NATO gemisini protesto ettiği için “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla gözaltına alınan Kızıl Partili: “NATO halkın bir parçası değil”

MUĞLA (Medyascope) – Muğla’nın Marmaris ilçesine demirleyen NATO gemisini protesto ettikten sonra gözaltına alınan dört Kızıl Partili, serbest bırakıldı. Gözaltına alınan Kızıl Partili Ali Y, Anayasa’nın tanıdığı protesto haklarını kullandıklarını belirtti.

NATO protestosunda gözaltına alınan
NATO protestosunda gözaltına alınan genç yaşananları anlattı
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • NATO protestosunda gözaltına alınan dört Kızıl Partili, Anayasa’nın protesto hakkını kullandıklarını belirtti.
  • Protesto gösterisi sonrası gözaltına alınanlar, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla karşılaştı.
  • Gözaltına alınan Ali Y, protesto haklarını savundu ve suçlamaların hukuki dayanağının olmadığını ifade etti.
  • Ali Y, NATO’nun bir savaş örgütü olduğunu vurgulayarak, protestoların doğal olduğunu savundu.
  • Ankara’da da yaklaşık 250 kişinin gözaltına alındığı ve bunun muhalefeti bastırma çabası olduğunu belirtti.
İlgili haberler
Bilmeniz gerekenler

Fransız Donanması’na bağlı “Guepratte” isimli fırkateyn, NATO (North Atlantic Treaty Organization) görevi için Muğla’nın Marmaris ilçesindeki Albatros Marina’ya 20 Haziran’da demir atmasının ardından protesto gösterisi düzenlediği için gözaltına alınan Kızıl Partililerden Ali Y, yaşanan süreci anlattı.

Marina önünde düzenleyen dört Kızıl Partili, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla Muğla’da gözaltına alındı. Gözaltına alınan dört kişi 22 Haziran’da serbest bırakıldı.

Gözaltına alınan Kızıl Partililerden Ali Y, Gündem Fethiye’den Burak Necip Başar’ın sorularını yanıtladı.

Anayasa’ya göre protesto hakkı

Anayasa’nın 34. Maddesi’nin herkesin önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu söylediğini anımsatan Ali Y, şunları söyledi:

“Kızıl Parti olarak biz de Fransız bayraklı bir NATO gemisinin Marmaris’teki bir marinaya geldiğini ve burada üç gün kalacağını öğrendik. Biz de buraya gelip rahat rahat konaklayamayacaklarını, turist gibi gezemeyeceklerini ve bu topraklarda yeni savaşların, ölümlerin ve katliamların planlarını sessiz sedasız yapamayacaklarını hatırlatmak istedik. Dolayısıyla Anayasa’nın da tanıdığı protesto hakkımızı kullandık.”

Muğla’ya döndükten sonra gözaltına alındılar

Eylem sırasında olay yerinde herhangi bir kolluk olmadığını, açıklamanın ardından Muğla’ya gittiklerini aktaran Ali Y. gözaltı sürecinde ise polislerden ‘Ankara’dan talimat geldi’ sözlerini duyduklarını belirtti.

Ali Y. gözaltı sürecini şöyle anlattı:

“Bir kafede otururken TEM polisleri gelip hakkımızda yakalama kararı olduğunu söylediler. Gösterdikleri talimatta, ‘bir grup şahsın halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği’ iddiasıyla arandığımız yazıyordu. Yani aslında ellerinde ne isim vardı ne de somut bir suç isnadı. Daha sonra düzenlenen, imzasız ve hukuka aykırı bir gözaltı kararıyla gözaltına alındık ve suçlandık.”

“NATO halkın bir parçası değil”

Kendilerine yöneltilen “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasını değerlendiren Ali Y, suçlamanın hukuki dayanağının bulunmadığını savundu. Suçlamayı “trajikomik” olarak nitelendiren Ali Y, bunun siyasi talimatlarla ve yanlış değerlendirmelerle ortaya çıktığını öne sürdü.

Suçlamanın hem hukuka hem de mantığa aykırı olduğunu belirten Ali Y, NATO’nun bir halk kesimi değil, uluslararası bir askeri ittifak olduğunu vurgulayarak, “NATO halkın bir parçası değil, bir savaş örgütü. Dolayısıyla halkı NATO’ya karşı kin ve düşmanlığa nasıl tahrik ettiğimizi biz de anlamış değiliz” dedi. Benzer eylemlerde genellikle 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında işlem yapıldığını hatırlatan Ali Y, bu kez yöneltilen suçlamanın hukuken de mantıken de açıklanamadığını söyledi.

NATO zirvesi nedeniyle Ankara’da gözaltılar

Ankara’da 7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde İstanbul ve Ankara’daki gözaltılara da değinen Ali Y, NATO’nun kuruluşundan bu yana savaşlar ve çatışmalarla anılan bir örgüt olduğunu belirterek, bu nedenle ittifaka yönelik eleştirilerin doğal karşılanması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de tarihsel olarak devrimci hareketlerin NATO karşıtı bir tutum benimsediğini söyleyen Ali Y, zirve öncesinde savaş politikalarına itiraz etmek isteyen kesimlerin gözaltı, tutuklama ve yasaklarla baskı altına alınmaya çalışıldığını öne sürdü.

Gözaltılar ve yasak kararlarının iktidarın toplumsal muhalefete yönelik kaygılarının göstergesi olduğunu ileri süren Ali Y, Ankara’da yaklaşık 250 kişi hakkında verilen gözaltı kararını da bu çerçevede değerlendirdi. Ali Y, söz konusu uygulamaların toplumsal muhalefeti sindirmeyi amaçladığını savunarak, “Haftalar öncesinden yasak kararları alanlar, uydurma gerekçelerle gözaltılar yapanlar aslında sadece kendi korkularını ortaya çıkarıyorlar” ifadelerini kullandı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş