Tuğçenur Özbay 132 gündür süresiz açlık grevinde: “Eklem ağrıları, ağız yaraları ve ellerinde kararmalar var”

İSTANBUL (Medyascope) – “Tutuklu kimlik kartı” uygulamasını kabul etmediği gerekçesiyle en temel hakları engellenen Tuğçenur Özbay, 132 gündür süresiz açlık grevinde. Özbay’ın vasisi Emir Karakum ve avukatı Doğa İncesu, “Kanunda karşılığı olmayan bir uygulama” diyerek Özbay’a haklarının verilmesini talep etti.

Tuğçenur Özbay
Tuğçenur Özbay 132 gündür süresiz açlık grevinde: “Eklem ağrıları, ağız yaraları ve ellerinde kararmalar var”

Hapishanelerdeki “Tutuklu kimlik kartı” uygulamasını kabul etmediği gerekçesiyle temel hakları engellenen İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan Tuğçenur Özbay, 29 Ocak’tan beri süresiz açlık grevine devam ediyor.

Son olarak İzmir Barosu, Tuğçenur Özbay’ın açlık grevinin 127’nci gününde basın toplantısı düzenledi. İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, “Tuğçenur’un da avukatları ve yakınlarıyla yaptığımız görüşmelerde, bu grevin sonlandırılması için ilgili makamları harekete geçirmeye çalıştı gerçekten. Ama ne yazık ki yani sadece yönergede düzenlenmesine rağmen ve taşınmaması halinde disiplin cezasıyla karşılık bulması gereken bir düzenlemeyi, kişinin hayatını tehlikeye atacak, hatta son verecek aşamaya getirecek kadar dayatmak hukuka açıkça aykırı, insan haklarına aykırı, yaşam hakkına aykırı” dedi.

Medyascope’a konuşan Tuğçenur Özbay’ın vasisi Emir Karakum, tutuklu kimlik kartını kabul etmeyen mahkumların, açık ve kapalı görüşlere çıkarılmadığını, telefon haklarını kullanamadığını söyledi. Karakum, Özbay’ın 132 gündür süresiz açlık grevinde olduğunu, sağlık hizmetlerine erişimde ciddi engellerle karşılaşıldığını belirtti.

“Bu uygulama bir insanın ölümüne yol açmak üzere”

Tutuklu kimlik kartı uygulamasının aralık ayı itibariyle 2025 yılında Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde uygulamaya konulduğunu söyleyen Karakum, “Aslında kimlik kartı uygulaması neredeyse çeyrek asırdır hapishanelerde uygulanmaktadır. Fakat kimlik kartı dayatmasına karşı siyasi tutsaklar tarihleri boyunca reddetmişler. Hapishane idareleri bu konuda ta ki Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’nde Tuğçenur Özbay’a kadar, ısrarlı dayatma yapmamışlardır” dedi.

“Türkiye’de sadece Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’nde siyasi tutsaklara yönelik ‘kimlik kartı’ uygulaması var” diyen Karakum, infaz mevzuatında kimlik taşımamak doğrudan hücre gibi ağır disiplin cezalarını gerektirmediğini belirtti.

Karakum, “Kimlik kartını reddeden tutsağa en fazla  tutanak tutup, disiplin soruşturması başlatabilir. Hapishane idaresinin bir tutsağı, ‘kimlik kartı almazsan, seni görüşe, telefona  çıkarmıyorum’ gibi yasal bir mevzuat yok” diye konuştu.

Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nin, bu uygulama için pilot bölge olarak seçildiğini öne süren Karakum, “‘Pilot Bölge’ tanımına bakacak olursak, ‘geniş çaplı bir projenin, yeni bir sistemin veya yasal düzenlemenin ülke geneline veya daha büyük kitlelere yayılmadan önce, öngörülemeyen aksaklıkları tespit etmek ve sonuçları gözlemlemek amacıyla önceden belirlenmiş sınırlı bir alanda test edilmesidir’ diyor. Adalet Bakanlığının ‘kimlik  kartı’ dayatmasına bakacak olursak ortada bir  yasal düzenleme olmamasına ve ortada öngörülemeyen bir aksaklık olmamasına rağmen bu uygulamayı bir insanın ölümüne yol açmak üzere başlatmış, ısrarla devam etmektedir” dedi.

“Eklem ağrıları, ağız yaraları ve ellerinde kararmalar var”

Medyascope’a konuşan Tuğçenur Özbay’ın avukatlarından Doğa İncesu, Özbay’ı 5 Haziran’da ziyaret ettiğini ve 43 kiloya düştüğünü söyledi. Özbay’ın eklem ağrıları, ağız yaraları ve ellerinde kararmalar olduğunu belirten İncesu, “5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 39/2.maddesine göre hükümlü kimlik kartını yanında bulundurmamanın karşılığı ancak kınama cezası olabiliyor. İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’ndeki uygulamada ise Tuğçe hükümlü kimlik kartını kullanmayı kabul etmediği için aylardır aile görüşüne, telefon görüşüne çıkartılmıyor; kanuni temsilcisi olan vasisiyle dahi görüşemiyor” dedi.

Özbay’ın, avukatlarıyla dahi uzun süre görüştürülmediğini söyleyen İncesu, “Tuğçe duruşmaya götürülürken, avukatıyla görüşmeye çıkarken kimlik kartı sorulmuyor; ancak ailesiyle görüş yapmak istediğinde, telefonla görüşmek istediğinde, vasisiyle görüşmek istediğinde kimlik kartını kabul etmediği gerekçesiyle çıkartılmıyor. Bu tamamen keyfi bir uygulama. Kanunda karşılığı olmayan bir uygulama” diye konuştu.

İncesu, şunları ifade etti:

“İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’nin hükümlü kimlik kartının kabul edilmemesi sonucunda yapabileceği tek pratik kınama cezası vermektir. İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi kanunların üzerinde veya kanun koyucu değildir. Müvekkilimizin sağlığı, aile ve özel hayatın gizliliği hakları temelinde biz bu hukuksuz uygulamanın bir an önce son bulmasını ve müvekkilimizin yaşam hakkının sağlanmasını istiyoruz. Adalet Bakanlığı’nı da bu hukuksuz uygulamayı sürdürmekten vazgeçmeye çağırıyoruz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.