Avrupa Birliği’nin yeni savunma birliği PESCO hakkında merak edilenler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avrupa’da ortak bir savunma birliği oluşturmasına yönelik Yapılandırılmış Daimi İşbirliği Anlaşması (PESCO), 23 Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke tarafından imzalandı. AB Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, anlaşmanın imzalanmasını Avrupa savunması açısından “tarihi bir gün” olarak değerlendirdi.

Avrupa tarihinde ilk kez 1950’lerde gündeme gelen ancak uzun yıllar somut karşılık bulamayan “ortak güvenlik ve savunma politikası” oluşturulması yolunda tarihi bir dönemece girildi. Almanya ve Fransa’nı girişimiyle 23 AB üyesi ülke tarafından imzalanan Yapılandırılmış Daimi İşbirliği Anlaşması (PESCO), AB ülkelerinin savunma alanında daha sıkı işbirliği ve koordinasyon içinde olmasını öngörüyor.

AB Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada Avrupa savunması için “tarihi bir gün” yaşandığını kaydederken, üye ülkelerin daimi savunma işbirliği kapsamında halihazırda 50’den fazla proje önerisinde bulunduğunu belirtti. Avrupa Komisyonu Başsözcüsü Margaritis Schinas’ın, “Brüksel için küçük, Avrupa için büyük bir adım” şeklinde nitelediği anlaşmayı, Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ise imza töreninin ardından yaptığı basın açıklamasında Avrupa açısından bir “kilometre taşı” olarak değerlendirdi.

Anlaşmanın içeriği

11 Aralık’ta yapılması planlanan bakanlar toplantısıyla resmen yürürlüğe girecek olan anlaşma, AB’nin askeri operasyonlarında konuşlandırılmak üzere personel, mühimmat, eğitim ve altyapı dahil ortak bir savunma kapasitesi geliştirilmesini amaçlıyor. Anlaşmada AB üyelerinin toplamda yaklaşık 200 milyar doları bulan yıllık savunma bütçelerinde 25 ila 100 milyar dolarlık bir tasarruf elde edilmesi öngörülüyor, ancak imzacı ülkelere savunma bütçelerini düzenli olarak arttırma şartı da koşuluyor.

Anlaşmanın AB içi diğer savunma ortaklıklarına kıyasla en önemli farkı, imzacı devletlerin taahhütlerinin yasal olarak bağlayıcı nitelik kazanacak olması. Buna göre PESCO’ya dahil olan devletler alınan ortak kararları uygulayacaklarını da taahhüt etmiş oluyor. Yine de anlaşmaya katılım henüz gönüllülük esasına dayanıyor ve tüm AB üyelerinin katılımı şu aşamada şart koşulmuyor.

Türkiye ve Norveç gibi AB üyesi olmamasına karşın NATO’ya dahil olan devletlerin PESCO’ya nasıl katılabileceği veya bu devletlerle nasıl ortaklık kurabileceği ise henüz netleşmemiş durumda.

Avrupa ordusu henüz gündemde değil

Anlaşma çerçevesinde bir AB ordusu oluşturulması öngörülmüyor, ancak imzacı ülkelerin AB’nin ortak savunmasına nasıl katkıda bulunabilecekleri konusunda ulusal ölçekte proje önermesi bekleniyor. Buna karşılık AB’nin de 2020’den itibaren ayıracağı 5.5 milyar avroluk bir bütçe ile mühimmat alımı ve savunmaya yönelik araştırmalarda kullanılmak üzere PESCO’ya destek vereceği taahhüt ediliyor.

Yine de, gerekli görülen durumlarda NATO veya Birleşmiş Milletler (BM) güçleri kapsamında konuşlandırılacak birliklerin merkezi şekilde kontrol edilmesi ve imzacı devletlerin verdiği taahhütlerin bağlayıcı bir yönetim birimi tarafından denetlenmesi de anlaşmanın şartları arasında.

Kimler destekliyor?

PESCO fikri ilk kez Almanya ve Fransa arasındaki ikili görüşmelerde ortaya çıkmış ve daha sonra Avrupa Komisyonu’na iletilerek diğer ülkelerin de görüşlerine başvurulmuştu. AB’nin ortak güvenlik ve savunma politikası özellikle Almanya ve Fransa tarafından destekleniyor.

Anlaşmaya İngiltere, Danimarka, Malta, İrlanda ve Portekiz haricindeki 23 AB üyesi imza attı. İngiltere anlaşmayı desteklediğini bildirmesine karşın, savunma alanında herhangi bir işbirliğinin ancak İngiltere’nin AB’den çıkış süreci  tamamlandıktan sonra gerçekleştirilebileceğinin altını çiziyor. Danimarka’nın Avrupa ölçeğinde herhangi bir savunma işbirliğine sıcak bakmadığı bilinirken; Malta, İrlanda ve Portekiz ise hala anlaşmayı değerlendirme aşamasında. Avrupa Komisyonu’na göre ilk etapta imzacı olmayan ülkelerin daha sonra anlaşmaya dahil olması da mümkün.

Zamanlama manidar mı?

 Anlaşmayı imzalayan birçok devlete göre Rusya’nın 2014 yılında Ukrayna’nın Kırım bölgesini ilhakı, Avrupa savunması konusunda bir dönüm noktası oldu. Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’a göre, anlaşmanın zamanlaması “ciddi bir gerilimin” hüküm sürdüğü ve Avrupa ulusları arasında yakın işbirliğinin gerektiği bir döneme denk geliyor. Fransız basınına göre bakanın bu açıklaması, Rusya’nın artan askeri nüfuzu ve Avrupa kentlerinde yükselen İslami terör saldırına dolaylı bir gönderme içeriyor.

Entegre bir savunma yapısı oluşturma fikri, Fransa ve Almanya’nın öncülüğüyle uzun süredir AB’nin gündeminde olmasına rağmen, İngiltere’nin karşı çıkması dolayısıyla bugüne kadar somut aşama kaydedilememişti. Ancak geçen sene yapılan Brexit referandumu ile İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı alması, konuyla ilgili çalışmalara yeniden hız kazandırmıştı.

PESCO, Avrupa’nın NATO alternatifi mi?

AB Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Mogherini’ye göre anlaşmanın oluşturacağı yapı, NATO’nun güvenlik hedeflerini tamamlayacak nitelikte olacak. NATO’nun aksine, konvansiyonel silahlara ek olarak propaganda ve siber güvenlik gibi unsurları da içeren “hibrit savaş” için gerekli araçlara AB’nin halihazırda sahip olduğunu kaydeden Mogherini, AB’nin aynı zamanda NATO’nun varlık gösteremediği Afrika kıtası gibi bölgelerde de kalkınma yardımlarıyla güvenlik konusunda tamamlayıcı bir rol oynayabileceğini belirtti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise yaptığı açıklamada anlaşmayı olumlu karşıladıklarını ve PESCO’nun “NATO’nun Avrupa ayağının güçlenmesi için bir fırsat” olduğunu kaydetti. Stoltenberg daha önce de AB devletlerine savunma bütçelerini arttırma yönünde telkinde bulunmuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus