MUĞLA (Medyascope) – Muğla’daki ekoloji örgütleri ve yurttaşlar, Milas’ta bulunan Bargilya Tuzlası’ndaki inşaat projelerine tepki gösterdi. Bargilaya’da buluşan yurttaşlar ortak basın açıklaması düzenledi. Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı Kurucu Başkanı Fulya Kaya Massizzo, basın açıklamasının ardından Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Ekim 2024’te A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılması halinde, futbolculara Muğla Milas’ta koruma altındaki Bargilya Sulak Alanı’nı tehdit ettiği gerekçesiyle eleştirilen projeden villa hediye edeceğini açıklamıştı. Muğla Su İnisiyatifi (MSİ) ise konuya ilişkin, Hacıosmanoğlu’nun vaadinin prim değil “rüşvet” olduğu belirtilerek, “TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu istifa etmelidir” açıklamasında bulunmuştu.
Söz konusu projeye karşı; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası, Muğla Çevre Platformu (MUÇEP), Mandalya Çevre Platformu (MÇP), Boğaziçi Koruma ve Güzelleştirme Derneği (BKGD) ile Karia Kültür ve Sanat Derneği (KKSD) 8 Mayıs 2025’te Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Bargilya Tuzlası’nda ortak basın açıklaması düzenlemişti.
Toprağımızı Vermiyoruz Kampanyası öncülüğünde 12 Temmuz’da 91 kurumun imzacı olduğu “Milas Bargilya Kuş Cenneti’ndeki inşaatlar durdurulsun” başlıklı yazılı bir basın açıklamasının yayınlanmasının ardından dün (14 Temmuz) saat 13.00’te Bargilya Sulak Alanı’nda ortak basın açıklaması yapıldı.
“Bargilya Kuş Cenneti rant alanı değildir” başlıklı açıklamada, “Dünya doğa ve kültür mirasının parçası, ‘Ulusal Önemi Haiz Sulak Alan’ Milas Boğaziçi-Bargilya Kuş Cenneti vahim bir işgal tehdidiyle karşı karşıya” denildi.
“Her gün tehditlere bir başkası ekleniyor”

Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı Kurucu Başkanı Fulya Kaya Massizzo, Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e konuştu.
Bölgedeki tehditleri belirlemek amacıyla yaptıkları çalışmanın, bir yıl önce gerçekleştirilen bir çalıştayın sonucuna bağlı olduğunu dile getiren Massizzo, şunları aktardı:
“Her gün tehditlere bir başkası ekleniyor. Buraya yapılmak istenen devasa projenin, Özellikle buradaki yaban hayatı, yaban yaşamı ile ilgili olarak kesinlikle bir felaket olacağını düşünüyoruz. Bargilya’dan başlayarak Güllük’e dayanan bir alandan bahsediyoruz. 4 bin konutluk. Buradaki bütün yaban yaşamı yok olacak demektir.”
“Ekolojik olarak çok zengin bir bölge”

Ayrıca, lagün ekosisteminin de büyük zarar göreceğini söyleyen Massizzo, şunlara dikkat çekti:
“Ekolojik olarak çok zengin bir bölge. Özellikle deniz kuşları, su kuşları açısından 197 yedi farklı türü barındırıyor; yine birçok memeli türü, birçok balık türü. Bu bölgenin zenginliği sadece hayvanlar değil, yaban hayatında bitkiler de çok önemli. Yine endemik bitkileri mevcut.
Ne yazık ki su akımının, suyun temiz olmaması, suyun kendini yenilememesi, bu bölgenin kirlenmesi, yapılaşma bu gibi konulardan dolayı bölgede ciddi bir kirlilik oluşmakta ve yaban hayatını tehdit etmektedir.”
Ölü yaban hayvanlarında yaptıkları otopsiler hakkında konuşan Massizzo, şu ifadeleri kullandı:
“Çok fazla hayvanda ağır metal birikmesi, zehirlenmeler, gerek bakteriyel gerek kimyasal zehirlenmeler görmekteyiz. Ölümlerin birçoğu, su kalitesinin düşük olmasından dolayı. Bunun dışında trafik kazaları, illegal avcılık ve yaşam alanlarının yok edilmesi.”







