İBB davasında gerekçesiz tutukluluk kararına itiraz dilekçesi verildi: “Keyfi” değil “gerekçeli” olmalı

İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasında ikinci duruşma öncesi yapılan son tutukluluk incelemesinde, İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin hiçbir gerekçe sunmadan tutukluluk devam kararı vermesi üzerine mahkemeye dilekçe sunuldu. Kararın gerekçesiz oluşunun Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği, “keyfi” kararlar veremeyeceği ifade edildi. Mahkemeden, gerekçe yazması talep edildi.

İBB davasında gerekçesiz tutukluluk kararına itiraz dilekçesi verildi: "Keyfi" değil "gerekçeli" olmalı
İBB davasında gerekçesiz tutukluluk kararına itiraz dilekçesi verildi: “Keyfi” değil “gerekçeli” olmalı

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu, 414 sanıklı İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına, 17 Ağustos’ta devam edilecek.

İBB davasında ikinci duruşma öncesi, son aylık tutukluluk incelemesi 6 Ağustos’ta yapıldı. İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu, Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Murat Ongun, Mehmet Pehlivan ve Necati Özkan’ın da arasında olduğu 53 ismin tutukluluğunun devamına karar verdi.

Mahkemenin verdiği tutukluluk devam kararında, tutukluluğun devamına ilişkin hiçbir gerekçenin yazılmadığı görüldü. Ancak Anayasa’nın 141/3 ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 34’üncü maddesi gereği hâkim ve mahkemeler tüm kararlarını gerekçeli olarak yazmak zorunda.

“Keyfilik, güvenliği ihlal eder”

Tutuklu İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökçe’nin avukatlarından Aynur Tuncel Yazgan, gerekçesiz yazılan tutukluluk devam kararı üzerine mahkemeye bir dilekçe sundu.

Avukat Yazgan, Anayasa ve CMK maddelerine dikkat çekerek mahkemelerin kararlarını gerekçeli yazması gerektiğine dikkat çekti. Yazgan, “Benimsenen ‘özgürlük karinesi’, adli makamların keyfi davranmasının önlenmesini gerekli kılmaktadır. Çünkü, keyfilik, güvenliği ihlal eder, Anayasa Madde 19 ile güvence altına alınan hakkın kapsamındaki ‘güvenlik hakkı’ ise mutlaktır” dedi.

İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 6 Ağustos’ta verdiği gerekçesiz kararın Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten Yazgan, savcılığın tutukluluğun devamına yönelik sunduğu mütalaada da herhangi bir gerekçe yer almadığını ifade etti.

Avukat Yazgan ayrıca, 19 Mart sürecinden bu yana verilen tutukluluk devam kararlarında da “şablon” gerekçeler kullanıldığına, bu kararların hiçbirinin hukuka uygun olmadığına, “sözde/görünürde/kılıf” olarak nitelenebileceğine dikkat çekti.

İBB davasında gerekçesiz tutukluluk kararına itiraz dilekçesi verildi: "Keyfi" değil "gerekçeli" olmalı
İBB davasında gerekçesiz tutukluluk kararına itiraz dilekçesi verildi: “Keyfi” değil “gerekçeli” olmalı

Gerekçe yazılması talep edildi

Avukat Aynur Tuncel Yazgan dilekçesinin devamında, tutukluluk devam kararına ilişkin itiraz sunma hazırlığında olduklarını ancak kararın gerekçesiz oluşu nedeniyle itiraz haklarını etkin biçimde kullanamadıklarını belirtti.

Yargıtay ve AYM kararlarını sıralayan Yazgan, İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nden, 6 Ağustos tarihli kararının gerekçesini açıklamasını talep etti.

Ne olmuştu?

İBB davasının 64. gününde, Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında, savunma kısıtlaması üzerine tartışma çıkmıştı.

Mahkeme başkanının, 9 Temmuz’da duruşmayı bitirme kararına tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, “Bir dayatma süreci yaşıyoruz. Bu ağır bir ihlal. Bu izah edilemez bir şey. Benim ne konuşacağıma siz karar verecek değilsiniz” demişti. Mahkeme başkanı, savunma yapmak isteyen Ekrem İmamoğlu’nun salondan çıkarılması talimatı vermişti. Ardından mahkeme başkanı, “İmamoğlu susma hakkını kullandı” diyerek İmamoğlu’na savunma hakkı vermemişti.

Mahkeme devamında, İnan Güney, Serap Karay, Ceyda Kıryak, Mehmet Karataş, Seyfullah Demirel ve Metin Bal’ın tahliyesine karar vermişti. Duruşma, 17 Ağustos’a ertelenmişti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş