.’

İç çamaşırlı bir zengine MacBook götürdüm

YPG’de savaşan bir diğer yabancı yine ABD’li Lucas Chapman. Yazar Harp, Chapman’ın neden savaşmak için ülkesini terk ettiğini anlatıyor: “Chattahoochee Milli Ormanı’nın tam güneyinde 6000 kişilik bir kasaba olan Dahlonega, Georgia’da devam ettiği liseden nefret ediyormuş. ‘Tek yapmak istediğim ordan kurtulmaktı’ diyor. ABD’nin başkenti Washington’da Amerikan Üniversitesi’ne gitmiş, burada Yahudi tarihi konusunda uzmanlaşmış ve kendisini sosyalist teoriye vermiş. ‘Hatırlayabildiğim kadarıyla solculuğa ilgi duyuyordum’ diyor. Postmates adlı Uber benzeri yeni kurulmuş bir kurye şirketinde yarı zamanlı çalışmış. ‘Son teslimatlarımdan birinde zengin dingilin birine iki MacBook Pro götürdüm’ diyor Chapman. ‘Üstünde bir tek alt çamaşırıyla açtı kapıyı ve bahşiş için ciddi ciddi sıfır dolar sıfır sent yazdı. İnsan bunu niye yapar ki?’

3

Harp, kamplarda kaldığı diğer bir gün Danimarkalı birine rastladığını da anlatıyor: “Uzun boylu, pejmürde kılıklı Danimarkalı bir adam Kalaşnikofunu kenara bırakıp bize katıldı, kendisini Tommy Mørck olarak tanıttı. Otuzlarındaydı. Dengesiz bir evde büyümüş ve yirmilerini o ülkeden bu ülkeye giderek, bir sürü üniversiteye devam ederek, alakasız işlerde çalışarak geçirmiş. ‘Bağlanacak hiçbir şey bulamıyordum’ diyor. Sistemden umudu kesmiş, işsizlik yardımı ile geçinmeye ve haftada 50 saat Danimarka yeşiller partisi için çalışmaya başlamış. O vakitlerde, Suriye’den Danimarka’ya binlerce mülteci gelmiş. ‘Havyan muamelesi görüyorlardı,’ diyor Mørck. RojavaPlan.com’u keşfettikten sonra bir yıl içinde Süleymaniye’ye giden bir uçaktaymış.”

Röportajın ilerleyen bölümlerinde bu savaşçıların hangi cephelerde ve ne koşullarda savaştığı da aktarılıyor. Yazar kamplara yaptığı ziyaret boyuncu bu insanların neden YPG’ye katıldıklarını, psikolojik durumlarını ve amaçlarını anlatmaya devam ediyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus