Yahudi Soykırımı ile ilgili yeni belgeler günışığına çıktı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İkinci Dünya Savaşı’nda Adolf Hitler liderliğindeki Almanya tarafından işgal edilen  topraklarda en başta Yahudiler olmak üzere milyonlarca insanın uğradığı soykırım anlamına gelen “Holokost” ile ilgili yeni bilgiler gün ışığına çıktı.

Holokost ile ilgili yeni bilgi ve belgeler, Londra’daki SOAS Üniversitesi profesörlerinden Dan Plesch’in önümüzdeki günlerde piyasaya çıkacak olan kitabı “Human Rights After Hitler” (Hitler’den Sonra İnsan Hakları) isimli kitabında yer alıyor. Kitabın içeriğiyle ilgili İngiliz Independent gazetesine konuşan Plesch; başını ABD, Sovyetler Birliği ve İngiltere’nin çektiği Müttefik Devletler’in, şimdiye kadar bilinenin aksine Holokost’tan, Almanya yenildikten sonra değil, savaşın bitiminden yaklaşık iki buçuk yıl önce haberdar olduklarını dile getirdi.

Dan Plesch kitabında ayrıca, Müttefikler’in soykırımdan sadece haberdar olmakla kalmayıp, aynı zamanda Adolf Hitler ve Nazi rejiminin önde gelen diğer isimleriyle ilgili iddianameler hazırladıklarını da ortaya koyuyor. Örneğin; kitapta yer alan ve kamuoyuna ilk kez açıklanan bir belgeye göre Adolf Hitler hakkındaki iddianame henüz 1944 yılında kaleme alınmış.

Müttefikler soykırıma sessiz kaldı

Kitapta yer alan ve Birleşmiş Milletler (BM) arşivinden elde edilen belgelere dayandırılan bilgiler,  Aralık 1942’de ABD ve Sovyetler Birliği hükümetlerinin iki milyon Yahudi’nin öldürüldüğünden ve beş milyonunun da ölüm tehdidi altında olduğundan haberi bulunduğunu ortaya koyuyor. Ancak her iki devletin de ölüm tehdidi altındaki insanların kurtarılması için harekete geçmedikleri belirtiliyor. Plesch kitabında; dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in BM Savaş Suçları Komisyonu’ndaki temsilcisi Herbert Pell’in çabalarının, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki Yahudi karşıtı kişiler ve ABD ile Almanya arasındaki ticari ilişkilerin zedelenmesinden kaygılanan çalışanlar tarafından sürekli sabote edildiğini yazdı.

Kitaptaki diğer bir bilgiye göre ise, dönemin İngiltere savaş kabinesinin bir üyesi olan Kont Cranbourne; “İngiltere’nin tıka basa göçmenlerle dolu olduğunu” söyleyip, “daha fazla göçmen kabulü için kapasitelerinin yeterli olmadığını” iddia ederek, tehdit altındaki Yahudiler’in İngiltere’ye getirilmesine karşı çıkmış.

Belgeler şimdiye kadar neden karanlıkta kaldı?

Kitabın yazarı Plesch, kitabında yer verdiği ve Birleşmiş Milletler arşivinde yer alan belgelerin neden şimdiye gün ışığına çıkmadığı sorusuna da cevap verdi. Plesch; arşivin kamuya açık olmadığını, BM arşivine erişmek için araştırmacının mensubu olduğu devletin hükümetinin dışında ayrıca, BM Genel Sekreteri’nden de özel izin alması gerektiğini belirtirken, araştırmacının gerekli bütün izinleri alsa bile, arşivde not tutmasının yasak olduğunu söyledi. Plesch ayrıca, ABD’nin BM eski daimi Büyükelçisi Samantha Power’ın arşivin daha erişilebilir olması için girişimlerde bulunduğunu da ekledi.
Şimdiye kadar Müttefik devletler; Yahudi soykırımından, Almanya’nın işgal ettiği topraklardaki toplama ve imha kamplarının kurtarıldığı 1945 yılında haberdar olduklarını savunuyordu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus