Kemal Kılıçdaroğlu’ndan erken seçim çağrısı: Seçimler için 17 ay beklemeyelim

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında sürpriz bir çıkışta bulundu. Kılıçdaroğlu erken yerel seçim için şu sözlerle çağrıda bulundu: “17 ay beklemeyelim seçimler için. Buyrun gelin seçimleri erken yapalım. El mi yaman bey mi yaman. Kim milletten kaçmıyor çıksın ortaya. Bu kadar açık bu kadar net söylüyorum. Gidelim millete. Sen milletten korkmuyorsan, gel kardeşim açıkça sana meydan okuyorum.” 

İşte Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:

Taşeron işçilerin haklarını sonuna kadar savunmak benim boynumun borcudur. Bu işin sağı solu yok. Bu iş alın teri işidir.

İnsan hakları savunucuları var. Hapisteler şimdi. Gizli toplantı yapmışlar. Havuzun yanında garsonlar orada ne gizli toplantısı. Bu aktivistler daha önce AKP’nin bakanlıklarında da görev yapmışlar.

Ne söylüyor bu insanlar? Bizim demokrasimizi mi yok ettiler. Ellerine silah alıp bir yerleri mi bastılar. Bu olanlar Türkiye’nin itibarını yok eder.

“İhsan Eliaçık, 28 Şubat döneminde tutuklanıp hapse atılan bir kişidir”

Bazı belediyeler kitap fuarı düzenler. Kayseri Büyükşehir Belediyesi de bir kitap fuarı düzenlemiş. Çok güzel…

İhsan Eliaçık. Saygıdeğer bir isim. İnancına bağlı. Onlarca araştırması kitabı var. Düşünce inanç dün ve vicdan özgürlüğünü savunur. Fuara davet edilir ve imza gününe katılmak ister.

Ama fuarı düzenleyen belediye oraya gelmesini yasaklar. Bu belediye başkanı en büyük hakareti İhsan Eliaçık’a değil, Kayserilere yapıyor.

İhsan Eliaçık, 28 Şubat döneminde tutuklanıp hapse atılan bir kişidir. Şimdi bu insan kitap imzalayacak sen ona yasak getiriyorsun. Neden düzenledin sen o kitap fuarını.

Büyük bir ihtimalle tek adam telefon etmiştir “bunları içeri almayın” diye. Öyle değilse tek adamın tepki göstermesi lazım. Bekledim tepki gösterecek mi diye? Tepki göstermedi. Demek talimat oradan gitti.

 

“20 Temmuz sivil darbesi de kendi hukukunu yarattı”

15 Temmuz’dan sonra Sayın Binali Yıldırım’la Çankaya Köşkü’nde bir araya gelmiştik. Elini şöyle yapıp OHAL için, “çok kısa bir süre için” demişti. OHAL bir kez daha uzatıldı. Şimdi bu süre bir yılı aştı.

Her darbe kendi hukukun yaratır. 20 Temmuz sivil darbesi de kendi hukukunu yarattı.

Adil Öksüz konusu halen bir muammadır. O kullandığı cihazı Türkiye’ye hangi kurum ithal etmiştir. FETÖ soruşturmasını yapan dürüst ve namuslu savcılar görevden alındı. Gerçekler ortaya çıkmasın diye.

“Söylediklerimin her kelimesi noktası doğru çıktı”

Belediye başkanları vardı, millet seçmişti, hani milli irade diyordun. “Ben alırım size ne” diyor. Referandum öncesi tek adam rejimi felaket getirir diyordum. Şimdi söylediklerimin her kelimesi noktası doğru çıktı. Devletin bütün yetkilerini bir kişiye teslim ederseniz orada adalet olmaz kaos olur. Ahlak elden gider. Tek adam rejimi olduğu zaman tek adamı kandırırsanız memleketi felakete götürürsünüz. Örnek mi PKK, FETÖ, Esad, Barzani, Obama, Trump kandırdı.

Bu kadar kandırılan bir adamın memlekete faydası olur mu? Eğer sarayında dahi her gece başka bir odada yatıyor ve korkuyorsa, korkan adam ülkeyi mi yönetir. Neden korkuyorsun kardeşim. Çık git bir kahvede otur. Taşeron işçilerle bir sohbet et.

“Sen kozmik odayı Türkiye’nin bütün sırlarını terör örgütüne açtın”

Devleti yöneten aldatılırsa devletin kozmik odasını terör örgütüne teslim eder. Türkiye devletinin bütün sırlarını bir terör örgütüne teslim eden vatan hainidir. Öyle casus filan değil vatan hainidir. Soruyorum: Sen kozmik odayı Türkiye’nin bütün sırlarını terör örgütüne açtın. Hesabını verdin mi vermedin. Bunu hesabını vereceksin.

“Biz şehre ihanet ettik diyor”

Bir kişi aldatılabilir ama ihanet farklı bir şeydir. Aldatma ve kandırma yoktur. Tasarlıyorsunuz ve uygulamaya koyuyorsunuz. İhaneti yapan kişiye hain denir.

Sayın Erdoğan İstanbul ile ilgi açıklama yapıyor. Biz şehre ihanet ettik diyor. Hala da ihanet ediyoruz ben de sorumluyum diyor.

Hainler devlet yönetemez arkadaşlar.

16/9 kuleleri ihanet kuleleridir. Bunları yıkın diye Danıştay kararı çıtı. Bu kararı kimse takmadı. Şimdi diyor ki ihanet ettik. İhanet ettiysen hain kim? Sensin. Başka kim olabilir.

Danıştay ve Kültür Bakanlığı yıkacaksın diyor. Yapan adam ben yıkmam diyor. Erdoğan diyor ki yıkmıyorsan ben seninle küstüm. Kararı uygula demiyor küstüm diyor. Ama geçen gün oturdular yine yan yana. Ne biçim küsmeymiş bu.

Kendini hain ilan ettiysen o koltuktan kalkacaksın.

Sayın Erdoğan ihanetini ve hainliği itiraf ettiği için teşekkür ediyoruz. Kendisi söylemese bu kadar rahat konuşamazdık belki.

Bir bakanı vardı çevre ve şehircilik bakanı. Ne demişti? “Yapılan her şeyden Erdoğan’ın haberi var” demişti.

“Bizim başkanlarımız ahlaklı adamlardır”

CHP’li belediyelerin de üzerine gideceğiz diye her koldan açıklama yapılıyor. Gidin kardeşim gidin. Demirden korkan trene binmez. Bizim başkanlarımız ahlaklı adamlardır.

Bizim belediyeler yeşili seviyorlar. Ağacın yeşilini, parktaki yeşili seviyorlar. Doların yeşilini değil.

Bizi korkutmaya çalışıyorlar. Korkmayız. Hiç endişemiz yok. Kendi kabahatini örtmek için biziz belediye başkanının alıp içeri atacaksın.
Bunu FETÖ de denemişti zamanında.

“Erken seçime gidelim”

17 ay beklemeyelim seçimler için. Buyrun gelin seçimleri erken yapalım. El mi yaman bey mi yaman. Kim milletten kaçmıyor çıksın ortaya. Bu kadar açık bu kadar net söylüyorum. Gidelim millete. Sen milletten korkmuyorsan, gel kardeşim açıkça sana meydan okuyorum.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus