TBMM İç Tüzük değişikliği neyi hedefliyor?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

AKP ve MHP’nin üzerine mutabık olduğu iç tüzük değişikliği Meclis Başkanlığı’na sunuldu. 12 Temmuz’da 14:00’da Anayasa komisyonunda çalışmalara başlanacak. Komisyondan geçmesi durumunda teklif Meclis Genel Kurulu’na gelecek.

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül ile MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak’ın imzasını taşıyan “TBMM İç tüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İç tüzük Teklifi” 17 maddeden oluşuyor. Teklifin Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesi durumunda birçok değişiklik yürürlüğe girecek. Bunlardan en çok dikkat çekenleri şu şekilde:

  • Genel Kurul, resmi tatile rastlamadığı takdirde salı günleri saat 15.00’ten 21.00’e, Çarşamba ve Perşembe günleri saat 14.00’ten 21.00’e kadar çalışacak. TBMM vasıtasıyla yapılacak TV yayınında, önemli ve özel haller saklı kalmak kaydıyla bu toplantı günleri ve saatleri esas alınacak.
  • Kınama gerektiren haller genişliyor. Buna göre, “TBMM’nin bina, tesis, eklenti ve arazisine silahlı olarak girmek” ve “Genel Kurulun çalışma düzenini ve huzurunu bozucu döviz, pankart ve benzeri materyali getirmek ve kullanmak” hükümleri, kınama nedenleri arasında olacak.
  • Kınama cezasına çarptırılan milletvekilinin bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte biri, Meclisten geçici olarak çıkarma cezasına çarptırılan milletvekilinin bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte ikisi kesilecek.
  • Grup önerisi veren parti 5 dakika, diğer parti temsilcileri ise 3’er dakika konuşacak.

Gazeteci Hıdır Göktaş: “Bu değişiklikler muhalefeti hareketsiz kılacak”

Tartışılan iç tüzük değişikliği teklifini gazeteci Hıdır Göktaş ile konuştuk. Göktaş getirilmek istenen değişikliğin yeni krizler yaratma ihtimalini ve esas hedefin Meclis’i hızlı çalıştırmaktan çok muhalefeti susturmak olduğunu vurguladı.

“Milletvekilleri veya siyasi partiler değişik şekillerde itiraz ettikleri bir konu gündeme geldiğinde Meclis çalışmalarını engelleyebilmek, öteleyebilmek, neden karşı olduklarını duyurabilmek için çeşitli taktiklere başvururlardı. Bunların sürelerini olabildiğince kısıtlıyor. Bir milletvekili bir yasama döneminde ancak bir kez komisyonda görüşülen bir yasa teklifini gündeme alınma önerisi verebilecek. Bunlar milletvekillerinin ve siyasi partilerin, muhalefetin meclis çalışmalarına katılmasını engellemeye yönelik bir girişimdir. Bu muhalefeti tamamen abluka altına almak, hareketsiz bırakmaya yönelik girişimler. Örneğin, başkanlık divanında bir uzlaşma sağlanamazsa yapılacak tartışmalar yaklaşık bir saat sürüyordu. Çünkü önerge sahibi parti 20 dakika konuşuyor, diğer partilere ise 10’ar dakika veriliyordu. Şu anki dört partili yapıda ele alırsak yaklaşık 50-60 dakika bir süre geçiyordu. Bu yeni teklif ile önerge sahibine beş, diğerlerine üçer dakika denilerek 13-15 dakikaya sıkıştırılıyor. Bunların tamamına yakını muhalefetin sesine kısmaya yönelik adımlar.”

“Muhalefetin sesini duyurmak için kullandığı bazı yöntemler vardı. Bunu geçtiğimiz dönemde daha çok CHP yapıyordu. Değişik konulara dikkat çekmek isteyen milletvekilleri ellerinde pankartlarla, giydikleri tişörtlerle basına duyurmaya çalışıyorlardı. Meclis Genel Kurulu’na pankart, döviz getirmek yaptırıma bağlanıyor. Kınama cezası verilecek. Bu daha önce de vardı. Ancak teklifte kınama cezası alanların ödeneklerinin 1/3’ü kesilir deniyor. Bu kınama cezası alan bir milletvekilinin maaşının 1/3’ü gitmiş demektir. Bir ay içerisinde üç kez bu cezayı alırsa maaşın tamamı gitmiş demektir. Ben bu uygulamayı daha çok CHP’ye yönelik bir adım olarak değerlendiriyorum.”

“Teklifteki bir diğer düzenlemeye göre “Türk milletinin tarihi ve ortak geçmişine yönelik hakaret ve ithamlar ile Anayasa’nın ilk dört maddesine aykırı beyanlarda bulunmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa ve kanunlarda düzenlenen idari yapısı ve yerleşim birimlerine ilişkin Anayasa ve kanunlara aykırı isim ve sıfatlar kullananlara” Meclis Genel Kurulu’ndan çıkarma yetkisi veriyor. Bu ucu açık ve muğlak bir ifade. Mesela 1915 Ermeni Soykırımı demek, Dersim Katliamı demek, Şeyh Said İsyanı demek bu torbanın içine sokulabilir ve milletvekillerine cezalar verilebilir. Bu cezanın maddi kısmı ise maaşın 2/3’ü. Bir diğer maddeye göre ise Diyarbakır’a Amed, Tunceli’ye Dersim, Kürdistan demek bu torbaya atılabilir. Muhalefeti hareketsiz kılmanın yolunu açıyorlar.”

“Bu uygulamalar kriz üretmeye uygun uygulamalar”

“Bu türden düzenlemeler uygulamaları kolaylaştırmak, çalışmayı verimli hale getirmek için yapılır. Ama şu anda çalışmayı verimli ve düzenli hale getirmekten çıkıp hemen her tartışmada kriz, kaos yaratmaya yönelik düzenlemeler bunlar. Hükümet bu düzenlemeleri yaparak Meclis’i hızlandırmak istediğini söylüyor ama görünen o ki bu süreçte yaşanacak krizler hükümetin istediğinin alamamasına yol açabilir. İktidar Meclis’i zaten hızlı bir şekilde çalıştırıyordu. Burada esas amaç muhalefetin kürsüdeki ifade özgürlüğünü engellemek. Daha önceki süreçte kürsüdeki muhalif milletvekilinin boğazına sarılabiliyorlardı. Şimdi getirmek istedikleri değişiklik ile bir elleri muhalefet milletvekilinin boğazında diğer elleri cebinde. Böyle bir baskı altına alınıyor muhalefet.”

“CHP ve HDP çalışmalara katılmayacaktır”

12 Temmuz’da 14:00’da Anayasa komisyonunda başlayacak çalışmalar ve ardından Meclis Genel Kurulu’na gelecek. Bu çalışmalara CHP ve HDP’nin katılması beklenmiyor. Katılsalar bile başta gelip genel fikirlerini söyleyip çıkmaları bekleniyor. CHP karşı çıkıyor çünkü yapılan anayasa değişikliğinin YSK’nın bir kararı ile son anda oldu bitti ile geçtiğini, düzenlemelerin geçerli olmadığı iddiası ile bu iç tüzük değişikliğine ve bu kapsamdaki yasal değişikliklere karşı çıkıyor. HDP de benzeri düşünceleri dile getirmekle birlikte şu anda 11 milletvekilinin cezaevinde tutulmasının kürsü dokunulmazlığına, iç tüzüğe, yasalara aykırı olduğunu söylüyor. Öncelliğin bu milletvekillerinin yasama faaliyetlerine katılması gerektiğini ve bu sağlanmadığı sürece çalışmalara katılmayacaklarını belirtiyorlar.”

Hıdır Göktaş ile yaptığımız röportajın tamamını dinlemek için:

Prof. Sancar: “Bu içtüzük değişikliğinin amacı, muhalefeti etkisiz hale getirmek, parlamentoyu iktidarın tam tahakkümü altına almak”

Konuyla ilgili T24’e konuşan HDP İstanbul Milletvekili, Meclis Anayasa Komisyonu üyesi Prof. Mithat Sancar, değişikliği “Bu içtüzük değişikliğinin amacı, muhalefeti etkisiz hale getirmek, parlamentoyu iktidarın tam tahakkümü altına almak ve ırkçı-otoriter rejimi iyice yerleştirmektir” sözleriyle eleştiriyor. Sancar ayrıca düzenlemenin somut amaçlarını üç madde altında özetliyor.

“Şüphesiz bu düzenlemenin somut amaçları da var. Birincisi; başta “Ermeni meselesi” olmak üzere geçmişteki soykırım, kıyım ve katliamların adını koymayı ve o zamanki anlayış ve uygulamaları eleştirmeyi engellemek. Mesela “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanan bir milletvekili, hemen cezaya çarptırılacak. Aynı durum mesela Dersim, Maraş, Sivas gibi kıyım ve katliamlar için de geçerli. Yine mesela Şeyh Said’i saygıyla anmak da, bu kapsama sokulabilir. İkinci somut amaç; Kürt, Kürdistan gibi kelimelerin kullanılmasını cezalandırmaktır. Hatta Meclis kürsüsünden Kürtçe kelimeler kullanmayı ve Kürtçe cümleler kurmayı da bu çerçeveye sokabilirler. Üçüncü somut amaç ise; özerklik, çokdillilik, anadilinde eğitim gibi fikir ve önerileri boğmak gibi görünüyor.”

Mithat Sancar söz konusu değişiklik teklifinin 16. maddesi ile getirilmek istenen para cezalarını ve bu cezaları verme yetkisinin Meclis çoğunluğuna, yani iktidara verilmesini ahlak dışı bir yaklaşım olarak nitelendirdi.

 

 

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus