Muğla (Medyascope, Gündem Fethiye) – Eski AKP Muğla Milletvekili Hasan Özyer’in şirketinin otel projesi için Fethiye Karataş Plajı’nda doğa tahribatına yol açıldığı ve yetkililerin görevini yerine getirmediği iddiasıyla açılan dosyada, İzmir Bölge İdare Mahkemesi yurttaşların itirazını kabul etti. Dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ömer Bolat ve iki DSİ yetkili hakkında görevi kötüye kullanma iddiasıyla soruşturma izni verilmesine kesin olarak hükmetti.

Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Karataş Plajı’nda 2025 yılının Ocak ayından itibaren, mevcut imar planlarında deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olarak belirtilen ve 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak koruma altında bulunan alan, 21. ve 22. Dönem AKP Muğla Milletvekili Hasan Özyer’in otel projesi için yok edilmişti. Çalışmalar başlangıçta Devlet Su İşleri’nin (DSİ) “Değirmenboğazı Deresi Islahı” projesi olarak başlamıştı. DSİ tabelaları asılarak yürütülen çalışmalara ilişkin CİMER üzerinden yapılan bilgi edinme başvurusuna DSİ, “Söz konusu inşaatın idaremizle ilgisi bulunmadığından DSİ logolu levhaların kaldırılmasına yönelik gerekli uyarılar yapılmıştır” yanıtını vermişti.
Otelin inşaatı aşamasında, Kocaçalış Fethiye Uygulama İmar Planı’nda yeşil alan ve kaplumbağa yuvalama alanı olarak geçen alan doldurularak Özyer’in otelinin özel kullanımındaki restoran ve konser alanı gibi yapılar yapılmıştı. Çiftlik Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu’nda 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ve kaplumbağa yuvalama alanı olarak geçen yere doğru kanalın ağzı yöneltilmiş, tepe yok edilmişti.
Yurttaşlar, yapılan çalışmalar nedeniyle dönemin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, DSİ ve Fethiye Belediyesi hakkında görevlerini yeri getirmedikleri gerekçesiyle soruşturma başlatılması için şikâyette bulunmuştu.
Muğla Valiliği, talepleri inceleyerek, 5 Eylül 2025 tarihli kararı ile soruşturma izni verilmemesine karar vermiş; şikayetçilerin süresinde itiraz etmediği gerekçesiyle dosya 19 Aralık 2025’te işlemden kaldırılmıştı. Yurttaşlar ise bu karara itiraz ederek, Valilik kararının kendilerine usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediğini, bu nedenle kararın kesinleşmiş sayılamayacağını ileri sürmüştü.

Mahkeme itirazı kabul etti
Yurttaşların itirazları ise kabul gördü. Gündem Fethiye’nin ulaştığı belgeye göre, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, Fethiye Karataş Plajı’ndaki Değirmenboğazı Deresi Islahı dosyasına ilişkin kararını 22 Nisan 2026’da verdi. Mahkeme, Muğla Valiliği’nin 5 Eylül 2025 tarihli 53 sayılı “soruşturma izni verilmemesine” kararına yapılan itirazı kabul etti. Kararı kaldırdı ve Ömer Bolat hakkında soruşturma izni verilmesine hükmetti.
Mahkeme, dosyanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 11. maddesi gereğince yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’na derhal gönderilmek üzere Muğla Valiliği’ne iadesine karar verdi.
Böylece yurttaşların Ömer Bolat ve iki DSİ görevlisi hakkındaki soruşturma talebi kabul edildi, iddialar soruşturulmasına karar verildi.

Dere ıslahı “Çevre, Şehircilik İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün kontrol ve denetiminde” yapılacaktı
Mahkeme kararına göre, yapılacak işlemlere dair kurumların yazışmaları 2023 yılına dayanıyor. Buna göre; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, 5 Mayıs 2023 tarihli yazıyı Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’ne gönderdi.
Yazıda, “su taşkınlarını önlemek ve can güvenliğini sağlamak” amacıyla yapılacak dere ıslah çalışmalarının; Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 2872 sayılı Çevre Kanunu, 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi ve meri mevzuata uyulması kaydıyla, derenin doğal yapısına uygun ve doğal malzemeler kullanılarak Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün kontrol ve denetiminde yapılması istendi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün sorumluluğu hakkında Mahkeme’nin verdiği kararın gerekçelerinden biri bu yazıya dayanıyordu.

ÇED Raporu hakkındaki yazışmalar neydi?
Kararda bahsi geçen bir diğer yazışma da DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’nün, 19 Eylül 2023 tarihli yazıyla Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden söz konusu alanda Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), sit alanları, Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) ve korunan alanlar ile ilgili durumalar hakkında istediği kurum görüşü ile ilgili. Bunun üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, 30 Eylül 2023 tarihli yazıyla durumu Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne bildirdi.
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, 22 Kasım 2023 tarihli yazısında da benzer şekilde, yapılacak çalışmanın Çevre Kanunu ve geçerli tüm mevzuata uygun olarak yapılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, “… Fethiye – Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Hükümleri, 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının korunması genelgesi ve tüm meri mevzuatta belirtilen hüküm ve esaslara uyulması kaydıyla” ifadelerini tekrarladı. Bu görüş DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’ne iletildi.
2025 yılı başında ise Özyer’in şirketinin otel inşaatı çalışmaları sırasında imar planları ve yasalara aykırı ilerlediği ifade edilen çalışmalar hakkında, Kıyılar Halkındır İnisiyatifi, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne 17 Şubat 2025’te bir şikâyet dilekçesi yazdı. Yurttaşların dilekçesi üzerine Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlük, Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü personelinden alan hakkında rapor istedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü personeli tarafından raporda ÇED Yönetmeliği’nin ek-2 listesi 44(b) maddesine atıf yapıldı. Bu maddede “sürekli akış gösteren akarsuların yataklarında 5 kilometre ve üzerinde düzenleme yapılan projeler” düzenleniyor. Raporda, dere yatağının 600 metrekarelik güzergahının değiştirilmesinin yönetmelikteki sınır değerin altında kaldığı, bu nedenle ÇED Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmadığı belirtildi.
Fethiye Kıyılar Halkındır inisiyatifinden suç duyurusu
Hem protestolarla hem de hukuki yollarla bölgedeki çalışmaların kanuna aykırı olduğunu ve yetkililerin görevlerini yerine getirmediğini söyleyen Fethiye Kıyılar Halkındır İnisiyatifi bunun üzerine 24 Şubat 2025’te Fethiye Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusunda, çalışmanın mevzuata ve imar planlarına aykırı olduğu, doğa tahribatına yol açtığı ve yetkili kamu görevlilerinin denetim, durdurma ve müdahale yükümlülüklerini yerine getirmediği öne sürüldü. Ömer Bolat’ın görevi kötüye kullanma suçu işlediği belirtilerek, 4483 sayılı Kanun uyarınca Muğla Valiliği’nden soruşturma izni talep edildi.

Valilik: “Personel sadece sekretarya işi yaptı”
Muğla Valiliği ise 5 Eylül 2025 tarihli 53 sayılı kararıyla soruşturma izni verilmemesine karar verdi. Kararda, yurttaşların üç iddiası ayrı ayrı ele alındı.
Yurttaşlar ilk olarak, yapılan işlemlerin mevzuata ve imar planlarına aykırı olduğunu öne sürmüştü. Valilik, dere yatağı yönü değişikliğinin imar planına işlenmesi teklifinin DSİ 21. Bölge Müdürlüğü tarafından Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne sunulmadığını belirtti. Valiliğe göre İl Müdürlüğü personeli işlemlerin yalnızca sekretarya kısmını yürütmüş, görev, yetki ve sorumluluğu bulunmadığı için iddia ispatlanamamıştı.
Yurttaşların ikinci iddiası, çalışma için ÇED Raporu alınmadığıydı. Valilik bu iddiayı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün görüşüne ve İl Müdürlüğü personelince hazırlanan rapora dayanarak reddetti; çalışmanın ÇED Yönetmeliği kapsamına girmediğini bildirdi.
Üçüncü iddia ise DSİ’nin, alanla ilgili olarak Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nden görüş almadığıydı. Valilik, kurumlar arasındaki yazışmaları göstererek bu iddianın da ispatlanamadığı sonucuna vardı.
Valilik kararında ayrıca, “Kurum Görüşü”nü verme yetkisinin Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nde olduğunu, bu nedenle İl Müdürlüğü’nün işlemlere bir dahli bulunmadığını değerlendirdi.

Başsavcılık önce dosyayı kapattı
Fakat süreç burada bitmedi. Muğla Valiliği, 28 Kasım 2025 tarihli yazısında, verdiği soruşturma izni verilmemesi kararına Cumhuriyet Başsavcılığı veya şikayetçi yurttaşlar tarafından İzmir Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz edilmediğini bildirdi. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı da Valilik kararının kesinleştiği değerlendirmesiyle 19 Aralık 2025’te dosyada “ek işlemden kaldırma kararı” verdi.
Fakat yurttaşlar, kararın kendilerine usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediğini, bu nedenle kararın kesinleşmiş sayılamayacağını ileri sürerek bu işleme itiraz etti. Dosyayı inceleyen Fethiye Sulh Ceza Hâkimliği, 15 Ocak 2026’da tebliğin araştırılmasını, tebliğ yapılmamışsa kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini değerlendirerek dosyayı yeniden Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.
Ardından ise yurttaşlar soruşturma izni verilmemesi kararına yönelik itirazı İzmir Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı.
Mahkeme: “Yeterli ve makul şüphe bulunuyor”
İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, Ömer Bolat hakkındaki itirazı değerlendirirken Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün 5 Mayıs 2023 tarihli yazısına dayandı. Daire, bu yazıyla ıslah çalışmasının Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün kontrol ve denetiminde yapılmasının öngörüldüğünü, böylece İl Müdürlüğü’ne denetleme ve kontrol görevi verildiğini saptadı.
Daire, yapılan ıslah çalışması sonucunda plaja ulaşım, eski yatağın izinsiz doldurulması ve doğal yaşama zarar verilmesi yönünde bölge halkının iddiaları bulunduğunu belirtti. Bolat’ın görevinin gereklerini yerine getirip getirmediğinin, görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçunu işleyip işlemediğinin Cumhuriyet Savcılığı’nca yapılacak araştırma ve hazırlık soruşturmasıyla ortaya koyulması gerektiği değerlendirildi. Kararda, soruşturma yapılmasını gerektirecek “yeterli ve makul şüphe” bulunduğu, bu nedenle soruşturma izni verilmemesi kararında “hukuka uyarlık” görülmediği ifade edildi.

Emsal karar neydi?
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, Ömer Bolat hakkındaki kararında, aynı dosyadaki bir başka kararını emsal aldı. Yurttaşlar aynı konuda, DSİ 21. Bölge eski Müdür Yardımcısı ve DSİ 21. Bölge Taşkın Kontrol Şube Müdürü hakkında da suç duyurusunda bulunmuş ancak Muğla Valiliği 9 Ekim 2025 tarihli 43 sayılı kararla bu iki görevliye de soruşturma izni vermemişti. Fakat Mahkeme, bu karara yapılan itirazı 25 Kasım 2025’te kabul etti ve iki görevli hakkında soruşturma izni verdi.
Daire’nin bu kararı, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında hazırlanan ön inceleme raporundaki tespitlere dayandı. Söz konusu rapor, görevlilerin Karataş Plajı’ndaki çalışmaya ilişkin görevlerini yerine getirip getirmediğini incelemek için hazırlandı. Raporda, projeyi yürüten Özyer İnşaat’ın özel sektör mantığıyla kendi başına hareket ettiği; izin yazısında belirtilen bazı işlemleri zamanında yapmadığı, eksik yaptığı ya da geciktirdiği belirtildi.
Raporda, Özyer İnşaat’ın işe başladıktan sonra plaja ulaşımı engelleme, eski dere yatağını izin almadan doldurma ve doğal yaşama zarar verme gibi yurttaşları rahatsız eden “kontrolsüz bir çalışma” yürüttüğü kaydedildi. DSİ görevlilerinin bilgisi ve kontrolü dışında dolgu yapılarak otel işletmesinin “yeni çıkan bu alanları işgal ederek kendi mülkleri gibi” kullandığı, bunun yurttaşlarda “otel sahibine menfaat sağlamak için gereksiz iş yapılıyor” algısı oluşturduğu tespitine yer verildi.
Mahkeme, bu tespitler ile Ömer Bolat hakkında hazırlanan ön inceleme raporunu ve Muğla Valiliği’nin 53 sayılı soruşturmaya izin vermediği kararını birlikte değerlendirdi. DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’nün, dere yatağı yönü değişikliğinin imar planına işlenmesi teklifini İl Müdürlüğü’ne sunmadığı tespitine karşılık; adı geçenlerin görevlerinin gereklerini yerine getirip getirmediğinin, görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçunu işleyip işlemediklerinin ya da fiillerinin Türk Ceza Kanunu uyarınca suç oluşturup oluşturmadığının Cumhuriyet Savcılığı’nca yapılacak detaylı araştırma ve hazırlık soruşturmasıyla ortaya konması gerektiği belirtildi. Soruşturma yapılmasını gerektirecek “yeterli ve makul şüphe” bulunduğu sonucuna varan Daire, soruşturma izni verilmemesi kararını hukuka aykırı bularak itirazı kabul etti.
Bolat, Yüksek Fen Kurulu’na atanmıştı
Hukuki süreç devam ederken Ömer Bolat, 20 Şubat 2026’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu üyeliğine atanmak üzere Ankara’ya görevlendirilmişti.







